T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/875 Esas - 2024/751
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO: 2024/875 Esas
KARAR NO: 2024/751
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av....
DAVALI : ...
DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 20/12/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2024
YAZIM TARİH : 30/12/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. Dava dilekçesinde bahsi geçen şirket ortaklığından çıkma talepli Sakarya 1 Asliye Hukuk mahkemesinin 2022/237 esas sayılı dosyası ve dava dilekçesi incelendi. Eldeki davanın hesaplanan ayrılma akçesinin asıl davada ıslaha konu edilmemiş kısmının ikinci ıslah yasağı gerekçesiyle ek dava olarak talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf Sakarya 1 Asliye Hukuk mahkemesinin 2022/237 esas sayılı dosyasında şirket ortaklığından çıkma talepli dava açmış, bu dava kapsamında ayrılma akçesi -istinafın kaldırma kararı sonrasında- bilirkişi marifetiyle güncel değer itibariyle 66.997.179,42 TL olarak hesaplanmıştır. Bu dosyanın istinaftan önceki aşamalarında davacı taraf ayrılma akçesi talebini ıslah etmiş, ve 5.592.366,38 TL ayrılma akçesi talep etmiştir. Son olarak hesaplanan ayrılma akçesinden bakiye kısımm olarak 54.769.551,12 TL ikinci ıslah yasağı gerekçesiyle mahkememizdeki bu ek davaya konu edilmiş ve dosyaların birleştirilmesi talep edilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olarak kabul edilen limited ortaklıkta, bir ortağın çıkmasına karar verilmesi için mahkemeye başvurulması durumunda talep edilmezse bile ayrılma payının tespiti yapılmalıdır. Zira, Bu pay bir nevi tasfiye payıdır. Yani çıkan ortak için tasfiye payının yerine geçmektedir. Bu nedenle bu hak, farazi tasfiye payı olarak ifade edilmektedir. Çıkma ile ortaklık, sadece çıkan ortak için sona erdiğinden, ona düşen payın verilmesi amaçlanmaktadır, zira diğer ortaklar için ortaklık ilişkisi devam etmektedir. Bu bağlamda ayrılma payını, ortaklıktan ayrılan ortağa esas sermaye payını ve bu payın ona sağladığı ortak sıfatını kaybetmesine karşılık kendisine ödenmesi gereken değer olarak kabul etmek gerekir (Bkz. Yrd. Doç. Dr. Nihat TAŞDELEN, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih, Ankara 2012, sf. 179 vd.).
Haklı sebeple şirket ortaklığının sona ermesi halinde ortak, esas sermaye payının gerçek değerini isteme hakkını haizdir. Haklı sebeple ayrılan ortağın payının gerçek değerinin dava veya ıslah dilekçesi tarihi değil, ortaklığının sona erdiği tarihe en yakın tarih olan karar tarihi itibariyle hesaplanmasının gerektiği gözetildiğinde ayrılma akçesi talebi yönünden ıslah ya da ikinci ıslah değerlendirilmesi yapılamaz. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/6313 Esas 2022/4505 Karar)
Ortaklıktan çıkma davası niteliğine göre maktu karar ve ilam harcı ile maktu vekalet ücretine tabidir. (Yargıtay 11 HD 2018/2971 Esas 2019/4322 Karar) Ayrılma akçesi çıkma kararının bir sonucu olup asıl talebe bağlı bir karardır. Dava tarihinde ya da çıkma kararı ile birlikte muaccel olan bir alacak söz konusu değildir. Ayrılma akçesi -şirket sermayesinin korunması ilkesi gereği TTK 642 maddesindeki koşulların varlığı halinde- en erken çıkma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel hale gelecektir. Dolayısıyla ayrılma akçesi hükmü eda hükmünü içermemekte tespit hükmü niteliği taşımaktadır. Bu haliyle çıkma davası açılması halinde ayrılma akçesi yönünden açık bir talep gerekmediği gibi, ayrılma akçesi ıslah kurallarına da bağlı değildir ve çıkma davası ile birlikte olması halinde arabuluculuk dava şartına da tabi değildir. Ayrılma akçesi çıkma davasının yasal bir sonucu olduğundan çıkma ile birlikte olması halinde ayrıca bir harca tabi değildir.
Çıkma davasının görüldüğü mahkemece çıkmaya karar verilmesi halinde karar tarihine en yakın rayiç değere göre ayrılma akçesinin belirlenmesi gereklidir. Somut olayda davacı çıkma ile birlikte ayrılma akçesi de istediğinden, ayrılma akçesi için ayrıca ıslah ya da ek dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartlarından olup mahkemece resen her aşamada değerlendirilmelidir. HMK nun 138. Md düzenlemesine göre hukuki yarar dava şartının dosya üzerinden yapılan inceleme ile değerlendirilmesi ve usulden red kararı verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Maktu karar harcının peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla alınan 934.899,41-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine,
4-Gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/12/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı