T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/630 Esas - 2025/594
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/630 Esas
KARAR NO : 2025/594
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.09.2023 tarihinde saat 20.30 sıralarında sevk ve idaresinde bulunan, adına kayıtlı plakalı aracın, Süleyman Bey Kavşağı'na girmek üzere yavaşlayan plakalı, müvekkil in sevk ve idaresinde bulundurduğu araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve davacının üzerine kayıtlı olan plakalı Honda Civic 4D model aracı değer kaybına uğradığını, Meydana gelen kazanın oluşumunda plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurludur. Davacının kavşak noktasına gelmiş ve yola katılmak üzere geçiş üstünlüğü kendinde olmadığından yavaşladığını Bu sırada , sevk ve idaresinde bulundurduğu plakalı araç ile kavşak noktasına gelmiş olmasına rağmen hiçbir şekilde durmamış, hızını düşürmemiş ve davacının aracına arkadan çarparak davacıya ait Honda Civic 4D model aracın ciddi ağır hasarlar almasına neden olduğunu, Davacıya ait olan plakalı araç davaya konu trafik kazasından dolayı ağır hasara uğramasına bağlı olarak ciddi değer kaybı zararına uğradığını, Kazadan sonra araçta meydana gelen onarımlar ve bu onarımların bedeli aracın sigorta tramer kaydına işlnedikten sonra araç üzerinde değer kaybı gerçekleşeceğini Meydana gelen değer kaybı zararı ile kaza sebebiyle araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararlardan davalılar davacı müvekkile karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ihtiyati haciz talebimizin öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında KABULÜNü, İleride arttırılmak üzere ve fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile; Araçta oluşan değer kaybı bedeli için 1.000,00-TL, araç mahrumiyet bedeli için 1000,00-TL olmak üzere -şimdilik- toplamda 2.000,00-TL tazminatın, haksız fiil tarihi olan 08.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi . 'den tahsiline ve haksız fiil tarihi olan 08.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar araç maliki ve sürücü 'ten tahsil edilerek davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemelerin istanbul mahkemeleri olduğu, Uyuşmazlığa konu kazaya karışan plakalı araç müvekkil şirket tarafından 378256712 numaralı ve 29.12.2022-2023 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, Huzurdaki dava konusu kaza 08.09.2023 tarihinde meydana gelmiştir. Hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL'dir. Müvekkil şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davalı sigorta şirketi tarafından huzurdaki başvuruya dair hasar sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kasko sigortacısına rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, Huzurdaki davaya konu kaza sebebi ile başvuru sahibine ait aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı olan ’ye 26.12.2023 tarihinde 120.000,00 TL rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, Öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini, aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araçtan mahrum kalma bedelinin tahsili yönündedir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 08.09.2023 tarihinde meydana gelen kazada kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, plakalı araçta değer kaybının olup olmadığı, var ise değer kaybı bedelinin ve araçtan mahrum kalma bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususundadır.
Davaya konu kaza; 08.09.2023 tarihinde Sakarya ili, Adapazarı İlçesi, Süleymanbey Kavşağında durmakta olan davacının sevk ve idaresindeki plakalı araca, aynı istikametten gelen maliki davalı olan ve sürücüsü davalı 'in sevk ve idaresindeki plakalı aracın duramayarak çarpması şeklinde meydana geldiği tespit edilmiştir.
KTK 97. Maddesi kapsamında davacının davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce müracaat ettiği, yine dava açılmadan önce arabulucuk dava şartının sağlandığı görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi gereği davaya konu kaza Sakarya ili sınırları içerisinde gerçekleşmesi ve davacının ikametgahının Sakarya olması nedenleriyle davalı Sigorta Şirketinin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
Sigorta Gözetim Merkezine, Sandıkçı Şirketine yazılan yazılara cevap olunduğu eksper raporu, poliçenin sunulduğu görülmüştür.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir.
