T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/535 Esas - 2025/620
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/535 Esas
KARAR NO: 2025/620
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
DAVALI : ...
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/07/2025
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kendisinin ahşap ev yapmak için davalı firmaya 850.000,00-TL karşılığında 55 m 3, 1 sınıf ahşap lambiri ve tüm malzemeler için anlaştığını, kendilerine 100.000,00-TL kredi kartı çekerek verdiğini, 750.000,00-TL'yi de ekte fotokopisi sunulan kendi adına olan tarafınca düzenlenen ... Seri Numaralı, ... , ... ait, 10/08/2025 ödeme tarihli, 750.00,00-TL tutarlı çek yaprağını verdiğini ancak davalı kurum tarafından sipariş verdiği ahşap lambiri yerine çok az miktar inşaatlık kereste gönderdiğini, dolayısı ile tüm kerestelerin yamulmasına neden olduğunu, ayrıca yine gönderdiği inşaatlık malzemeleri kendi işçisine imzalattırarak teslim almış gibi gösterdiğini, bu nedenle de kendisine yanlış gönderdiği malzemeleri iade almasını, yerine doğru malzeme göndermesi için noterden ihtarname göndermesine rağmen kendisinin bu ahşap lambirileri göndermediğini, bu nedenle de ödeme süresi azlamasına rağmen hala tarafına ahşap malzemelerini göndermeyen ve şuan davalı kurum elinde bulunan aşağıda ayrıntılı olarak yazdığı çeke ödeme yasağının getirilmesini talep ettiğini, tüm yaşananlara ahşap ev yaptığı yer sakinlerinin şahit olduğunu, tüm bu nedenlerle; çekin vadesine çok az bir zaman olduğunu, söz konusu 1 adet çeke teminatsız olarak tedbiren ödeme yasağı konularak iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davaya konu çek nedeni ile davalıya borçlu olup olmadığı ve ayrıca arabulucuya başvuru dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Mahkememizin 2025/535 Esas sayılı dosyasından 28/07/2025 tarihli karar evrakı ile; Eldeki Menfi Tespit Davasında Arabuluculuk Başvuru dosyasının huzurdaki dosyanın uyap sisteminde, ilgili dosya bilgileri kısmında ekli olmadığı gibi dosyaya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği de sunulmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk son tutanağının sunulması amacıyla davacı asile 1 haftalık kesin süre verildiği ve 16/08/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın arabuluculuk son tutanağının dosya uhdesine sunulmadığı anlaşılmıştır.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereği ticari davalarda, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A-2 maddesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.
Mahkememizin iş bu Esas sayılı dosyasına arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı anlaşıldığından arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunmak üzere davacı asile 1 haftalık kesin süre verildiği ve 16/08/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın arabuluculuk son tutanağının dosya uhdesine sunulmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Kanun’un 114/2- ve 115. maddeleri gereği dava açıldığı esnada arabulculuk görüşmesinin yapılmaması, arabuluculuk son oturum tutanağının sunulmaması, sonradan giderilebilecek bir dava şartı olmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza