T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/114 Esas - 2025/725
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/114 Esas
KARAR NO: 2025/725
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/02/2025
KARAR TARİHİ: 06/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte bulunan "Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının" yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili idare ile davalı şirketler arasında değişik tarihlere ilişkin hizmet alım sözleşmeleri akdedildiğini, Dava dışı işçi ise bu hizmet alım ihaleleri kapsamında davalı şirket tarafından istihdam edildiğini, işçinin iş akdi sona erdirilmiş olmakla davalı sıfatıyla yer alan ticari şirketler bünyesinde yapılan çalışmalara ilişkin yıllık izin alacağı müvekkili idare tarafından ödenmiş olduğunu; davacı idare ve ....... karşı Sakarya 4. İş Mahkemesi 2022/129 Esas sayılı dosya ile yıllık izin alacağı için dava açıldığını, işbu dava 22.05.2023 tarihinde kesin karar ile neticelendiğini, davalı sıfatıyla müvekkili idareye karşı Akyazı İcra Müdürlüğü’nün 2023/742 icra numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, belirtilen icra takibi dosyasına müvekkili idare tarafından 18.07.2023 tarihinde 10.198,89 TL ödeme yapıldığını; müvekkili idarenin icra takibi kapsamında ödemek zorunda kaldığı tüm bedellerden davalının sorumlu olduğunu belirterek, davalı şirket işçisi nedeni ile icra takibi dosyasına ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan rücuen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf tebligata rağmen suresinde cevap vermediğinden, tüm vakıaları inkar etmiş sayılmışlardır.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; dava dışı işçi tarafından yıllık izin ücretinin tahsili amacı ile açılan işçi alacak davası ile karara bağlanan ve tahsili amacı ile takibe konu olan alacağın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte rücuen tazmini talepli alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Taraflar arasında akdi ilişki olup olmadığı, işçilik alacakları nedeni ile icra takip dosyasına ödenen bedelden davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise, hangi miktardan sorumlu olduğu ve yapılan ödemenin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Davacı kurum ile; davalı arasında imzalanan 2014/83106 İhale Kayıt numaralı Hizmet Alımına Ait Sözleşmenin bulunduğu; bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
Mahkememiz ara kararı gereğince bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "Delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının dava dışı işçiye yapmış olduğu ödemeye yönelik davalının sorumluluğunda olan davacı tarafın rücuen talep edebileceği alacak tutarları aşağıda tablo halinde sunulur;
¸" şeklindedir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
Türk Borçlar Kanununun 26 maddesinde ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.'' hükmü düzenlenmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 117. maddesinde: "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 Tarih 2023/(23)6-46 E. 2024/203 K. Sayılı ilamında "...kıdem tazminatı ödenen dava dışı işçinin davacı yüklenicinin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davalı işveren üniversitenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması hususları dikkate alındığında davacı yüklenicinin kendi çalıştırdığı işçisi için ödediği bedeli ve ferilerini davalı üniversiteden talep etmesine imkân bulunmamaktadır..." denilerek, asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşme ve eklerinde herhangi bir hüküm bulunmaması halinde, dava dışı işçinin alacaklarından taşerona karşı sorumlu olmayacağını belirtmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 21/10/2024 T. 2024/1674 E. 2024/3580 K. Sayılı ilamında da; "...Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır..." denilerek, yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/02/2024 T. 2023/4462 E. 2024/493 K. Sayılı ilamında da; "...Davacı tarafça dava konusu edilen alacağa ticari faiz talep edildiği mahkemece kısmen kabule karar verilen miktar yönünden yasal faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davalılar tacir olup dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2.maddesine göre; taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır ve dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebilir. Hal böyle olunca mahkemece hükmedilen alacağa ticari (avans) faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.." denilerek, dava konusu alacak için ticari (avans) faizi istenebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay23. Hukuk Dairesi 29/01/2020 T. 2019/609 E. 2020/501 K. Sayılı ilamında da; "...mahkemece özellikle İş Mahkemesi davasında davalı alt işverenlerinde taraf olduğu , dava dışı işçi lehine verilen kararın makul süre içerisinde davacı tarafından ödendiği hususları dikkate alınarak asıl işveren konumundaki davacının dava dışı işçiye ödenen bedelin tamamının (faiz ve icra masrafları da dahil) ödeme tarihinden itibaren davalı alt işverenlerden rücuen tahsiline karar verilmesi gerekirken..." denilerek İş Mahkemesi davasında davalı alt işverenlerinde taraf olması durumunda ödenen bedelin tamamının (faiz ve icra masrafları da dahil) ödeme tarihinden itibaren davalı alt işverenlerden rücuen tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 29.04.2025 T. 2024/648 E. 2025/1735 K. Sayılı ilamında da; "...Mahkemece, dava konusu ödemelere dayanak mahkeme kararları ve icra dosyaları ile yapılan ödemeler dikkate alınarak davalılar yönünden temerrüt koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hangi miktar yönünden hangi tarihte oluştuğu hususu tespit edilerek oluşacak sonuca göre faizin başlangıç tarihi yönünden gerekçeli şekilde belirleme yapılarak karar verilmesi gerekirken..." denilerek, faizin başlangıç tarihi için temerrüt koşulunun oluşması gerektiği belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Davacı Genel Müdürlük ile davalı firmalar arasında hizmet alımına dair sözleşmelerin düzenlendiği, bu sözleşmelerin 22.1 maddesi gereğince, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamak zorundu olduğu şeklinde düzenleme mevcuttur.
İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran son yükleniciden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
TBK'nun 117. Maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur ve davacı ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Davalı şirket, davaya dayanak Sakarya 4. İş Mahkemesi 2022/129 Esas sayılı dosyada taraf olduğu, dolayısıyla da, davacı tarafından yapılan ödemeden haberdar olup ödeme tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü kabul edilerek, davalı kendi sorumluluğu oranında asıl alacaktan ve asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizden sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre: davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından dolayı davalı yükleniciye rücu edebileceği; yüklenicinin dava dışı işçi yönünden son yüklenici olması sebebi ile, dava dışı işçiye ödenen yıllık izin ücreti ve yargılama gideri ile harçlardan ve temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek olan ticari faiz ile birlikte sorumlu olduğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile
-10.198,89-TL'nin davalı şirketten temerrüt tarihi olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 696,07-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 80,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.189,89-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 128,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.359,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Ara buluculuk dosyasından yapılan ve bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL ara bulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar olarak kesin olmak üzere verilen kararın açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır