Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan açılan dava üzerine Mahkemece yapılan yargılama sonucunda Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli, 2018/232 esas, 2018/512 karar sayılı kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/7.2.cümle, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3 maddeleri gereğince yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarında da açıklandığı üzere, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank ........’daki hesabına para yatırmak şeklindeki amaca hizmet eden faaliyetlerin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde;
Sanığın, Bank........'da 24/04/1998 tarihinde hesap açtığı, örgüt liderinin talimatından sonraki günlere denk gelecek şekilde Bank ........'ya 27/05/2014 tarihinde 850 Euro, 09/09/2014 tarihinde 10.000 TL yatırarak katılım hesapları açtığı görülmekte ise de, tespit edilmesi gereken husus sanığın örgüt liderinin talimatı üzerine anılan bankada yeni katılım hesapları açıp açmadığı veya hesabında bulunan mevduatını arttırıp artırmadığıdır.
Sanık tüm aşamalardaki ifadelerinde, maaşının Bank........ üzerinden ödendiği için hesap açtığını, rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiğini, faizsiz bankacılık sistemi uyguladığı için birikimlerini bu bankada değerlendirdiğini, örgüte destek amaçlı hareket etmediğini, Bank........'nın TMSF'ye devredilmesinden sonra da katılım hesabı açtığını, araç alım satımı için yatırdığı paranın 3 gün bankada kaldığını, diğer paranın umre parası olduğunu ve 14 gün hesapta kaldığını, daha sonra ilgili firmaya aktarıldığını savunmuştur.
Sanığın, 25/12/2013 tarihinde Bank........'dan kullandığı 23.000 TL kredi bedelini aynı gün, 30/12/2013 tarihinde hesabına yatırdığı 28.400 TL'sını ve hesabındaki 12.300 TL'sını 03/01/2014 tarihinde satın almış olduğu aracın bedeli olarak ilgili firmaya EFT ile gönderdiği, 27/05/2014 tarihinde 850 Euro yatırarak açmış olduğu katılım hesabındaki paranın 800 Eurosunu 10/06/2014 tarihinde ........ Turizm Tanıtma ve Reklam firmasına EFT ile gönderdiği, 09/09/2014 tarihinde Bank........'ya 10.000 TL'sı yatırarak açmış olduğu katılım hesabındaki parayı, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiği 29/05/2015 tarihinden sonra da 26/04/2016 tarihine kadar anılan bankada tuttuğu, yine sanığın bankanın TMSF'ye devredildiği tarihten sonra hesabını kapatmayıp bankacılık işlemlerini Bank........ üzerinden yaptığı ve 12/01/2016 tarihinde de Bank........'ya 2.000 Dolar yatırarak katılım hesabı açtığı görülmüştür.
Tüm bu hususlar gözetildiğinde, sanığın örgütle irtibatlı Bank ........'da katılım hesabı açıp para yatırmasının örgüt liderinin talimatı doğrultusunda yapıldığına ve bu şekilde silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter derecede her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı, eyleminin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında kaldığı gözetilerek, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu yönüyle yerinde ise de;
Belirtilen bu aykırılığın olayın daha fazla aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu görüldüğünden, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli, 2018/232 esas, 2018/512 karar sayılı kararındaki sanığın mahkumiyetine ilişkin gerekçenin ve hüküm kısmının karardan çıkarılarak yerine;
1-Sanığın üzerine atılı "Silahlı Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme" suçunu işlediği sabit olmadığından atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
İbarelerinin eklenmesine ve hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesi suretiyle CMK 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereği hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine tebliğine,
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, onbeş gün içerisinde CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere üye hakim ……….'un muhalefeti ile 02.04.2019tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
1998-2016 yılları arasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olmaları nedeniyle KHK ile kapatılmalarına karar verilen Kırıkkale, Zonguldak ve Darıca'da bulunan özel okullarda öğretmen olarak çalışan ve müzahir ………. Sendikasına 09/10/2014 tarihinde üye olan sanığın, örgüt liderinin talimatıyla uygunluk gösteren 09/09/2014 tarihinde Bank ........'da katılım hesabı açarak 10.000 TL miktarında para yatırması şeklindeki eylemine hayatın olağan akışı ile uyumlu herhangi bir açıklama getiremediği gözetildiğinde, silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan kurulan hükme ilişkin olarak esastan red kararı verilmesi gerekir iken sanığın müsnet suçtan beraatine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. (¤¤)