T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/721 Esas - 2025/386
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/721 Esas
KARAR NO: 2025/386
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/11/2024
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ait ve kullanımında olan plaka sayılı araç ile davalı ait plaka sayılı aracın 24.06.2024 tarihinde Sakarya İli Serdivan İlçesi Arabacıalanı Mahallesi üzerinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti ile HMK 107. Maddesine göre araç değer kaybı bedeli tazmini için şimdilik 100,00 TL'nin, hasar bedeli tazmini için şimdilik 100,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde: davaya bakmaya İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğu, taleplerin belirsiz alacak davası olarak talep edilmesinde hukuki yarar olmadığı, plakalı aracın geçmiş kazaları olduğu, kazada hasar gören yerlerin daha önce onarım gördüğü, bu nedenle değer kaybının oluşmadığı, sigortalı aracın kusurunun ve zararın ispat edilmesi gerektiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede belirtilen teminat miktarınca olduğu, faiz başlangıç tarihine itiraz ettikleri konularını ileri sürülmüştür.
Davalı cevap dilekçesinde: Meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, zararın ispat edilmesi gerektiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığı, değer kaybının olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği konuları ileri sürülmüştür.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 24.06.2024 tarihinde meydana gelen kazada kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, plakalı araçta hasarın meydana gelip gelmediği, değer kaybının olup olmadığı, var ise hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususundadır.
Davaya konu kaza; 24.06.2024 tarihinde kullandığı araç, Çark Caddesi üzerinde sol şeritte ilerlerken, sağ şeritten dönüş kurallarına aykırı şekilde sola Halit Evin Caddesi’ne dönmeye çalışması sonucu çarpışma meydana gelmiş; çarpmanın etkisiyle aracı savrulup park halindeki ait araca çarpmıştır. Kazada üç araç maddi hasar görmüştür.
Sahibinden şirketine, Sigorta Gözetim Merkezine yazılan yazıya cevap olunduğu, e poliçe, kaza tespit tutanağının sunulduğu, kazaya karışan araçların maliklik bilgilerinin UYAP entegrasyondan celbedildiği görüldü. Kül halinde incelendi.
KTK 97. Maddesi kapsamında davacının davalı dava açılmadan önce müracaat ettiği, yine dava açılmadan önce arabulucuk dava şartının sağlandığı görüldü.
Davanın TTK'da düzenlenen sigorta hükümlerinden kaynaklandığından mahkememizin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşıldı.
HMK 16. Maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğu, davacının yerleşim yeri adresinin olduğu, davacının yerleşim yerinin ili sınırları içerisinde kaldığı, mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir.
Mahkememizce dosya Makine Mühendisi Bilirkişisi tevdi edilmiştir.
Bilirkişinin sunduğu 06.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç sürücü ASLİ (%100) kusurlu olduğu, Kazanın meydana gelmesinde plakalı araç sürücüsü olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı, plakalı aracın hasarının giderilmesi için gerekli olan yedek parça ve işçilik bedelinin 44.836,24 TL olduğu, Hasar açısından yapılan eksik ödeme 23.522,91 TL (Yirmi Üç Bin Beş Yüz Yirmi İki Lira Doksan Bir Kuruş) olduğu, tarafından yapılan ödemenin teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir hükmü uyarınca ödeme yapıldığı, plakalı aracın 12 yaşında ve 658.199 km olması nedeniyle kaza sonrasında değer kaybının meydana gelmeyeceği," şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, bu hususta gerekli harçları yatırdığı, sunulan dilekçenin davalıya tebliğ edildiği anlaşıldı.
Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde; meydana gelen kazada 2918 sayılı KTK’nın 53. maddesine göre dönüş kurallarına uymakla yükümlü olan araç sürücüsü sola dönüş yaparken en sağ şeritten kontrolsüz şekilde manevra yapmış olması, dönüş esnasında sol şeritte ilerleyen aracı göz ardı etmiş olması, KTK 53/b maddesinde belirtilen sola dönüş kurallarını ihlal etmiş olması nedenleriyle plakalı araç sürücüsü %100 asli kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
KTK’ya uygun şekilde kendi şeridinde seyir halinde olduğu, dönüş yapan araç tarafından önüne geçilerek kazaya sebebiyet verildiği anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır.
aracının ise trafik kurallarına uygun olarak park halinde olduğu, kazaya doğrudan ya da dolaylı bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Kusurun değerlendirilmesine yönelik 06.02.2025 tarihli bilirkişi raporlarındaki kusur oranlarına yönelik değerlendirmenin mahkememizce uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde hasar bedeli ve değer kaybı bedeli bedelini talep etmiştir.
Hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan hasar bedeli talebi kısmi dava olarak değerlendirilmiş, değer kaybı bedeli talebinin başlangıçta belirlenebilir olmadığından belirsiz alacak davası olarak görülmüştür.
Kaza nedeniyle plakalı aracın sağ ön ve sağ arka taraflarından hasar aldığı, hasarın onarım için gerekli olan işçilik ve yedek parça bedelinin toplamının KDV dahil 44.836,24 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacıya hasar bedeli ödemesi yapılan tutarın 18.836,24 TL olduğu, Yargıtay 4. Hukuk dairesi'nin 22/05/2024 Tarih 2024/671 Esas ve 2024/5113 Karar sayılı ilamı gereği ödemelerin güncellenerek mahsubu sonucu 23.522,91 TL ödenmemiş hasar bedeli miktarı olduğu tespit edilmiştir. Davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak hasar bedeli talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu plakalı aracın kaza tarihinde 12 yaşında ve 658.199 km'de olduğu, bu yaşta ve kilometrede bulunan aracın kaza sonrası değer kaybı miktarının çıkmayacağı kanaatiyle değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İleri sürülen taleplerin hesaplandığı 06.02.2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere ve hesaplamalara itibar edilmiştir.
Sonuç olarak, davacının davalılardan tahsilini istediği değer kaybı bedeli talebinin reddine, hasar bedeli talebinin kabulüne karar verilmiştir. yönünden temerrüt ve ıslah tarihinden itibaren, davalı yönünden haksız fiil hükümleri dikkate alınarak kaza ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
-23.522,91 TL hasar bedelinin 100,00 TL'sinin davalı yönünden dava tarihi olan 04.11.2024 tarihiden itibaren, davalı yönünden temerrüt tarihi olan 17.09.2024 tarihinden itibaren, bakiyesinin ıslah tarihi olan 21.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ve davalı poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Değer kaybı bedeli talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.606,85-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 837,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 769,25-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 23.522,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 410,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 1.265,20-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.012,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.012,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.978,58-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sarf ücreti (sarf kararı bulunmadığından şimdilik takdiren) 3.120,00-TL'nin davanın kabul red oranı (kabul %99,57, red %0,43) dikkate alınarak 3.106,58-TL'lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen, 13,42-TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı Mithat'ın yüzünde, diğer davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
03/06/2025
Katip
Hakim