T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2025/79 Esas - 2025/683
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/79 Esas
KARAR NO: 2025/683
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/01/2025
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :21/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında mal ve hizmet alımına ilişkin cari hesap ilişkisi bulunduğunu, ilgili cari hesap ilişkisi kapsamında ödenmeyen faturalara ilişkin olarak icra işlemlerine başlandığını; Hendek İcra Müdürlüğü 2024/1396 Esas sayılı icra dosyasında düzenlenen ödeme emri davalıya 18.12.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini; davalı yanca, haksız ve kötüniyetli olarak yukarıda esas numarası verilen icra dosyasında borca, borcun ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini belirterek borçlunun itirazlarının iptali ile Hendek İcra Müdürlüğü’nün 2024/1396 Esas numaralı takibinin devamına, borçlunun icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile özetle:Davalı, davacı taraf ile mal ve hizmet alımı hususunda anlaşmaya vardığını; bu sözleşme uyarınca yüklenici karşı tarafça mal ve hizmet alımı husunda anlaşma sağlandığını, bu anlamda davalı müvekkili, davacı tarafa gerekli ödemeleri yaptığını; davalının sözleşmeden doğan tüm ödemeleri davacı şirkete yapmış olmasına rağmen, Yüklenici davacı şirket gerekli işlerini yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava, taraflar arasındaki akdi ilişki gereği düzenlenen fatura bedellerinin ve bu bedellerin takipten önce işleyen faizinin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali talebidir.
Taraflar arasında faturaya konu alacağın dayanığı sözleşmenin varlığı ihtilaf konusu değildir.
Uyuşmazlık; davacının edimini eksiksiz ve ayıpsız ifa edip etmediği, davalı tarafından yapılan bir ödeme olup olmadığı, davacının talep edebileceği alacak miktarı ve takibe yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarındadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
Hendek İcra Dairesinin 2024/1369 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, fatura alacağından ve faizinden kaynaklanan 76.123,35-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşıldı.
Mahkememiz ara kararı gereğince 03/09/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu aldırılmış alınan rapordan özetle; "... Taraflardan davacı yanın 2024 Yılı Ticari Defterlerin denetim ve inceleme açısından İhticaca Salih olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin dosyaya sunmamış olduğu, Davacı, davalı tarafın 2024 Yılı Ticari defterlerin H.M.K. 222. Maddesinde belirtilen ticari defterlerin İbrazı ve Delil olma şartlarını taşıdığı, Davacı Yanın Ticari Defterlerinin Usulüne Uygunluk Yönünden Tetkik Edilmesi defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2024 yılı ticari defterlerinin, A4 kâğıt defter kapsamlıda tutulduğu, açılış ve kapanış noter onaylarını ve defter kayıtlarının usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında yapıldığı görülmüştür. Dava ve icra takip konusu
23.07.2024 Tarihli TIM2024000000042 seri numaralı 20.619,50TL
13.09.2024 Tarihli TIM2024000000080 seri numaralı 22.629,41 TL
18.09.2024 Tarihli TIM2024000000082 seri numaralı 20.462,54 TL
21.10.2024 Tarihli TIM2024000000108 seri numaralı 4.560,00 TL faturanın davacının 2024 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı Timak Mühendislik Ve Vinç Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin davalı Sırıus Pv Tech Teknoloji Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketinden icra takip tarihi itibariyle 68.025,38TL alacaklı olduğu.
..." şeklinde rapor sunmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
İİK’nın 67. Maddesi, "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir...." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Mahkeme, ticari davalarda, tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 13/11/2018 Tarih, 2017/5491 Esas 2018/5733 Karar Sayılı ilamında, " Söz konusu iade faturasının davacı defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle iadenin davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispatı gerekir .İade faturasının davalı defterinde kayıtlı olması tek başına iadenin geçerliliğini ispatlamaya yeterli değildir. Ticari defterlerdeki kayıtların dayanak belgeler ile de doğrulanması gerekir." şeklinde belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 1530. Maddesinde Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları düzenlenmiş olup, (2) fıkrada; "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) fıkrada; Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) fıkrada; Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 10. maddesinde ise; "Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır.
6098 sayılı yasanın117.maddesine göre de, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih, 2017/3266 Esas 2018/4228 Karar Sayılı ilamında, "...TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Bu yasal düzenlemeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı şirket hakkında icra takibi başlattığı, takibin davalının itirazı ile durduğu ve asıl alacak yönünden itirazın iptali için eldeki davanın ikame edildiği, davalının cevap dilekçesinde davalının sözleşmeden doğan tüm ödemeleri davacı şirkete yapmış olduğunu beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacının ticari defterlerine göre davalı taftan akdi ilişkiden doğan alacağının bulunduğu, davalının ise usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, yukarıda açıklanan HMK'nın 222/3. Maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan defterlerinin defter ibrazından kaçınan davalı karşısında lehine delil teşkil edeceği, davacının asıl alacağını ispat etmesine rağmen davalının borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, davacı taraf takip talepnamesinde ve dava dilekçesinde asıl alacak miktarını 68.025,38.-TL olarak belirlediği anlaşılmakla davanın faturalar yönünde akdi ilişkinin ve fatura ile fatura içeriği hizmetin verildiğinin kabulü gerektiğinden davanın asıl alacak yönünden kabulüne, taraflar arasında 1530. madde kapsamında bir tedarik sözleşmesi bulunmadığı ve davalının TBK.nun 117. maddesi hükmünce temerrüde de düşürülmediğinden davacının icra takibindeki işlemiş faize ilişkin talebinin reddine, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalı borçlunun Hendek İcra Dairesinin 2024/1369 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl borca yönelik itirazın İPTALİ ile,
Takibin 68.025,38.-TL asıl alacak üzerinden devamına,
68.025,38.-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.646,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.161,71-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.485,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.161,71-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 126,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.903,11TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
6-Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 4600-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzünde (E - Duruşma Vasıtasıyla), davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/10/2025
Katip
E-imzalıdır.
Hakim
E-imzalıdır.