T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/727 Esas - 2025/644
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/727 Esas
KARAR NO: 2025/644
BAŞKAN:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2024
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2025
Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/32 Esas 2024/493 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; Davalı borçlunun Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2023/13696 E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, alacak tutarı olan 96.812,71-TL üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili; Davacı tarafından iddia edilen alacağın zamanaşımına uğramış olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, aksi durumda Sakarya 1. İcra Dairesinin 2023/13696 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibine ilişkin itirazın iptali davasının reddine, davacı tarafın açmış olduğu icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu, bu nedenle %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık davalının Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2023/13696 esas sayılı dosyasında talep konusu yapılan alacağın bulunup bulunmadığı, alacak miktarı ile itirazın iptali ve icra inkar tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
İcra dosyası ilgili dosya olarak incelenmiş, takibin usulüne uygun yapıldığı ve davanın süresinde açıldığı, dava şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
İcra dosyasında takibin dayanağı belge olan 2021 yılı muavin defter kayıtlarında yer alan faturalar ile sınırlı olarak tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir. HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2505 Esas 2022/2800 Karar sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/11-328 Esas 2022/154 Karar sayılı kararı)
Davacının ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve delil olma niteliğini taşıdığı, bu kayıtlara göre davacının takibe konu faturalar sebebiyle davalıdan 38.812,73 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre de davalının takibe konu faturalar sebebiyle davacıya 38.812,67 TL borçlu olduğu, tarafların defterlerinin birbirlerini doğruladığı ve sonuç olarak davalının davacıya takibe dayanak faturalar kapsamında 38.812,67-TL borçlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile alacak likit olduğundan koşulları oluşmakla icra inkar tazminatı verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, Sakarya 1. İcra Müdürlüğü 2023/13696 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 38.812,67-TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Koşulları oluşmakla hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.762,53-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hesaplanan 2.651,29-TL nispi karar harcından peşin alınan 1.169,26-TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.482,03-TL nispi karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen değer üzerinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım sebebiyle AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan ve tamamen davalı sorumluluğunda kalan 1.169,26-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 15.000,00 TL bilirkişi gideri, 739,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.167,10 TL yargılama giderin kabul oranına göre hesaplanan 6.481,46-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Ara buluculuk dosyasından yapılan ve Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
10-Kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
11-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, karar verildi. 08/10/2025
Katip
e-imzalıdır
Başkan
e-imzalıdır