T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/222 Esas - 2025/396
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/222 Esas
KARAR NO: 2025/396
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/03/2025
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/10/2023 tarihinde plakalı beyaz Toyota marka araçla, plakalı sağlık bakanlığına bağlı ambulansın kaza yaptığı, kaza neticesinde sevk ve idaresinde bulunulan plakalı araçta muris da bulunduğu ve kaza neticesinde hayatını kaybettiğini, bahse konu kazada murisin herhangi bir kusurunun olmaması sebebiyle mevcut olaydaki kusurlu kişinin olduğu Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/126 sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sabit olduğunu belirterek; bahse konu kazadaki araç olan plakalı araç ise davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olması sebebiyle huzurdaki davada muhatap olduğunu, sevk ve idaresindeki araç, kazanın meydana geldiği konumda 2.67 promil alkollü olması, trafik işaret levhalarına riayet etmediğini, geçiş hakkı olan araca öncelik vermemesi, kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması sebebiyle işbu kazada asli kusurlu olduğunu, murisin bu kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu hususta Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/126 sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda %100 kusurlu olduğunu, dilekçe ekinde sunmuş oldukları veraset ilamından da anlaşılacağı üzere, istemde bulunan müvekkil murisin en küçük oğlu olarak mirasçısı olduğunu, müteveffanın hayatta iken ailesinin geçimini kendisi sağladığını, murisin vefatıyla birlikte müvekkilin, murisin kendisine sağladığı maddi destekten de mahrum kaldığını, babasının vefatıyla yaşadığı üzüntü ve elemin yanında bir de bu şekilde maddi sıkıntılar içerisine düştüğünü, müvekkilin sağlığında iken market işlettiğini, bu anlamda kazanç durumunu gösteren yıllık gelirini ekte sunduklarını, ekte sunulan yıllık gelir tablosunun 2022 yılına ait olduğunu, son bir yıllık net gelirin en son 2022 yılında hesaplanabilir vaziyette olduğunu, ancak maddi yönden tazminat hesabında enflasyon farkı göz önünde bulundurularak hesap yapılması gerekeceğini, müteveffanın yokluğunda ailesinin maddi anlamda zor günler geçirdiklerini ve bu anlamda diğer kardeşlerine göre müvekkilin maddi anlamda zarar gördüğünü, müvekkilinin basasını kaybetmesi sebebiyle destekten yoksun kaldığını, müvekkilinin annesi olan davalı maddi tazminat olarak bir kısım ödeme aldığını, müvekkilinin adına davalı sigortaya destekten yoksun kalma tazminatı anlamında başvuruda bulunulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin kaza olayının yaşandığı an itibari ile 21 yaşında Sakarya Üniversitesi Konservatuar Bölümü öğrencisi olup merhum maddi desteği ile üniversite öğrenimine devam ettiğini, ancak müvekkilinin kaza neticesinde babasını kaybedince bu maddi desteği de kaybettiğini, bu sebeple müvekkillerden adına destekten yoksun kalma tazminatı talebinin bulunduklarını, bu hususta müvekkilin alacağı tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, ayrıca dava öncesi zorunlu arabuluculuk süreci anlaşmama olarak tamamlandığını, ekte anlaşmama tutanağını sunduklarını, Tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın (Belirsiz Alacak Davası) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tahsiline(Davalı yönünden poliçedeki limitle sınırlı maddi tazminat olarak), yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, müvekkil Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule aykırı ve Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunduğundan huzurdaki davanın işbu sebeple dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı yanın, davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, ancak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, destekten yoksun kalma tazminatı kriterlerini belirlediği için destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının nasıl ve ne şekilde yapılacağının sınırlarını belirlendiğini, davacının zararı kendisi haricen hesaplaması mümkün olduğu için belirsiz alacak davası şeklinde davasını açması mümkün olmamakla birlikte zamanaşımı sürelerine bağlı olması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı dava öncesi hesaplanabilen bir tazminat olmakla birlikte belirsiz alacak davası olarak açılmasında herhangi bir hukuki yarar olmadığını, dava konusu talepler bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtiğinden bu yönüyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Tüm bu nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davacılar vekili adına ilk inceleme tensip zaptı ekli davetiyenin usulünce tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı adına dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli çıkarılan davetiyelerinin usulünce tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı vekilinin Müteveffa bir ücret karşılığında Plaka sayılı araçta bulunup bulunmadığı hususunda beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Kaynarca Asliye Ceza Mahkemesine ve SGK'ya yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir.
Mahkememizce Müteveffanın SGK kayıt sorgulaması sonucu raporun dosya arasına aldırılmıştır.
Davacı vekilinin 04/06/2025 tarihli feragat dilekçesinde; Davadan feragat ettiğimizi bildirerek, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
Davalı vekilinin 12/06/2025 tarihli feragat dilekçesinde; Davacı yan ile sulh olunmuş olup ödemelerin karşı tarafın hesabına yatırıldığını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, iş bu sebeplerle davanın konusuz bırakılmasını talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı ve davalı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin 04/06/2025 havale tarihli dilekçesini sunduğu ve dilekçesinde feragat ettiğini, davalı sigorta şirketi vekilinin de 12/06/2025 havale tarihli dilekçesinde davacı tarafla sulh olunduğunu belirttiği, dolayısıyla da davacı tarafın eldeki davacı açmakta ve davasında haklı olduğu anlaşılmakla; hazinece ödenen zorunlu arabuluculuk ücretinin davalı yükletilmesi (Emsal Karar: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 09/06/2021 tarih, 2021/1284 Esas, 2021/1010 Karar sayılı ilamı ) gerektiği kanaatin varılmıştır.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Talebin feragat sebebiyle reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince maktu karar ve ilam harcının üçte biri olan 205,13 TL'nin peşin harçtan mahsubu ile fazladan alınan 410,27-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın talep aranmaksızın davacı tarafa tebliğine,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde iadesine,
6-Hazineden karşılanan 4.000,00-.TL arabuluculuk masrafının davalı alınarak Hazineye İrat kaydına,
Dair; davacı tarafın yokluğunda, HMK 320 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliyesi Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tensiben oybirliği ile karar verildi. 12/06/2025
Katip
Hakim