T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/246 Esas - 2025/632
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/246 Esas
KARAR NO: 2025/632
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 2- ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/04/2025
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacıl vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ve davalı yana ait ... plakalı araçların her ikisi de kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ticari nitelikte araçlar olduğundan ve ticari nitelikte taşıma işlerinde kullanıldığından huzurdaki uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu; 24/07/2024 tarihinde davalı adına kayıtlı ve sürücüsünün davalı ... olduğu tespit edilen ... plakalı aracın dava dışı ... plakalı araca arkadan çarpması, bu çarpmanın etkisi ile ... plakalı aracın savrularak dava dışı ... plakalı araca çarpması ve bu aracın da çarpmanın etkisi ile müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinden trafik kazası meydana geldiğini; meydana gelen mezkur kazada müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur söz konusu olmadığını; gerçekleşen kaza sonucunda davacıya ait araca ... tarafından pert-total işlemi uygulandığını, Mutabakatname ve İbraname ile müvekkilinin ilgili kazadan dolayı sigorta şirketi tarafından zararının bir kısmının karşılandığını, bahse konu ibranamede "fazlaya ilişkin hak, dava ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla kabul ediyorum" şeklinde şerh düşürülmüş olduğunu; davalıların, davacının aracının rayiç bedeli üzerinden hesaplanacak olan pert farkını giderme yükümlülüğü altında olduğunu; kazadan sonra yeni servis aracını 07/08/2024 tarihinde alabildiğini, 24/07/2024 - 07/08/2024 tarihleri arasındaki kazanç kaybının bilirkişi marifeti ile tespiti ile davalı yandan tahsilini talep ettiklerini; araç çekim bedeli olarak 29.000,00-TL ödeme yapıldığını belirterek maddi zararın karşılanmasını talep ve dava etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; trafik kazası nedeniyle ... Plaka sayılı araçta oluştuğu iddia olunan bakiye pert bedeli, kazanç kaybı ve araç çekim bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen ibranameye davacı tarafça ihtirazi kayıt konulup konulmadığı, ibraname nedeni ile davacının bir talepte bulunup bulunamayacağı ve varsa davacının talep edebileceği bakiye pert bedeli miktarına ve mahkememizin görevli olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dosya kapsamında davacının gerçek kişi olduğu görülmüştür.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'ndan, Akyazı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
TBK'nun 49/1. Maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
TTK'nun 5/1. maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir."
TTK'nun 5/3. maddesi "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir (TTK 14/1). İktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir (TTK 17/1).
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 10/04/2025 tarih 2024/2045 esas 2025/726 karar sayılı ilamı ile, "....haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybının tazmini talebine ilişkin davalı aracın işletenine ve sürücüsüne karşı açılan dava TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir dava olmadığı gibi, tarafların her ikisi de tacir sıfatını taşımadığından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkemece, davacının şehir içi personel ve okul servisi taşımacılığı yapmakta olan kayıtlı esnaf olduğu ve dolayısıyla 6102 sayılı TTK 4.maddesi gereğince tacir sıfatının bulunmadığı düşünülmeksizin görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir...." belirtilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 13/03/2024 tarih 2023/2920 esas 2024/935 karar sayılı ilamı ile, "....konu aracın ticari araç olmasının tek başına uyuşmazlığı ticari dava yapmaya yetmeyeceği,..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için; her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunması ya da uyuşmazlığın TTK'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanması veya davanın ticari dava sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunması gerekir. Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 49 ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Dava halefiyete dayalı sigorta rücu davası esas itibariyle sigortalısının kendisine zarar verene karşı açacağı bir tazminat davası niteliğinde olduğundan bu davanın hukuki sebebi de sigortalı ile zarar veren arasındaki hukuki sebeptir. Bu nedenle hukuki sebep haksız eylem olduğundan görevli mahkeme HMK'nın ilgili hükümlerine göre belirlenir. Sigortalı ile zarar veren arasındaki ilişki ticari nitelikte değilse böyle bir davanın ticaret mahkemesinde açılması mümkün değildir.
Eldeki uyuşmazlık, TBK'nun 49. Maddesi ve devamı maddeleri uygulanacağından, mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
Eldeki davanın nisbi ticari dava olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğine gelince;
Mahkememizin görevli olup olmadığını belirlerken uyuşmazlığın taraflarından davacının tacir olup olmadığının tespiti önem arz ettiğinden, davacının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, yapılan tacir araştırması sunucunda, davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu' nun 177. Maddesinde belirlenen sınırları aşmadığı belirlenmiş olup, bu haliyle davacının tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Dava, haksız fiil nedeni ile talep edilen tazminata ilişkin olup, bu tür davalarda hak sahibi olan kişinin taşıdığı sıfat önemli olup aracın kullanım amacına bakılmaz. Davada Sigorta ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Somut olayda her ne kadar davalı işleten tacir ise de; Davacının tacir olmaması nedeni ile açılan davanın 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığı da göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmayıp, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği, düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, Davalı ... yokluğunda verilen kararın, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza