T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/838 Esas - 2025/139
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/838 Esas
KARAR NO: 2025/139
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 04/12/2024
KARAR TARİHİ: 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davacının ... isimli iş yerinin sahibi olduğunu, ..., müvekkilinin işlettiği iş yerine bitişik olarak yapı inşaatına başladığını, davalının yapmış olduğu işbu yapı inşaatı sırasında su borularının patlaması şeklinde ortaya çıkan bir kaza nedeniyle; müvekkilinin işlettiği iş yerinin bulunduğu bina ile ...'nın yapmış olduğu bina inşaatına cephe duvarı üzerinden müvekkilinin iş yerine su sızıntısı gerçekleştiğini, müvekkilinin iş yerinde meydana gelen zarar ... TL olduğu ve davalı tarafından karşılandığından, borcun tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu ise başlatılan ilamsız icra takibine itirazda bulunduğunu belirterek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle;
Eldeki davada görevli mahkeme Ticaret mahkemesi olmadığının, müvekkili şirket davacının bahsettiği yerde arsa maliki olduğunu, yapı inşaatına başlamış olduğunu, müvekkilinin inşaatındaki boruların patlamamış olduğunu; davacı tarafın, dava dilekçesinde hiç bir somut delile dayanmadığını, belirtilen zararın müvekkilinin inşaatında meydana gelen boru patlaması sebebiyle oluşan kazadan ötürü meydana geldiğini ispatlayamadığını davanın reddine ve takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, haksız fiilden kaynaklandığı ileri sürülen maddi zararın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık; haksız fiil kaynaklı zarar nedeni ile davalıya atfedilebilecek bir kusur olup olmadığı, haksız fiil nedeni ile oluşan maddi zarardan davalı şirketin sorumlu olup olmadığı, neticeten davalının takibe dayanak zarar nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dava dilekçesinde, davacının esnaf olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında davalının tacir olduğuna ilişkin her herhangi bir belge, beyan veya delil bulunmadığı; yapılan araştırmada davalının Ticaret ve Sanayi Odası'na kaydının bulunmadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasında erkekler için kuaför ve berber işletmelerinin faaliyeti kaydının bulunduğu ve Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabı ile davacının basit usulde vergilendirmeye tabi tutulduğu ve beyanname verme zorunluluğuna tabi tutulmadığı anlaşılmıştır.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, bu hususun TTK’da düzenlenmediği sabittir. Taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kabul edileceği, iş bu davada, davalı tarafın tacir sıfatını haiz olmadığı gibi davanın da mutlak ticari dava olmadığı anlaşıldığından davaya bakmakla görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinden, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.04/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır