T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/651 Esas - 2025/391
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/651 Esas
KARAR NO : 2025/391
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ :
DAVA İHBAR OLUNAN :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı tarafın iddiaları: Davalının sorumluluğunda bulunan beton seksiyoner elektrik direğine ait orta faz sigortasının patlaması nedeniyle etrafa sıçrayan yüksek sıcaklıktaki porselen parçalarının fabrikanın çatısına ve duvar diplerine gelmesi ile meydana gelen yangında davacının işyerinin/fabrikasının yanarak zarar gördüğünü, yangının oluşumunda davalının kusurlu olduğunu, yapılan uzman tespitlerinde yangının aşırı akım sebebiyle patlayan orta faz OG sigorta parçalarından kaynaklandığının belirlendiğini,davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının sorumluluğunda olan yüksek gerilim kaynaklı olarak patlamanın ve dolayısıyla yangının yaşandığını, davalı taraf ile yürütülen arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek sigorta şirketi tarafından karşılanmamış olan fiili zarar ve mahrum kalınan kar olarak toplam 500.000,00 TL tutarlı tazminat talebinde bulunmuştur.
Davacının netice-i talebinin açık olmaması sebebiyle açıklama istenmiş, davacı vekili açıklamanın ötesinde talebini ıslah ederek; Fiili zarar 29.479.911,00 TL (Bina bedeli için 14.717.640,00 TL, Makina bedeli için 13.724.298,00 TL, Demirbaş bedeli için 493.847.19 TL, Şirket personeline ödenen tazminat 544.126,00 TL), Mahrum kalınan kar: 10.500.000,00 TL (31.10.2022-31.12.2023 tarihleri arası) olmak üzere toplam 39.479.911.00 TL tazminatın olay tarihi 30.10.2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebinde bulunmuş ve ıslah harcını yatırmıştır.
Davalı tarafın savunmaları; (Zamanaşımı, Süre, Derdestlik, Kesin Hüküm, Görev, Husumet ve Yetki ) usuli itirazlarda bulunmuş, esasa ilişkin savunmalarında ise; yangının çıkışında davalının kusurunun bulunmadığını, davacının AG (Alçak Gerilim) tüketicisi olmadığı dolayısıyla yangına kusuru ile sebebiyet verdiği yönündeki iddialarının somut gerçeklikten uzak olduğunu, yangının çıkış sebebi olarak gösterilen direğin mülkiyetinin ve sorumluluğunun Sünpor firmasına ait olduğunu, ilgili direğin kullanıcı şirket tarafından tesis edildiğini ve kendisi sorumluluğunda olduğunu, dolayısıyla kusurun davacı şirkete ait olduğunu, yangının çıktığı direğin OG direği olması sebebiyle Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği madde 15/1.b hükmü gereği bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizatın tüketicinin mülkiyetinde olduğunu, Tüketici şirketin sorumluluğunda olan ayırıcı direkte kullanılan "Strong" marka sigortanın standartlara uygun olmadığını, yapılan incelemeye göre gerilimin arıza anında 2 fazda yükseldiğini ancak Sünpor şirketinin direğinde tek sigortanın patladığının anlaşıldığını, bunun sigortanın standart dışı olduğunu gösterdiğini, bu sebeple OG (Orta Gerilim) sigortanın görevini yapmayıp içerisinde oluşan yüksek basınçla sıcak parçaların fabrikanın çeşitli bölgelerine sıçrayarak yangını başlattığını, alınan 17/12/2022 tarihli uzman görüşünde de kusurununu bulunmadığının belirtildiğini, yangına neden olan (2Ö numaralı) direğin deplasesi ile ilgili sigortalı şirket tarafından herhangi bir başvuru yapılmadığını, yangının sigortalı şirketin iç tesislerden kaynaklanmış olması ihtimalinin de bulunduğunu, davacının sunduğu uzman görüşlerinin hatalı olduğunu, davacı şirketin yangın konusunda alması gereken önlemlerin gözardı edildiğini, yangının davacının kendi kusurlu eylemleri dolayısıyla gerçekleştiğini, fabrikada elektrik bulunmamasının davacının kusurlu eylemlerini ve sonucunu etkilemediğini, eylemleri ile gerçekleşen yangın ve sonucunda ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağı bulunmadığını, yangının dağıtım şebekesinden kaynaklanmadığını, dava dışı sigortalının işletmesinde kanun ve yönetmelik hükümleri gereği alması gereken yangın önlemlerini almayarak yangının meydana gelmesine bizzat sebebiyet verdiğini, talep edilen zarar miktarının gerçeğe uymadığını, Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52. maddelerinde düzenlenen özel durumların dikkate alınması gerektiğini, davalının nezdinde 3. Şahıs ve Ürün Sorumluluk Sigortaları ile sigortalı olduğunu, davanın şirketine ihbarını istediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar yangının beton direğin orta faz sigortasının patlaması nedeniyle etrafa sıçrayan parçalardan çıktığı ve bu yangında davacı şirketinin fabrikasının zarar gördüğü konusunda mutabıktırlar bu konuda anlaşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Yangının çıkış sebebi olan elektrik direğinin kimin sorumluluğunda olduğu, bu yangın sebebiyle davacı şirketinin sigorta şirketince karşılanmayan bakiye zararını davalı tazminini isteyip isteyemeyeceği, davalı olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, yangının çıkmasında ve büyümesinde davacı şirketinin kusurunun bulunup bulunmadığı, talep edilen miktarının gerçek zarar miktarı ile uyumlu olup olmadığı, davalı bu zarar miktarından sorumlu olup olmadığı ve varsa tazminat miktarının ne olduğu hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde; İhbar olunan tebligatın yapıldığı, duruşma gününün bildirildiği, İhbar olunan vekili tarafından beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İhbar olunan tebligat çıkarıldığı ancak tebligatın ulaşmadığı, gönderim aşamasında kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2024/58 Esas sayılı dosyası incelendi. Davacısının sigorta şirketi, davalısının olduğu aynı yangından kaynaklı olarak şirket zararının sigorta tarafından karşılandıktan sonra rücu talebinde bulunulduğu, dosya kapsamında bilirkişi raporunun alındığı anlaşıldı.
Mahkememiz dosyası ile Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/58 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği tespit edilmekle birleştirme kararı verilmesi gerekmiştir. Dosyalar arasındaki fiili ve hukuki bağlantı sebebiyle mahkememizin iş bu Esas sayılı dosyasının yine Mahkememizin 2024/58 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin 2024/651 Esas sayılı dosyasının fiili ve hukuki irtibat sebebiyle Mahkememizin 2024/58 Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
3-Birleştirme kararının taraf vekillerine tebliğine,
Dair; taraf vekillerinin yüzünde esas kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip