T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/738 Esas - 2025/627
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/738 Esas
KARAR NO: 2025/627
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR : 2- ...
3- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/11/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ... plakalı dolmuşa kusurlu bir şekilde çarptığını, davacının ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu; kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü davalı ... 2918 sayılı K.T.K'nunda belirtilen sürücülere ait asli ve tam kusurlu olduğunu belirtilerek, doğan bu maddi zararların davalı sigorta şirketinden ve davalı işleten ile davalı sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi zararın ise davalı işleten ile davalı sürücüden müştereken ve müteslsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; maluliyet yokluğu nedeniyle huzurda görülmekte olan davanın reddi gerektiğini; davalı sigorta şirketi sigortalısı ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiğini; davacı tarafın başvuruya konu kaza esnasında minibüs içerisinde kendi güvenliği için gerekli önlemleri alıp almadığı tespit edilemediğinden dolayı müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini; geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını; davacının 12 yaşında bir çocuk olduğundan çalışıp gelir elde etme imkanı olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin her halde reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir,
Davalı işleten Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza olayında kusur oranının belli olmadığını; davacı 12 yaşında olup gelir elde imkanı olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talebi hukuka aykırı olduğunu; davacının otobüste yolcu olması nedeniyle kusur araştırması yoluna gidilmeden karar verilmemesi gerektiğini, taşıyıcının, TTK.806.maddesi gereğince taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ salim olarak ulaştırmakla yükümlü olduğunu, iş bu sebeplerle de yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları taşıyıcı tazmin etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir,
Davalı sürücü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, sigorta şirketine başvurmadığından davanın usulden reddini talep ettiklerini; müvekkilinin gerekli bütün önlemleri alarak frenleme yaptığını, hızını düşürdüğünü ancak kazanın gerçekleşmesini engelleyemediğini, Karayolunda bulunan asfaltta kaza yerinin öncesinde herhangi bir fren izi araştırması yapılmadan müvekkilinin tam kusurlu olduğu kanaatine varılması yerinde olmadığını, bu yüzden de Trafik kazası Tespit Tutanağı'nı kabul etmediklerini; davalı sürücünün meydana gelen kaza ve yaralanmalarda bir etkisi ve katkısının olmadığını, davacının kaza sebebiyle vuku bulmuş tazminata esas alınabilecek bir yaralanmasının olmadığını, manevi tazminat taleplerinin bir zenginleşme aracılığı olarak kullanılamayacağını; davacı 12 yaşında olup gelir elde imkanı olmadığından geçici iş göremezlik tazminatı talebi hukuka aykırı olduğunu; TTK.806.maddesi gereğince taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ salim olarak ulaştırmakla yükümlü olduğundan yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğacak zararları taşıyıcı tazmin edeceğini; Trafik Tespit Tutanağı'nı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; davacının, içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı dolmuşun kaza yapması sonucunda, davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığı, davalı sürücünün kusur oranı, davacının maluliyet oranı ile davacının maddi ve manevi tazminat zararlarının varlığı ve miktarları hususlarından ibarettir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti amacı ile davacının bir ücret karşılığında ... plakalı dolmuşta bulunup bulunmadığı, davaya konu aracın toplu taşıma aracı olup olmadığı hususlarında davacı vekilinden açıklama istenilmiş, davacı vekilince verilen beyan dilekçesi, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/35589 Soruşturma Sayılı dosyası, Kaza Tespit Tutanağı incelenmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/35589 Soruşturma Sayılı dosyasında bulunan ifade tutanaklarında;
davacının içinde yolcu olduğu aracın sürücüsü "...araçta bulunan yolcuları kontrol ettiğimizde arka tarafta oturan bir bayan ve bayanın yanında bulunan iki çocuk şahıs kazanın etkisi ile hafif şekilde yaralandığını gördük..." şeklinde beyanda bulunduğu,
davacının içinde bulunduğu araca çarpan aracın sürücüsü ise "... ... plaka sayılı dolmuş..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Ayrıca toplu taşıma işleri için belediyelerin "M" plaka hat tahsis ettikleri ve davacının yolcu olduğu dolmuşun da M plaka hat tahsis edilen araçlardan olduğu aracın plakasından anlaşılmaktadır.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda düzenlenmiş olduğu uyuşmazlık dışıdır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 11/10/2021 tarih, 2021/1953 Esas, 2021/1587 Karar sayılı ilamında "...1-Görev kamu düzenine ilişkindir ve HMK 'nun 114/1-c madde ve bendi uyarınca dava şartlarındandır. Dolayısıyla muhakeme süresince mahkemece göz önünde bulundurulması gerektiği gibi, taraflarca da her zaman ileri sürülebilir.
2-28/11/2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak 6 ay sonra (28/05/2014) yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun "Tanımlar"başlıklı 3.maddesinin k-l bentlerinde "tüketici" ticari ya da mesleki olmayan amaçlarla mal veya hizmet satın alan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmış, tüketicilerin - kamu tüzel kişiler de dahil- karşı tarafla yapmış olduğu taşımacılık, sigorta, bankacılık gibi işlemler de tüketici işlemi sayılmıştır. Yine aynı Yasanın 73.maddesinin 1.fıkrasında tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevli olacağı düzenlenmiş, nihayetinde 83/2. maddesinde ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. "biçiminde hükmün getirildiği görülmektedir. Dolayısıyla başka özel mahkemelerinde görevli olabileceği davalara ihtisas mahkemesi olarak tüketici mahkemelerinin bakması hedeflenmiştir.
3-Bu açıklamalara göre dosyanın incelenmesinde, davacılardan ... yanında kızı ... da olduğu halde otobüsle şehirlerarası yolculuk yaparken şoförün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu oluşan tek taraflı kaza sonucu yaralandıkları ve ve sebeple tazminat davası açtıkları görülmektedir. Davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır. Oysa ki davacıların ticari ve mesleki olmayan amaçla yolcu otobüsünde taşınırlarken vaki kaza sebebiyle yaralandıkları, kendilerinin 6502 sayılı yasa uyarınca tüketici konumunda oldukları, eldeki davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği...",
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 10/09/2021 tarih, 2021/1961 Esas, 2021/1445 Karar sayılı ilamında da".... Davacılar ile diğer davalılar arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmasa dahi, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının istenilmesi, diğer davalılar hakkındaki davanın tefrikinin usul ekonomisine uygun düşmemesi ve farklı kararların verilmesinin önüne geçilmesinin amaçlanması nedeni ile tüketici mahkemesinin görevli olmadığından bahsedilemez." denilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Somut uyuşmazlıkta, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç toplu taşıma aracı olup, araç seyir halindeyken, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının açıldığı, yukarıdaki emsal karar ilamlarında da belirtildiği üzere davacının ticari ve mesleki olmayan amaçla yolcu otobüsünde taşınırken vaki kaza sebebiyle yaralandığı, davacının 6502 sayılı yasa uyarınca tüketici konumunda olduğu, eldeki davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği, davacı ile dava dışı dolmuş işleteni arasında taşıma sözleşmesi nedeni ile akdi ilişki bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Sakarya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacılar vekili ve Davalı ... ve ... Vekilinin yüzünde, Davalı ... vekilinin yokluğunda verilen kararın, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır