T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 20..... Esas - 20....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 20.....
KARAR NO: 20.....
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/04/2025
KARAR TARİHİ: 15/01/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/01/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalının .....icra dairesi’nin 20..... E. sayılı dosyası üzerinden kendisine tebliğ edilen ödeme emrine yapmış olduğu kötü niyetli itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
Davalı vasisi tarafından UYAP üzerinden ......İcra Müdürlüğü'ne ibraz edilen itiraz dilekçesi ile özetle; davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibin durdurulmasını talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; davacı şirket tarafından davalı gerçek kişi aleyhine fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığına ilişkindir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Dosya kapsamında davalının gerçek kişi olduğu görülmüştür.
Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'ndan, Pamukova Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiştir
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
HMK'nun 2. maddesinde "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 5/3. maddesi "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
Yargıtay 19 HD.nin 2016/1982-9765 E-K.sayılı kararında; "Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının basit usulde işletme hesabı defteri tuttuğu ve tacir olmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA" karar verilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için; her iki tarafın tacir olması, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili bulunması ya da uyuşmazlığın TTK'nda düzenlenen hususlardan kaynaklanması veya davanın ticari dava sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme bulunması gerekir.
Somut olayda, yanlar arasındaki uyuşmazlık 6098 Sayılı TBK'nun 207. ve devamı maddesinde düzenlenmiş bulunan satış sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Eldeki uyuşmazlık, TBK'nun 207 Maddesi ve devamı maddeleri uygulanacağından, mutlak ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği açıktır.
Eldeki davanın nisbi ticari dava olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceğine gelince;
Mahkememizin görevli olup olmadığını belirlerken uyuşmazlığın taraflarından davalının tacir olup olmadığının tespiti önem arz ettiğinden, davalının tacir olup olmadığı yönünde araştırma yapılmış, yapılan tacir araştırması sunucunda, davalının Gerçek Usulde İşletme Esası Hesabına kayıtlı olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177/1 ve 177/3 numaralı maddede yer alan nakdi limitlerin yarısını, 177/2 numaralı maddede yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı bildirilmiştir. Dava tarihinin 15/04/2025 tarihi olduğu görülmekle, dava tarihi itibariyle davalının 2. Sınıf tüccar olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının tacir olmadığından, ortada her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava da yoktur. İş bu nedenle de açılan davanın 6102 sayılı TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığı da göz önüne alındığında mahkememizin davaya bakmakla görevli olmayıp, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin, 2004 Sayılı İİK 261/1 ve Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 gün ve 608 Sayılı kararı gereği ve davanın ilk açıldığı mahkeme gözetildiğinde, ..... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği düşünce ve yargısına varılmış ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Dosya mahkememize .....Asliye Hukuk Mahkemesince gönderilmiş ise de verilen kararın görevsizlik olmayıp gönderme kararı olması itibariyle görev uyuşmazlığı doğmadığından merci tayini yolu işletilmemiş, dosyanın talep halinde görevli Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya .....Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli ......Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/01/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır