T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/825 Esas - 2024/702
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/825 Esas
KARAR NO: 2024/702
BAŞKAN: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI (1): ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI (2) : ...
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/09/2024
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2024
Mahkememizin 2024/568 esas sayılı menfi tespit talepli dosyasının davalısı olan ... dosyaya sunmuş olduğu 28/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde karşı dava açtığını belirtmiş, bu karşı davasında -asıl davada davacı olarak yer almayan- ...'ni de karşı davalı olarak göstermiş, karşı dava dilekçesinde konu kısmında " Davalı şirketlerin iş ortaklığında kullanılan malzeme bedeli için müvekkil şirkete borçlu olduğunun tespiti ile Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/8992 esas sayılı dosyasındaki alacağın faizi ve ferileri ile birlikte tahsili talebi" denilmiş, dilekçenin sonuç talep kısmında ise "Dava konusu malzemenin ihaleyi alan yüklenici iş ortaklığınca ihale konusu işte kullanıldığının tespiti, Müvekkilin fazlaya dair tüm talep haklarının saklı tutularak davamızın kabulüne karar verilmesini istiyoruz" denilmiştir. Karşı davanın neye ilişkin olduğu açık olmadığından 6100 sayılı HMK 'nun 119/1.ğ ve 119/2 maddeleri uyarınca karşı-davacı vekiline netice-i talebini belirli hale getirmesi ve karşı davasının neye ilişkin olduğunu açıkça bildirmesi amacıyla sonuşları da ihtar edilerek 1 haftalık kesin süre içerir muhtıra gönderilmiş, 18/11/2024 tarihli netice-i talebe ilişkin beyan dilekçesi sunulmuş, Karşı davacının açıklama konulu 18/11/2024 tarihli dilekçesine rağmen sonuç talebin belirli hale gelmemesi ve talebin net olmaması ve ayrıca karşı davada asıl dava dışı şirketin de (Hak Ltd Şti) taraf gösterilmesi sebebiyle, 05/12/2024 tarihli tensip ara kararı ile ...nin karşı davası 2024/568 esas sayılı asıl dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2024/825 esas sayılı bu sırasına kaydedilmiştir.
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin 2024/568 esas sayılı dosyasında ... tarafından ... aleyhinde açılmış olan menfi tespit davasında Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2024/8992 E. Sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiştir.
Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/8992 esas sayılı ilamsız icra dosyasının incelenmesinde, borçlu ... yönünden takibin kesinleştiği, diğer borçlu ... şirketine henüz ödeme emrinin tebliğ edilemediği anlaşılmıştır.
Asıl dosya davalısı ... vekilince karşı dava olarak açılan ve asıl dosyadan tefrik edilen bu davada ise asıl dosya davacısı ...ve asıl dava dışı ...davalı olarak gösterilerek; karşı dava dilekçesinin konu kısmında "Davalı şirketlerin iş ortaklığında kullanılan malzeme bedeli için müvekkil şirkete borçlu olduğunun tespiti ile Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/8992 esas sayılı dosyasındaki alacağın faizi ve ferileri ile birlikte tahsili talebi" denilmiş, dilekçenin sonuç talep kısmında ise "Dava konusu malzemenin ihaleyi alan yüklenici iş ortaklığınca ihale konusu işte kullanıldığının tespiti, Müvekkilin fazlaya dair tüm talep haklarının saklı tutularak davamızın kabulüne karar verilmesini istiyoruz" denilmiştir.
Karşı dava dilekçesinde karşı davanın neye ilişkin olduğu açık değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava dilekçesinde bulunması gereken hususları düzenleyen 119 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (ğ) bendinde dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun yazılması gerektiği belirtilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında talep sonucunun açık olmaması halinde hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Bu sebeple 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1.ğ ve 119/2 maddeleri uyarınca karşı-davacı vekiline netice-i talebini belirli hale getirmesi ve karşı davasının neye ilişkin olduğunu açıkça bildirmesi için 1 haftalık kesin süre içerir muhtıra gönderilmiş, istenen açıklamanın yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağı ihtar edilmiştir.
... vekili 18/11/2024 tarihli açıklama dilekçesinde;
"Tarafımızdan açılan karşı dava ise; ...ve davacı ... 'nin iş ortaklığı olarak aldıkları ihale de menfi tespit davasına konu malzemenin kullanıldığı dolayısı ile borçluluklarının tespiti, tahsili , davanın reddi talebidir.
İş ortaklığının (Adi Ortaklık) tüzel kişiliği olmaması nedeni ile dava her iki ortak davalı gösterilerek açılmıştır. Bu husus Yargıtay 22. H.D. 10.02.2015 tarih 2013/30756 E. 2015/4327 K. Sayılı ilamı ve diğer içtihatlar ile de sabittir.
Dava konusu menfi tespit davası konusu malzemenin ihaleyi alan yüklenici iş ortaklığınca ihale konusu işte kullanıldığının tespiti ve dolayısı ile davacı şirketinde borçluluğunun tespiti ve alacağın tahsili ile asıl davanın reddi davamızın konusudur. " demiştir.
Taraflar arasındaki temel ilişki eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın "Hâkimin davayı aydınlatma görevi" başlıklı 31. maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir."
Mahkemeye yöneltilen yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi tarafların görevi, bunları anlamlandırmak veya gerektiğinde açıklattırmak hâkimin görevidir. Ancak bu durum, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamını taşımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması değil, talep edilenin netleştirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi söz konusudur. Dolayısıyla taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi (m. 31) çerçevesinde yumuşatılmıştır. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir. Görüldüğü üzere, hakimin davayı aydınlatma ödevine ilişkin 31. maddede, hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay HGK 2020/11-652 Esas 2022/1269 Karar)
HMK nun119/1ğ maddesinde açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğu belirtilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu hususun eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Dava dilekçesinde; talep sonucu kısmında talebin ne olduğu açık bir şekilde belirtilmelidir. Çünkü, taleple bağlılık ilkesi gereğince hâkim talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu ilke uyarınca davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler. Bu nedenle talep sonucu yeterince açık değilse hâkimin davayı aydınlatma ödevi (HMK. m. 31) kapsamında açık olmayan talep sonucunu açıklatması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1-1236 Esas 2018/1568 Karar) Davacının sonuç talebi açık olmadan ne karşı tarafın sağlıklı savunma yapması ne de mahkemece sağlıklı bir hüküm verilmesi mümkündür.
Somut davada davacı ... vekili karşı dava dilekçesinde yargılama yapmaya elverişli biçimde açık olarak talebini bildirmemiş, menfi tespit konulu asıl davaya karşı cevap mahiyetinde olacak türde açıklamalara yer vermiş ve icra takibine konu yaptıkları alacağın varlığını ileri sürmüş, ayrıca bir alacak davası olarak değerlendirilebilecek net bir talep belirtmemiştir.
Hem dava dilekçesinde hem de açıklama dilekçesinde talep belirsizliği mevcut olup mahkemece sağlıklı bir yargılama yapılması ve hüküm kurulması bu haliyle mümkün değildir. Tarafın mahkeme önüne getireceği davada ne istendiğini yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya elverişli ve anlaşılır bir şekilde açıkça ortaya koyması zorunludur. Davacı taraf verilen süreye ve yapılan ihtara rağmen bu açıklamaları yapmamıştır.
HMK’nın 320’nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır. Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar) Bu sebeple basit yargılama usulünün uygulandığı davada duruşma yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi mümkün görülmüş ve davanın HMK nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı ... vekilince davalılar aleyhinde açılan davanın HMK nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,
2-Harç asıl dava kapsamında peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karşı dava yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı ...'ne verilmesine,
5-Gerekçeli kararın talep aranmaksızın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,
6-Karar tebliği için yeterli gider avansının asıl dosyadan bu dosya içine aktarılmasına, artan gider avansı olursa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
7-Davacı tarafından yürütülen bir zorunlu arabuluculuk süreci bulunmadığından bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize verilecek yada başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Başkan ...
e-imzalı