T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/753 Esas - 2025/307
T.C.
SAKARYATÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/753 Esas
KARAR NO: 2025/307
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/11/2024
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden mahkememize ibraz edilen 13/11/2024 tarihli dava dilekçesi ile özetle; davalının davacıya olan borcu nedeniyle 26.09.2024 tarihinde Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nde 2024/11336 E sayılı dosya ile borç ve faizleri için ...TL tutarında icra takibi başlatıldığını; davalı tarafça borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketin usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı vekili Av. ... tarafından UYAP üzerinden Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'ne ibraz edilen 02/10/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile özetle; alacaklı görünen tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, takip talebi ekinde sunulan sözleşmenin geçersiz olduğunu belirtmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; Eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında akdi ilişki hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; sözleşmenin geçersiz olup olmadığı, davalı tarafça yapılan ödemenin miktarı ve neticeten takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye alacağı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Gümrükönü Vergi Dairesi, Sapanca Vergi Dairesi ve Sakarya Sanayi ve Ticaret Odasından istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir
Davalı tarafın icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde sözleşmenin geçersizliğini ileri sürdüğü, ancak sözleşmedeki imzaya yönelik bir itirazlarının bulunmadığı gibi, yapılan işin ayıplı yada eksik yapıldığına ilişkin bir itiraz da bulunmadıkları anlaşıldığından keşif yapılmasına karar verilmemiş, tarafların ticari defterleri incelenmesine mahkememizce karar verilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince 21/04/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "...Davacının usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, Davacı yasal defter kayıtlarına göre davalıdan ... TL alacaklı olduğu, Davalının kendi ticari defterlerinde davacıya ilişkin kayıt bulunmadığı, Davalı tarafından verilen Ba formu ile bir adet belge karşılığı ... TL tutarında mal veya hizmet alımında bulunulduğuna dair beyanda bulunulduğu, davalının Ba formunda beyan ettiği mal veya hizmet alışının yasal defter kayıtlarında da bulunması gerekirken defter kayıtlarında dava konusu faturaya ilişkin kayıt bulunmadığı, Dava konusu fatura içeriği hizmetin faturaya itiraz edilmemesinden ve Ba formu ile beyan edilmesinden ve dosyada yer alan dilekçelerden hareketle hizmet ifasının gerçekleştiğinin kabul edilmesi ve borç alacak ilişkisi bulunduğunun kabulünün gerektiği, Davacının ...TL ödeme yapıldığını beyan ettiği ve bu beyanın yasal defter kayıtları ile de uyumlu olduğu, davalının ise ...TL'lik bir ödeme yapıldığı ve ödemenin kredi kartı ile yapıldığını beyan ettiği, yasal defter kayıtları ile uyumlu davacı tarafından alındığı belirtilen ... TL ödeme sonrası kalan ... TL alacak olduğunun kabulünün yerinde olacağı, davalı tarafından kredi kartı ekstresinin Sayın Mahkemeye ibraz edilmesi durumunda ise alacak tutarının 91.999,20 TL olarak kabul edilmesi gerektiği,..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir.
Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür.
İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır (1086 sayılı HUMK m. 238/1; 6100 sayılı HMK m.187/1).
Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Taraflar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde eser sözleşmesi ile ilgili hükümleri düzenlenmiştir. Eser sözleşmelerinde, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işi ve işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde) yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılayacağı ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.10.2024 tarih, 2023/1854 Esas, 2024/3701 Karar Sayılı ilamında, "...eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız takibe itirazın iptali davasında, taraflar arasında mutfak imalatlarının yapılmasına dair eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, işin yapıldığı, faturaların düzenlendiği, ancak bedelinin ödenmediğinin ileri sürüldüğü, taraflar arasında TTK'nın m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, faturalara davalının yasal sürede itirazda bulunmadığı ve HMK'nın 222. maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu..." belirtilmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 15/03/2010 Tarih, 2009/5818 Esas, 2010/1450 Karar Sayılı ilamında, "... davalı işin yapılmadığı ya da eksik, ayıplı yapıldığını ileri sürmediği ve eser sözleşmelerinde işin teslimi halinde ödemeyi kanıtlamak iş sahibine ait olduğu ve davalı tarafça takip konusu alacağın ödendiği kanıtlanamadığından mahkemece, davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediği de araştırılıp koşulları varsa işlemiş faiz hesabı yaptırılıp buna göre itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken,..." şeklinde belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Somut olayda davacı icra takibine konu faturalarda yazılı işin yapıldığını ileri sürdüğü, davalı taraf ise işin yapılmadığı ya da eksik, ayıplı yapıldığını ileri sürmediği ve ayrıca takibe ve davaya dayanak "sözleşmedeki imzayı" takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile kabul ettiği, itiraz dilekçesinde işletmenin açılması için zaman kaybına tahammülleri olmadığı için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldıklarını dolayısıyla da sözleşmenin geçersiz olduğunu beyan etmiş ise de, işletmenin zamanında açılmama endişesi irade fesadı olarak değerlendirilmeyeceği ve dolayısıyla da sözleşmenin geçerli olduğu ve davalının ...TL ödeme iddiasında bulunduğu, davacı taraf ise bu ödemenin ...-TL kısmını kabul ettiğinden, yapılan kısmi ödemenin tespiti için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği ve davalının defter kayıtlarında dava konusu faturaya ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalı taraf dosyaya ödemeye ilişkin bir belge de ibraz etmediği, davacının ...TL ödeme yapıldığını beyan ettiği ve bu beyanın yasal defter kayıtları ile de uyumlu olduğu, böylece davacının eser sözleşmesi gereği edimini ifa ettiğini ispatladığı, eser sözleşmelerinde işin teslimi halinde ödemeyi kanıtlamak iş sahibine ait olduğu ve davalı tarafça takip konusu alacağın ödendiği kanıtlanamadığından davacının ticari defterleri ile sabit olduğu üzere davacının davalıdan ....-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne; alacak miktarı eser sözleşmesi yönünden bilirkişi incelemesini gerektirmediğinden ve dolayısıyla da likit ve muayyen olduğundan (Sakarya Bölge adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 11/09/2024 Tarih 2024/778 Esas ve 2024/1195 Karar sayılı ilamı ) icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın kısmen KABULÜ ile;
Davalı borçlunun Sakarya 1. İcra Dairesinin 2024/11336 Esas sayılı takip dosyasındaki borca yönelik itirazının kısmen İPTALİ ile,
Takibin 94.999,20.-TL asıl alacak üzerinden devamına,
94.999,20.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.489,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.622,37-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.867,03-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 0,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.622,37-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.049,97TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 131,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.131,00-TL yargılama giderinin kabul red (%99,99) oranı dikkate alınarak 6.130,95-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davanın kabul-red oranı (%99,99 ) dikkate alınarak 3.599,64-TL'sinin davalıdan 0,36-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
8-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
9-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza