T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/30 Esas - 2025/69
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/30 Esas
KARAR NO: 2025/69
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/08/2024
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan istirdat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili 01/08/2024 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkil aleyhine Kaynarca İcra Müdürlüğü'nün 2022/444 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yapıldığını, takibe dayanak olarak 09.03.2022 düzenleme tarih tarihli ve 22.04.2022 vade tarihli senedin gösterildiğini, takip konusu senet ile ilgili olarak Kaynarca İcra Dairesi'nin 2022/444 Esas sayılı dosyası gerek haricen gerekse icra dosyasına yapılan ödeme ile dosyanın kapatıldığını, müvekkil tarafından takibe konu senede ilişkin olarak takip tarihinden önce davalı tarafa ödemelerde bulunulduğunu, toplam 57.500,00 TL davalı tarafa ödemede bulunulduğunu, yapılan bu ödemelere rağmen davalı tarafça17.05.2022 tarihinde Kaynarca İcra Müdürlüğü'nün 2022/444 Esas sayılı dosyası ile senedin tamamı icra takibine konu edildiğini, davalı tarafa müvekkilin bakiye borcu olduğundan ötürü takip aşamasında itiraz edilmediğini, ancak davalı ile yapılan görüşmelerde bu ödemelerin icra takip borcundan düşüleceği belirtildiği halde bu düşmeler yapılmadığını, müvekkil tarafından takipten sonra davalı tarafa toplam 51.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı taraf takip sonrası ödemeleri icra dosyasına beyan etmiş, ancak takip öncesi ödemeleri beyan etmediğinden bu kez müvekkil tarafından 09.08.2023 tarihinde 92.930,00 TL ödeme yapılmış ve dosya borcu infaz edildiğini, bu ödemeden sonra davalı taraf vekili tarafından dosyaya haricen tahsil edilen paralar beyan edilmiş ve dosya kapak hesabına göre davalı tarafa toplam ...TL ödeme yapıldığını, Netice olarak davalı tarafa; toplam 197.755,92 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafa 197.755,92-140255,92 = 57.500,00 TL fazla ödeme yapıldığını belirterek Kaynarca İcra Müdürlüğü'nün 2023/85 Esas sayılı dosyasında müvekkil tarafından fazla yapılan 57.500,00 TL ödemenin davalı taraftan ödeme tarihinden itibaren istirdadına, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı tutulmasına yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin takip alacaklısı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 23/09/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan Arabuluculuk yapılmadan dava ikame edildiğini; davanın Hak düşürücü sürede açılmadğını; icra baskısı altında ödenmeyen kısım için istirdat /geri alım davası açılamayacağını; davacı tarafın olay silsilesinde vakıa olarak anlattığı hususlar gerçek dışı yada soyut ve kendi kabulü olarak geçebilecek beyanlar olduğunu; davalı firma ile davacı yan arasında ticari olarak bir alışveriş süreci olduğunu ve ödemelerde aksaklıklar yaşaması neticesinde davalı firmanın alacaklı konumuna geldiğini; davacının davalı firmaya faiz hariç olmak üzere 30.000 TL küsür yapması gereken ödemesi bulunduğunu; davacının davalı firmaya 57.500,00 TL fazla ödediğini ispatla yükümlüğü olduğunu; davacı tarafça Kaynarca İcra Dairesi'nin 2022/444 E. Sayılı icra dosyasına dayanan senet ile ilgili 57.500,00 TL fazla ödeme yaptığı hususunun gerçeğe aykırı olduğunu belirtrek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takip dosyası kapsamında yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; Arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirilip getirilmediği, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, paranın istirdatı için koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Kaynarca İcra Müdürlüğü'nün 2022/444 Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72ç maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Yasanın düzenlenmesinden ve emredici hükümlerinden görüleceği üzere 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu ve dava şartı olduğu, bu yola başvurulmaksızın açılan davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ayrıca bu yola başvurulup uzlaşma sağlanamaması ve dava açılmasının gerekmesi halinde ise açılan davaya arabuluculuk son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ibraz edilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanun emredici düzenlemesi arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılması hali ile arabuluculuğa başvurulup da son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğinin dava dosyasına ibraz edilmemesinin farklı sonuçlara bağlamıştır.
Bu haliyle davacı arabulucuya başvurmuşsa anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dosyasına sunulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içerisinde davacıya bu eksikliği gidermesi için süre verilmesi ve verilen sürede karar gereği icra edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğine karar verileceği yasanın amir hükmüdür.
Davacı vekiline mahkememizin 22/01/2025 tarihli tensip zaprının 1. nolu ara kararı uyarınca 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca "İstirdat Davasındaki istirdat talebine" ilişkin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre verilmesine, süresinde belirtilen işlem yapılmadığı takdirde davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı tarafça 22/01/2025 havale tarihli UYAP üzerinden gönderilen beyan dilekçesi ekinde dava dilekçesi ekinde de bulunan "menfi tespite konu ihtilafa" ilişkin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağını sunmuştur.
Her ne kadar davacı vekili, 22/01/2025 havale tarihli UYAP üzerinden gönderilen beyan dilekçesi ekindeki "menfi tespite konu ihtilafa" ilişkin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağını sunmuş ise de; "menfi tespite konu ihtilafa" ilişkin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın, 18/07/2022 tarihinde, menfi tespit davası için düzenlendiği ve düzenlenme tarihinden sonra davacı tarafça 05.09.2022 tarihinde, 03.01.2023 tarihinde, 13.02.2023 tarihinde 21.02.2023 tarihinde ödemeler yapıldığı ileri sürüldüğü ve bu anılan ödemeler sonucunda icra dosyalarının infaz ile kapatıldığı ve eldeki İstirdat Davasının ise 01/08/2024 tarihinde ikame edildiği, menfi tespit davası için bir baş vuru söz konusu ise deki eldeki dava, 2004 sayılı İİK'nun 72/6 maddesi gereği menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşen dava olmayıp, ödemeden sonra anılı yasanın 72/7 maddesi gereği açılan istirdat davası olduğu, bu davaya konu "istirdat talebine" ilişkin arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, böylece dava tarihinden önce yasal olarak dava şartı hâline getirilen arabulucuya başvurma şartının gerçekleştirilmediği anlaşıldığından 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. fıkrası ve HMK m. 115/2 gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,
2-Hüküm tarihi itibariyle Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 366,56-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı/davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,
6- Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.
06/02/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı