T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/697 Esas - 2025/626
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/697 Esas
KARAR NO : 2025/626
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/10/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirkete ait ... plakalı araç ile 22.08.2024 tarihli kazada, davalı ruhsat sahibi ... ait ve davalı ... sürücüsü olduğu ... plakalı ticari aracın çarpması nedeniyle müvekkiline ait aracın ağır hasar gördüğünü, dava konusu araçta değer kaybı meydana geldiğini; kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu; müvekkili şirkete ait dava konusu ... plakalı araç ticari araç olduğunu, 93.000-TL hasar bedeli ödenerek onarımı yaptırıldığını; müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı, ikame araç bedeli, ve hasar bedelinin muacceliyet tarihinden itibaren ticari faizi ile tüm davalılarca müşterek ve müteselsilen ödenmesi gerektiğini; davalıların, müvekkili şirketin maddi zararından müteselsil olarak sorumlu bulunduklarını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı ... vekilinin özetle savunmaları; "zamanaşımı itirazında bulunduklarını; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını; davanın belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmadığını; davalı sürücünün kusurlu olduğunu iddia eden davacı yanın bu iddiasını ispat etmesi gerektiğini; müvekkilinin, trafik kazasında bir kusuru olmaması sebebiyle davacının aracında meydana gelen zarardan dolayı oluşan onarım bedelinden sorumlu tutulamayacağını; davacının dosyaya sunmuş olduğu hasar fotoğrafları ile de sabit olduğu üzere davacıya ait araçta daha çok mini onarım ile giderilebilecek, değer kaybını etkilemeyen plastik ve aksesuar aksamları zarar gördüğünü; davacı tarafın araç mahrumiyet bedeli talebi ispat edilememiş bir iddia olduğundan sunulan deliller doğrultusunda gerçek zararın tespiti önem arz ettiğini" belirterek davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; trafik kazası nedeniyle ... Plaka sayılı araçta oluştuğu iddia olunan hasar ve değer kaybı ile araç mahrumiyet tazminatına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağı, talebin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, kazadaki kusur durumu, dava şartlarının oluşup oluşmadığı ve varsa davacının talep edebileceği değer kaybı, değişen parçalar sebebi ile oluşan zarar ile araç mahrumiyet tazminat miktarına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Davalı işleten ... hakkında tacir araştırması yapılmış olup Düzce Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Düzce Esnaf ve sanatkarlar Odasına ve Düzce Vergi Dairesine yazılan müzekkereler sonucu, davalının tacir olduğu tespit edilmekle mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu tespit edilmiştir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde " Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir.
6325 sayılı Kanun'un 17 Maddesinin 2. Fıkrasında "Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır." hükümü düzenlenmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 16/06/2025 T 2025/1242 E. 2025/5080 K. Sayılı ilamında "... Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığının Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Kitapçığında da "arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği" ve dava açma süresinin "son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı" belirtilmektedir(https://adb.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/1512021090954Ticari%20Uyu%C5%9Fmazl%C4%B1klarda%20Dava%20%C5%9Eart%C4%B1%20Arabuluculuk.pdf).
Hâl böyle olunca, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih; son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Somut olaya gelindiğinde, dava 6098 sayılı TBK.nun 49. Maddesi ve devamına dayalı maddi tazminat talebine ilişkin olup, davacı tüzel kişilik ve davalı ... tacir, dolayısıyla da vanın TTK'nın 4/1 maddesi kapsamında ticarî dava, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda alacak davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği dosya kapsamı ile anlaşılmıştır.
Yasanın düzenlenmesinden ve emredici hükümlerinden görüleceği üzere 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu ve dava şartı olduğu, arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği ve dava açma süresinin son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı, bu yola başvurulmaksızın açılan davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ayrıca bu yola başvurulup uzlaşma sağlanamaması ve dava açılmasının gerekmesi halinde ise açılan davaya arabuluculuk son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ibraz edilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Kanun emredici düzenlemesi arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılması hali ile arabuluculuğa başvurulup da son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğinin dava dosyasına ibraz edilmemesinin farklı sonuçlara bağlamıştır.
Bu haliyle davacı arabulucuya başvurmuşsa anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dosyasına sunulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içerisinde davacıya bu eksikliği gidermesi için süre verilmesi ve verilen sürede karar gereği icra edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğine karar verileceği yasanın amir hükmüdür.
Davacı vekiline 13/03/2025 tarihli duruşma zaptının 3 nolu ara kararı ile 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin davacı vekilince sunulmuş ise de, sunulan son tutanakta "Taraflar söz alarak arabuluculuğun temel ilkelerini, arabuluculuk sürecini ve arabuluculuk süreci sonunda hazırlanan arabuluculuk son tutanağının hukuki ve mali yönlerden bütün sonuçlarını anladık dediler." belirtildiği, dolayısıyla da tarafların son oturumda hazır oldukları halde, son tutanağı imzalamadıkları, sadece Arabulucu ... tutanağı e-imza ile imzaladığı son tutanağın incelenmesiyle anlaşılmıştır.
Arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği ve dava açma süresinin son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı halde, somut olayda sunulan son tutanağın tarafların imzasını taşımadığı, davacı tarafın ve davalı ... imzasının bulunmamasının sebebinin de belirtilmediği ve dolayısıyla da arabuluculuk süreci tamamlanmadan eldeki davanın ikame edildiği, böylece dava tarihinden önce yasal olarak dava şartı hâline getirilen arabulucuya başvurma şartının gerçekleştirilmediği anlaşıldığından 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. fıkrası ve HMK m. 115/2 gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-6102 sayılı kanunun 5/A-1 ve HMK'nın 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.006,97-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzünde, davalı ... yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır