T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 20....... Esas - 20.....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: .....
KARAR NO: .....
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 17/02/2025
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının takibe konu araç kredisine dair kefalet sözleşmesini imzalamadığını, kefalet sözleşmesine imza atmamış olması nedeni ile böyle bir borcu bulunmadığını belirterek Sakarya .....İcra Müdürlüğünün 20.....Esas sayılı dosyasında borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı Varlık Yönetim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava süresinde açılmadığından reddini talep ettiklerini, davacının iddia ve isnatları haksız ve yersiz olduğunu, zira 2018 yılından bu yana takipten ve alacaktan haberi olmadığını iddia ve isnat etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmelerde imzasının olmadığı iddiası ise hayatın olağan akışına uygun olmadığını, zira bankalar yerleşmiş olan içtihatlar gereğince güven kuruluşları olup kredi ile hiçbir bağ ve bağlantısı olmayan bir şahıs hakkında birden bire takip başlatması mümkün olmadığını, davacının haksız davası nedeniyle tazminata hüküm kurulmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar
Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı takipten sonra açılan imzanın sahteliği hukuksal nedenine dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe dayanak kefalet sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususundadır.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller
Sakarya ..... İcra Müdürlüğünün 20.....Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir
Tensip zaptının 13 numaralı ara kararı ile ......A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, davaya konu Ticari Kredi Sözleşmesi ile Kefalet sözleşmesinin şimdilik onaylı birer suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenmiştir.
Yine 04/09/2025 tarihli celsenin 3 numaralı ve 4 numaralı ara kararları ile, .....A.Ş.'den davaya konu Kefalet sözleşmesinin (anılı sözleşmeye dayalı başlatılan takibin derdest olduğu da nazara alınarak) aslının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve Sakarya ... İcra Müdürlüğünden ..... Esas (Yeni esas:......) sayılı dosyası arasında davaya ve takibe dayanak kefalet sözleşmesinin aslının bulunup bulunmadığı hususu sorulmuştur.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2020 T. 2020/4616 E. Ve 2020/3639 K. Sayılı ilamında "... davalı kredi ve kefalet sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek imza itirazında bulunmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma ilamı doğrultusunda kredi sözleşmesinin aslı getirtilerek imza incelemesi yaptırılmamıştır. Davacı kredi sözleşmesinin fotokopisini ibraz etmiş aslını ibraz edememiştir. Bu durumda davacı kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olmadığının aksini ispat edememiştir. Dava konusuz kaldığından yargılama gideri ile vekalet ücretine davanın açıldığı tarih itibariyle haklılık durumuna göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda davacı davasını ispatlayamadığından davanın konusuz kalması sebebiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ..." belirtilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 12/06/2025 T. 20.... E. Ve 20....K. Sayılı ilamında "...İcra takibine konu alacağın 03 Haziran ..... tarihinde Beyoğlu ..... Noterliğinde yapılan sözleşme ile varlık şirketine temlik edildiği, temliknamenin 2008 yılında icra dosyasına sunularak icra takip işlemlerinin alacağı temlik alan varlık şirketince yürütüldüğü, eldeki davanın açıldığı 19/10/2018 tarihi itibarıyla davalı .... A.Ş nin icra takip dosyasında taraf sıfatını kalmadığı, taraf sıfatı bulunmayan banka hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddi üzerine davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur..." belirtilmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan dava, icra takibinden sonra açılan Menfi Tespit davası olduğu ve davada hem temlik eden banka hem de temlik alan .....A. Ş.'nin davalı olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Sakarya ... İcra Müdürlüğü'nün 20.....E. sayılı dosyasının incelenmesinde, takibe konu alacağın temlikname ile devredildiği, icra müdürlüğünce 06/07/2024 tarihinde temlik alanın alacaklı olarak taraf kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Davaya ve takibe konu alacak, dava tarihinden evvel, temlik yolu ile devredildiğinden her bir davalı yönünden ayrı bir değerlendirme yapılma gereği hasıl olmuştur.
Davalı .....yönünden yapılan değerlendirme;
Öncelikle Sakarya .... İcra Müdürlüğü'nün .....E.sayılı icra takibine dayanak alacak temlik sözleşmesi ile temlik edilmiş olduğundan davalı .....Bankası'nın pasif husumet ehliyeti bulunmamakta olup işbu nedenle bu davalı hakkında husumet yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalı yönünden ise, davanın esasına girilecek olursa ;
Borcu temlik eden ......A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, davaya konu Kefalet sözleşmesinin aslının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ise de, müzekkere cevabında, sözleşme asıllarının imha edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Sakarya .... İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkere verilen cevabi yazıda, dosya aslının içerisinde, kefalet sözleşmesinin aslının bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.
Kefalet sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunun ispat külfeti davalı alacaklıdadır. Ancak davalı alacaklı, kefalet sözleşmesinin aslını sunmadığı, bu durumda davacı kredi sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olmadığının aksini ispat edememiştir.
Anılı gerekçe ile mevcut delil durumuna göre davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1-Davalı ......A.Ş.'ye karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yönünden REDDİNE,
2-Davalı .....A.Ş.'ye karşı açılan davanın KABULÜ İLE,
Sakarya ....İcra Dairesinin 20.....Esas sayılı takip dosyasının dayanağını teşkil eden kefalet sözleşmesinden ve ilgili icra dosyasındaki borçtan dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığının TESPİTİNE,
3-Davacının tazminat talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.225,65.-TL nispi karar harcından daha önceden ödenen toplam 1.056,42.-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.169,23.-TL harcın davalı .....A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ......A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı .....A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .....A.Ş.'ye verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 1.056,42-TL Peşin/nisbi Harcı, 148,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.820,32-TL yargılama giderinin davalı .....A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 md gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL'nin davalı ......A.Ş.'dan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde verilen karar, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025
Katip
e-imza
Hakim
e-imza