(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 220, 314) (3713 S. K. m. 3, 5) (5271 S. K. m. 280, 286) (YCGK. 26.09.2017 T. 2017/16-956 E. 2017/370 K.) (16. CD. 24.04.2017 T. 2015/3 E. 2017/3 K.)
Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı bulunan sanık hakkında, ilk derece mahkemesince Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen hüküm ile dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde davanın yeniden görülmesine karar verilmiş olmakla, Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Sakarya C. Başsavcılığının 06/12/2017 tarihli ve 2017/30227 Sr. sayılı iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı eylemine uyan Türk Ceza Kanununun 314/2, 53, 58/9, 63 ve 3713 Sayılı TMK'nın 3. ve 5. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABUL VE UYGULAMASI:
Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2018 gün ve 2017/428 esas, 2018/357karar sayılı ilamı ile;
Sanık ......... hakkında iddianamenin ilgili kısmında; "............ şüpheli .........'nun adresinde yapılan aramada FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü yöneticilerinden ve örgüt elebaşına en yakın isimlerden birisi olan ..........'nun işlemlerinin takibi için şüpheli adına vermiş olduğu vekaletname, göçmen ve vatandaşlık işlemlerine dair evrakının ele geçirilmesi, haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yönelik soruşturma yürütülen şüpheliler ile aynı tarihte yurt dışına giriş ve çıkış kayıtlarının bulunması, örgüt yöneticilerinden olan .......... ile Amerika'da görüşüp evinde kalması, haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yönelik soruşturma yürütülen örgüt yöneticileri ile hayatın olağan akışı içinde değerlendirilmesi mümkün olmayan görüşme kayıtlarının bulunması, örgütün finans ayağında bulunan bankada hesabının bulunmasının yanında aynı bankanın kredi kartını kullanması ile tüm soruşturma dosyası kapsamı, mevcut deliller ... nazara alındığında şüphelinin yukarıda eylemlerinin tarif edildiği şekilde örgütün eylem, strateji ve amacı doğrultusunda hiyerarşik yapıya uygun olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bağlantı içerisinde bulunduğu ve örgütün bu şekilde hiyerarşik yapısına dahil olarak üzerine atılı suçu işlediği "iddiasıyla cezalandırılması talep edilmiş ise de;
Sanığın savunmasında özetle; hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini, kardeşi .......... yaklaşık 20 senedir Amerika'da yaşadığını, avukat olduğunu, uzun süredir Amerika'da .........'in yanında bulunduğunu, Amerika seyahetlerinde .........'i görmediğini, Bank .........'daki hesabını şeker fabrikasından dolayı açtığını, fabrikanın şeker pancarı ücretlerini Bank ......... üzerinden ödediğini, hesap açtırdıktan sonra bu bankanın kredi kartını kullandığını, hesap hareketlerim kredi kartı ödemeleri ile ilgili olduğunu, Bank .........'ya destek gibi bir olaydan haberi olmadığını, 2015 tarihli vekaletnamenin kardeşi ..........'in gönderdiği İstanbul'daki evin doğalgaz ve elektrik abonelikleri için olan vekaletname olduğunu, o vekaletname ile bir işlem yapmadığını savunduğu;
Sanık hakkındaki temel iddiaların adresinde yapılan aramada ..........'nun işlemlerinin takibi için sanık adına vermiş olduğu vekaletnamenin, göçmen ve vatandaşlık işlemlerine dair evrakının ele geçirilmesi, haklarında aynı suçtan yargılanan başkaca kişiler ile aynı tarihte yurt dışına giriş ve çıkış kayıtlarının bulunması, sanığın .......... ile Amerika'da görüşüp evinde kalması, Bank .........'da hesabının ve kredi kartının bulunması olduğu;