Mahkememizin 07.01.2025 tarihli celsenin (10) numaralı ara kararı gereği rapor düzenlenmek üzere dosya Makine Mühendisi Bilirkişisi ve 'e tevdi edilmiştir.
ve 24.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, diğer aracın kusurunun olmadığı, plakalı araçta meydan gelen değer kaybı bedelinin 75.000,00 TL, araçtan mahrum kalma bedelinin 6.000,00 TL olduğu, ileri sürülen taleplerden da davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edildiği, rapora karşı beyan ve itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi sunduğu, bu hususta gerekli harçları yatırdığı, sunulan dilekçenin davalılara tebliğ edildiği anlaşıldı.
Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde; 08.09.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında maliki davalı olan ve sürücüsü davalı 'in sevk ve idaresindeki plakalı aracın, trafiğin seyrine göre yavaşlamış ve sonrasında durmuş plakalı araca arkadan çarpmasında plakalı aracın sürücüsünün 2918 Sayılı Yasanın 52. Maddesinde belirtilen aracın hızının gerekli şartlara uygunluğu, güvenli mesafe bırakma, 84. Maddesinde belirtilen arkadan çarpma kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu açıktır. plakalı aracın kurallara uygun şekilde seyir halindeyken durduğu anlaşıldığından meydana gelen kazada kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Kazanın etkisiyle davacının aracında ortaya çıkan zarardan dolayı KTK'nın 85 ve 90. maddelerine göre aracın sürücüsü olan davalı davalı , maliki davalı ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Kaza nedeniyle plakalı aracın arka tampon (komple) bagaj kaputu (komple), bagaj döşemesi, sağ ve sol çamurluklar, sağ ve sol arka stoplar, arka cam, arka cam döşemesi, arka panel, arka panel kaplaması, lastik, arka çamurluk havalandırma ızgarası ve arka sağ şasi kolunun hasar aldığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi hesaplamalarına göre davacının aracının hasarsız piyasa rayiç bedelinin 875.000,00 TL, kaza sonrası onarılmış piyasa rayiç bedelinin 800.625,00 TL olduğu, değer kaybı tutarının 74.375,00 TL olduğu, değer kaybı ödemesinin yapıldığına ilişkin delil ibraz edilmediği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, rapora itibar edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davaya konu plakalı aracın hasarlı bölgeleri için yapılacak onarım ve boya işleri için 10 iş gününün geçeceği, günlük kira bedeli ve yakıt sarfiyatının mahsubu üzerinden yapılacak hesaplama ile davacının talep edebileceği ikame araç bedelinin 6.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu yönde sunulan bilirkişi raporundaki tespitlere ve hesaplamalara itibar edilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı somut itirazlar ileri sürülmemiştir. Dolayısıyla itirazları dikkate alınmamıştır.
Davacının talep edebileceği değer kaybı bedelinin 74.375,00 TL, araç mahrumiyet bedelinin ise 6.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi sunduğu delillerle poliçe limiti miktarı olan 120.000,00 TL'yi ödediği anlaşılmış olup teminat limiti dolduğundan davalı sigorta şirketinin değer kaybı talebinden bir sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yine davalı sigorta şirketinin araçtan mahrum kalma talebi bakımından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında araç mahrumiyet talebinin teminat dışında kalan haller olduğundan sorumluluğu yoktur.
Bu kapsamda davanın sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Dava haksız fiilden kaynaklandığından kabul edilen miktarlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-75.000,00-TL değer kaybı tazminatı ile 6.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 81.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 08.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ve davalı .'den müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı .'ye karşı açılan davanın reddine,
2--Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.123,25-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.827,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.295,65-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketinden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.400,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 2.255,20TL harcın davalılar şirketinden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davanın sigorta şirketi yönünden reddine diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş olsa da açılan davanın mahiyetine göre harcanan yargılama giderlerinin sigorta şirketinin davaha dahil olmaması halinde dahil harcanması gerektiği hususu dikkate alınarak, davacı tarafından yapılan 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.729,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.729,50-TL yargılama giderinin davalılar şirketinden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk süreci davacı ile davalı sigorta şirketi açısından aranması, diğer davalılar ile zorunlu olmaması, davalı sigorta şirketine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle 3600-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/09/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.