T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/360 Esas - 2025/622
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/360 Esas
KARAR NO: 2025/622
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/05/2025
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... kiralık araç sözleşmesi imzalandığını, sözleşme her araca ilişkin ayrı ayrı düzenlendiğini, Diğer sözleşme suretleri davacıya verilmemiş, bu sözleşmeler davalı şirkette mevcuttur. Her iki fatura toplamı: 37.021,07 TL dir. Davalı, bu tutarın 18.082,78 TL tutarındaki kısmını davacıya ödemediğini, bu nedenle iş bu alacağın tahsili için davalı aleyhine Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2023/4484 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı, hiç bir gerekçe göstermeden haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Sakarya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2023/4484 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamını, haksız itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımızın geniş anlamda saklı tutulmasına, Yargılama gideri ile ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan kiralık araç sözleşmelerinde yetki şartı mevcut olduğunu, sözleşmelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlıkların “İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri”nin yetkili olacağı hükmü yer aldığını,b u doğrultuda, tacir olan taraflar arasında gerçekleştirilen sözleşmeye dayalı olarak açılan işbu davanın; yetkili mercii olan “İstanbul Mahkemeleri”nde açılmış olması gerekirken, “Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi”nde açılmış olması karşısında, Sayın Mahkemece yetkisizlik yönünde karar tesis edilmesi gerektiğini, Davanın esastan reddine karar verilmesi, Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde;
Dava itirazın iptali taleplidir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya 03.06.2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı vekilinin talebi dikkate alınarak 30.05.2025 tarihinde cevap dilekçesinin verilmesi süresinin iki hafta uzatıldığına ilişkin ara karar alındığı, davalı tarafın cevap dilekçesini 01.07.2025 tarihinde sunduğu, cevap dilekçesinde süresinde yetki itirazında bulunduğu ve İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkeme ve 14/1. maddesinde ise "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." denilerek şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu ve yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Bu yetki kuralları kesin olmadığından, HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. (Yargıtay 20 HD 2016/2144 -2016/5053)
Yukarıda detaylandırıldığı üzere HMK'nın 17. Maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.
Davaya konu Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2023/4484 sayılı dosyasındaki ödeme emrinde borcun sebebi "31.01.2023 VE 28.02.2023 TARİHLİ İKİ ADET e-FATURA ALACAĞI 18.082,78 TL" olarak gösterilmiştir. 31.01.2023 tarihli fatura içeriği incelenmiş olup ... , ... ve ... plakalı araçların, 28.02.2023 tarihli fatura içeriğinin ... plakalı aracın nakliye bedeli faturasına yönelik olduğu tespit edilmiştir. Sözü edilen plakalı araçların taşıt bilgileri yazılı 10.08.2022 tarihli üç adet sözleşme sunulmuştur.
10.08.2022 tarihli üç adet sözleşme içeriğine göre kiralama sözleşmesinin taşıt ile birlikte şoför temininin de davalı üzerinde olduğunu belirtmesi nedeniyle dava ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Ayrıca takipte sunulan borca itiraz dilekçesinde davalının yetki itirazı olmadığı, arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmakla dava şartları açısından verilecek bir karar olmadığı sonucuna varılmıştır.
Söz konusu sözleşmelerin 14.5. maddesinde "... Sözleşme ve eklerinden kaynaklanacak uyuşmazlıklarda İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır." hükmünün bulunduğu, tarafların tacir olduğu, yapılan yetki sözleşmesinin tarafları bağlayacağı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun m.17,19 ve 20 gereği mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı aleyhine açılan davanın usule uygun yetki itirazının bulunması ve yetki sözleşmesi nedeni ile HMK'nın 17. maddesi doğrultusunda mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1 maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde taraflardan birinin talebi halinde dosyanın yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, süresi içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK nun 331/2-3 maddesi uyarınca; kararın kesinleşmesinden sonra süresi içinde davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edildiğinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden sonra, süresi içinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, talep üzerine ek karar ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.