T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/168 Esas - 2025/688
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/168 Esas
KARAR NO: 2025/688
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/03/2025
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkil şirket tarafından, davalı şirkete 67.500,00 Euro bedelli OPP etiketleme makinesi satıldığı, bu satış karşılığında düzenlenen fatura ve ödeme planı kapsamında bir kısmı Euro, bir kısmı Türk Lirası karşılığı yapılan ödemelere rağmen, bakiye 2.730,43 Euro’nun ödenmemesi üzerine Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2024/14689 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığı, fatura içeriğine süresinde itiraz edilmediği halde davalının kötü niyetli olarak itiraz etmiş olduğu, itirazın iptali ile %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında makine alımına yönelik sözleşme ve ödeme planı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, çeklerin tamamının 03.03.2025 tarihinde teslim edildiği ve bu tarih itibariyle geçerli Euro kuru esas alınarak ödeme yapıldığı, ancak davacının her çekin ibraz tarihindeki kura göre fark talep ettiği, oysa çeklerden kur farkı talep edilemeyeceğine dair Yargıtay kararları bulunduğu, sözleşmede kur farkına dair bir hüküm yer almadığı, bu nedenle dava konusu 2.730,43 Euro fark alacağının hukuki ve sözleşmesel dayanağının bulunmadığı, çeklerin teslim edildiği tarih itibariyle TCMB döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapılabilmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesi talep edilmiştir.
Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş'den temin edilen belgeler incelenmiştir.
Tüm dosya ve kapsamına göre;
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sakraya 2. İcra Müdürlüğünün 2024/14689 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 11.12.2024 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturaya dayalı 2.730,43 EURO asıl alacak, 213,34 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.943,77 EURO alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip dayanağı faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği ve ICS2023000000021 numaralı 19.04.2023 tarihli, 67.500,00 EURO bedelli (TL karşılığı 1.434.739,50 TL) olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, dava dilekçesine ekli proforma fatura incelenmiş olup tarihinin 17.02.2023 olduğu, makine satımına yönelik olduğu, bedelin KDV hariç 67.500,00 EURO olduğu, ödeme şeklinin peşin olarak 30.000,00 TL, ayrıca 12.500,00 TL EURO 01.04.2023 çek, 12.500,00 TL EURO 01.05.2023 çek, 12.500,00 TL EURO 01.06.2023 çek olarak belirtildiği, ödemelerin EURO karşılığı Türk Lirası olarak yapılır hükmünün yer aldığı, davalının imzasının yer almadığı görülmüştür.
Tarafların ticari defter kayıtlarının incelenebilmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi .....sunduğu raporda, davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına sahip olduğu, takibe konu faturayı ticari defterlerine Merkez Bankası 18.04.2024 tarihli döviz alış kuru üzerinden (21,2554x67.500,00 EURO) 1.434.739,50 TL olarak kaydettiği, davalının 25.000,00 EURO peşin ödeme yaptığı, davalının davacıya verdiği Türk Lirası bedelli üç ayrı çekin vade tarihindeki Merkez Bankası alış kuruna göre toplamda 39.841,16 EURO yaptığı, buna göre davalının toplam ödemesinin 64.841,16 EURO olduğu, davacının dava konusu faturaya göre davalıdan 2.658,84 TL alacaklı olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre 30.09.2023 tarihli servis ücreti faturası da dahil olmak üzere davalıdan 89.095,57 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi .....sunduğu raporda, davalının ticari defterlerinin delil olma vasfına sahip olduğu, takibe dayanak faturanın davalının defterine kaydedildiği, davalının davacıya 25.000,00 EURO ödediği, ayrıca Türk Lirası bedelli 3 ayrı çeki verildiği, çek bedellerinin çeklerin verildiği tarih olan 03.03.2023 tarihindeki Merkez Bankası kuruna göre 42.500,00 EURO olduğu, buna göre davalının takibe dayanak faturadan kaynaklı alacağını ödediği, çıkan farkların fatura kesin tarihi itibariyle kur farkı olduğu, ticari defter kayıtlarına göre 30.09.2023 tarihli servis ücreti faturası da dahil olmak üzere davacıya 89.095,57 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda;
Davacının tanzim ettiği faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının fatura karşılığı olarak 25.000,00 EURO ve bakiye kısmı TL cinsinden değeri karşılığında davacıya çek ile ödeme yaptığı, davalının kendi defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı şirkete borçlu gözükse de bu borcun takibe konu edilmeyen 30.09.2023 tarihli servis ücreti faturası ve takip konusu faturadan dolayı yapılan ödemelere dayalı kur farkından kaynaklandığı, davacının kendi defter ve kayıtlarına göre davalının TL cinsinden yaptığı ödemeyi ödeme tarihindeki kur üzerinden EURO'ya çevirerek defterlerine kaydettiği, bu nedenle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 2.730,43 EURO (Çeklerin ödeme tarihlerinde Merkez Bankasının satış kuruna göre hesaplanan 39.769,57 EURO ve ödenen 25.000,00 EURO'nun mahsubuyla) kur farkı alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı kur farkı faturası düzenlediği tespit edilememişse de, kendi defterlerine göre alacağının kur farkından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Bu nitelikteki bir alacağın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.
Kur farkı alacağı yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır.
Kur farkı alacağının döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 26.05.2022 tarih ve E: 2020/6941-K: 2022/4076 sayılı ilamı).
Dosyada, davacının kur farkı için yabancı para olan "EURO" üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı sonucuna varılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir.
(Benzer mahiyette, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 03.07.2025 tarihli 2024/805 Esas ve 2025/1170 Karar numaralı ilamı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 01.11.2024 tarihli 2022/2003 Esas ve 2024/1321 Karar numaralı ilamı)
Davacı tarafın takip yapmakta kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ispat olunamadığından ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın İİK.m.67 ve HMK.m.114-2 hükmü uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibinin bulunması dava şartı olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın HMK.m.115 hükmü uyarınca usulden reddine,
2-Davacı tarafın takip yapmakta kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ispat olunamadığından ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 829,83-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk sarf ücreti olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
7-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
21/10/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır