T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/278 Esas - 2025/326
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/278 Esas
KARAR NO: 2025/326
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2025
KARAR TARİHİ: 20/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Monsarj tip yük lifti asansörü için 21/03/2023 tarihinde imzalanan sözleşmenin ayıplı ifasına ilişkin davalı firmanın yaptığı tüm fatura ödemelerinin, asansörün ifasına ilişkin montaj ve imalat hatası nedeniyle davacının uğradığı zararın, asansörün kullanılmaması nedeniyle davacının uğradığı zararın, yapılan mahkeme masraflarının, liftin düştüğü yerden çıkarılması için gerekli teknik ve fiili işlemlerin yapılmaması nedeniyle ilave oluşan masrafların, asansörün tamamının hasar görmesi nedeniyle kullanılamaz hale geldiğinden yeni yapılacak asansör ile eski asansör arasındaki bedel farkının, asansörün düşmesi nedeniyle içindeki ürünlerde uşan zararın ve bilirkişi tarafından tespit edilecek zararlar ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 303.314,00-TL'nin ticari faiziyle davalıdan tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların yetkili mahkemeyi sözleşme ile belirtildiğinden davanın İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, 21.03.2023 tarihinde yapılan liftin eksiksiz yapıldığını ve 18/04/2023 tarihinde davacı şirkete teslim edildiğini, asansörün davacının kullanım hatası sebebiyle arızalanarak zarar gördüğü 21.12.2024 tarihgine kadar yaklaşık 1.5 yıl sorunsuz bir şekilde davacı tarafından kullanıldığını, ayrıca davacıya teminat olarak 05/04/2023 tarihli olarak verilen Akbank ... numaralı kesin teminat mektubunun iş ihale şartlarına göre eksiksiz tamamlandığından davacı şirket tarafından iade edildiğini, yetki itirazının kabulünü, haksız davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
6100 sayılı HMK hükümlerine göre: Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK 19/4).
Yetki sözleşmesini düzenleyen HMK'nın 17. maddesinde "tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılabilen bir hususun kamu düzenine ilişkin olduğundan söz edilemez. Kamu düzenine ilişkin olmadığı için buradaki yetki, HMK 114/1-ç maddede düzenlenen dava şartı niteliğinde kesin yetki değildir. Taraflar aralarındaki sözleşmeyi her zaman değiştirebilir ve bazı hükümlerini de ortadan kaldırabilirler. Dava yetki sözleşmesinde belirtilenden başka yerde açılmış ve süresinde yetki itirazında bulunulmamış ise artık önceki yetki sözleşmesini ortadan kaldıran yeni bir yetki sözleşmesi kurulduğu ve dava açılan mahkemenin yetkili hale geldiğinin kabulü gerekir. HMK 17. madde açıkça tarafların iradesine önem verirken yetki sözleşmesindeki mahkemenin kesin yetkili olduğu ve bu yetkisinin taraflarca ortadan kaldırılamayacağı şeklinde bir sonuca ulaşılması da mümkün değildir. Anlatılanların sonucu olarak sözleşmedeki mahkemenin münhasır yetkisi davalının yetki itirazında bulunulması halinde mahkemece dikkate alınması gerekir ise de bulunulmamış ise mahkemece kendiliğinden gözetilemez.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 21/03/2023 tarihli eser sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin 11.8 maddesinde sözleşmeden doğan ve sözleşmeyle ilgili tüm uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiği, tarafların tacir oldukları ve aralarındaki yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, davalı tarafça süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 21/03/2023 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından HMK'nın 17 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Mahkememizin yetkisizliğine,
2-Yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşir ise kararın kesinleştiği tarihten, karara karşı kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize bir dilekçe ile başvurularak gönderme talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde gönderme talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı hususunun İHTARINA,
4-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, HMK 320 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, tensiben karar verildi. 20/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır