T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/124 Esas - 2025/380
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/124 Esas
KARAR NO: 2025/380
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/02/2025
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı tarafın davalıya ait plakalı araçlarla davacının işlettiği otoyollardan ücret ödemeksizin geçiş yaptıklarını, davalının yasal süre içerisinde hesabına geçiş bedellerini yatırmadığını, hakkında başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belerterek Sakarya 3. İcra Dairesinin 2024/11802 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına hükmedilemsini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davalının yerleşim yerinin Derince Kocaeli olduğunu bu sebeple yetki itirazlarının da bulunduğu davalının ihlalli geçiş yapmadığını bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, işletmesi davacıya ait otoyolun kullanılmasından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/11802 Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine, ihlalli geçişe dayalı 59.195,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekili, yasal süre içerisinde, hem borca hem de yetkili icra dairesi Kocaeli İcra Müdürlüğü olduğunu belirterek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği, davacının ise, İİK 67. madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
İcra dairesinin yetkili olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
2004 sayılı İİK.nun 50. maddesinde yetki düzenlenmiştir. Düzenlemede, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesinde genel yetkili mahkeme düzenlenmiş ve genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ve takip başlatmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir.
Somut olayda, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesinin işletmesinin davacıda olduğu, davacının işletmesine ait yolun kullanılmasından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takipte; yetkili icra dairesi, İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nun 6 maddesi uyarınca takip tarihi itibariyle davalının yerleşim yeri icra dairesi olduğu ve takibin açıldığı tarihte davalının adresinin olduğu gözetilerek Kocaeli İcra Daireleri ile TBK'nın 89. Maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin bulunduğu Ankara İcra Daireleri ve taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğu gözetilerek HMK 10. Madesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin bulunduğu icra dairesidir. Sözleşmenin ifa yeri ise davacının hizmet aldığı yolun bulunduğu yargı çevresidir. Davacı tarafça delil olarak sunulan İGB Bilgileri Dökümüne göre ihlalli geçiş yapılan yerlerin Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi dahilindeki yerler olduğu, bu yerlerin Sakarya icra dairelerinin yetki çevresine girmediği tespit edilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı anlaşılmakla yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine,
4-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600 TL (arabuluculuk ücret tarifesi dikkate alınarak ve sarf kararı yazılmadığından takdiren) arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden AAÜT gereği 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, HMK 320 maddesi gereğince davacı vekili ve davalı vekili yüzünde verilen kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2025
Katip
Hakim