T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/604 Esas - 2025/645
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/604 Esas
KARAR NO : 2025/645
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/09/2024
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları: Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/366 E - 2009/178 K sayılı dosyası ile Asit Sanayi A.Ş.'nin tasfiyesine karar verildiğini, Tasfiye memuru tarafından yapılan tasfiye işlemlerinde .......... isimli hissedarın payının dikkate alınmaması sebebiyle ......tarafından ......'nin ek tasfiyesi için dava açıldığını, Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/505 esas (eski 2013/219 Esas) sayılı dosyasında ek tasfiyeye karar verildiğini ve atanan ek tasfiye memuru tarafından ........'a isabet eden ancak diğer hissedarlara ödenen (toplam 418.539,70 TL'nin) payları gösterir bilirkişi raporu hazırlandığını, bu rapor doğrultusunda davalıya 19/01/2023 tarihinde Beşiktaş 11. Noterliğinin 01365 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek davalının sorumluluğunda kalan 20.927,00-TL asıl alacağın işlemiş yasal faiziyle ödenmesinin talep edildiğini, davalının borcu ödememesi üzerine Sakarya 4. İcra Dairesinin 2024/4185 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini ve takibin devamı ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı tarafın savunmaları; Davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ek tasfiye kararında bir eda hükmüne yer vermemesine rağmen doğrudan icra takibi yapılmasının mümkün olmadığını, Sakarya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/505 E. 2015/1009 Karar sayılı ek tasfiye dosyasında tasfiye memuru olarak atanan ........'ın aynı zamanda davaya dayanak oluşturan bilirkişi raporu düzenlemesinin usule aykırı olduğunu, ayrıca bu raporun hatalı olduğunu belirterek davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Davalının davacı şirketin tasfiyesinden kaynaklı dağıtımda payından daha fazla alıp almadığı, varsa miktarı bu amaçla başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.
Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/366 E - 2009/178 K sayılı dosyası ile .....'nin tasfiyesine karar verilmiş, Tasfiye memuru ..... tarafından yapılan tasfiye işlemlerinde ...... isimli hissedarın payı dikkate alınmadan diğer ortaklara tasfiye payı ödenmiş, tasfiye işlemleri 31/12/2010 tarihinde tamamlanmış, ..... tasfiye payının ödenmesi amacıyla şirketin ek tasfiyesi için ihyasını talep etmiş, Sakarya 3 Asliye Hukuk mahkemesinin 2015/505 Esas 2015/1009 Karar sayılı kararı ile şirketin ek tasfiyesine karar verilmiş ve tasfiye memuru olarak .... atanmış, tasfiye memurunca düzenlenen raporda ....'ın alması gereken payın ve davalı ile diğer ortakların sorumlu olduğu tutarın belirlendiği, mahkemenin 24/11/2022 tarihli ek kararı ile diğer ortaklara yapılan fazla ödemenin iadesi ve tasfiye memurunun sorumluluğunda olan miktarın ödenmesi hususunda ihtarname gönderilmesi yetkisinin verildiği, bu doğrultuda davalıya ve diğer ortak ile önceki tasfiye memuruna ihtarnamelerin gönderildiği, Sakarya 4 İcra Müdürlüğünün 2023/15868 esas sayılı dosyasında tasfiye memuru ....'ın kendi adına takip başlatarak davalıdan bahsi geçen fazla ödemenin tahsilini talep ettiği, bu takibe yapılan itirazın iptali için mahkememize açılan davada Mahkememizin 2024/24 Esas 2024/42 Karar sayılı kararı ile " ....tasfiye memuru olduğu .....adına tasfiye memuru sıfatıyla bir icra takibi başlatmamış, takip talebinde şirket adına takip yaptığına dair bir ifadeye de yer vermemiştir. İcra takibinde alacaklının değişmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/12-1190 Esas 2016/964 Karar) Davacı/alacaklı .....'ın takip konusu alacak yönünden aktif takip yetkisi bulunmamaktadır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Geçerli bir icra takibinin varlığı itirazın iptali davasının koşullarındandır. Davacının icra takibine dayanak yapılan alacak yönüyle alacaklı sıfatı bulunmadığından ve aktif takip yetkisi olmadığından geçerli bir icra takibinden söz edilemeyecektir." gerekçesiyle davanın usulüne uygun icra takibi dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, bu kararın 05/03/2024 tarihinde kesinleştiği, sonrasında şirket adına Sakarya 4. İcra Dairesinin 2024/4185 esas sayılı icra takibinin başlatıldığı ve itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının alacak talebi ......'nin 31/12/2010 tarihinde tamamlanmış olan tasfiyesinden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket davalının payından fazla aldığı tasfiye payının davalıdan tahsilini istemektedir. Davalı taraf zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Tasfiyenin 31/10/2010 tarihinde tamamlanmış olması sebebiyle zamanaşımı süresi bu tarih itibariyle başlayacaktır. Genel zamanaşımı süresi 10 yıl esas alındığında 31/10/2020 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuştur. Davacı şirket itirazın iptali davasına konu icra takibini zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2024 yılında başlatmıştır. Bu tarih öncesinde zamanaşımını kesen bir işlem bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı sebebiyle REDDİNE,
2-Peşin alınan maktu harç yeterli olmakla ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden (dava değeri icra takip talebindeki alacak toplamı 46.041,12 TL dir) AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL ara bulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer asliye ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
09/10/2025
Başkan
¸E-İmzalıdır
Üye
¸E-İmzalıdır
Üye
¸E-İmzalıdır
Katip
¸E-İmzalıdır