Sanığın banka hareketlerinin incelenmesinden hesap hareketlerinin kredi kartı ödemeleri ile ilgili olduğu, hesapta bankaya destek kanaati doğuracak şüpheli bir işlemin bulunmadığı, ev aramasında el geçirilen vekaletname ve evrakların tek başına örgüt üyeliğinin delili olarak kabul edilmelerinin mümkün olmadığı, ayrıca bu evrakların suçta kullanıldığına ilişkin bir delilin de dosyada bulunmadığı, yine sanıktan elde edilen diğer dijital materyallerin yapılan incelemesi neticesinde soruşturma kapsamında değerlendirilecek bilgi ve bulgulara rastlanılmadığı, Gizli Tanık .........'in ifadesinde sanığın örgüt içinde aktif görevi olmadığını söylediği, bu durumda sanığın HTS analizinde bazı FETÖ şüphelileriyle irtibatının tespit edilmesi ve ve Bank ......... delilinin sanık açısından silahlı terör örgütü üyeliği suçlaması için yeterli olmadığı, sanığın savunmalarının aksine örgüt üyeliği ya da örgüte yardım suçlarını işlediğini gösteren başka somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEMESİ AŞAMASI:
Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2018 gün ve 2017/428 esas, 2018/357 sayılı kararına karşı, O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından tarafından "Sanık .........'in 26/09/2018 tarihli yazılı mütalaadaki gerekçelerde de belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerekirken beraatine kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; dosya kapsamı, tutanaklar ve belgeler ile istinaf dilekçesi içeriğine göre sanık ......... dışındaki diğer sanıklar ......... ve ......... hakkındaki dosya tefrik edilmiş, sanık ......... yönünden duruşma açılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ......... Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunmasında;"Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmıştım. Bir süre de tutuklu kalmıştım. Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinde yaptığım savunmam doğrudur. Önceki savunmama hiçbir şey eklemek istemiyorum. Sadece beraatimi istiyorum. ......... isimli kişi kardeşim olan ve ABD'de yaşayan ..........'nun bacanağıdır. Bu şahıs İstanbul'da yaşamaktadır. Kesin bilmemekle birlikte .........'in İzmirli olduğunu hatırlıyorum. Emin değilim. 2010 yılında yurtdışından beslemek için dana getirmiş. Ben danalar uygun mu, fiyatı uygun mu, bize yarar mı diye .........'yı aradım. Pahalı geldiği için bana almadım. (iletişim tarihinin 2013 yılı olması nedeniyle sanıktan sorulduğunda) Ben 2010 yılı olarak hatırlıyorum. 2013 yılı da olabilir. ........., Sakarya'ya benim yanıma hiç gelmiş değildir. ..........'in çocukları bir ara İstanbul'a gelmişlerdi. Karşılamak için gittiğimizde ..........'in bacanağı olan ......... ile İstanbul'da tanıştık. Daha önceden tanımıyordum. .........'i bir kez gördüm. Başkaca görmedim. ......... şuan Türkiye'de midir, yurtdışında mıdır. Ne iş yapar hiç bilgim yoktur.
......... isimli şahıs İstanbul'da kardeşim ..........'in evini yapan müteahhittir. Aynı zamanda ..........'in dünürüdür. Bu vesileyle tanışırım. Bu kişiyle de İstanbul ilinde tanıştım. .........'ya gelmiş değildir. ......... eskiden müteahhitlik yapıyordu. Fakat şimdi ne iş yapıyor, nerede yaşıyor bilemiyorum dedi.
.........'ı ben tanımam. Tutuklandığımda cezaevinde kalırken .........'ın ismini de duydum. İlahiyat fakültesinde hoca olduğu konuşuluyordu. Tutuklanıp tutuklanmadığını bilemiyorum. Sadece damadının tutuklandığını biliyorum. Bu şahsın damadı yan koğuşta kalıyordu. Fakat ben kendisini görmüş değilim. Dediğim gibi öncesinde bu şahsı tanımıyordum. Ben bu şahısla telefon görüşmesi yapmadım. Bu görüşmenin yanlışlıkla olduğunu düşünüyorum. Benim çocuklarım da bu şahsı tanımaz. Benim telefonumdan görüşme yaptıklarını zannetmiyorum. En büyük oğlum .........0 Kanada'da yaşamaktadır. Oğlum ……….. 4-5 yıldır Türkiye'ye gelmiş değildir. Eşi ve çocukları gelmişti. Bu şahıs ile söyleyebileceklerim bundan ibarettir. dedi.
Kardeşim .......... ABD Pensilvanya'da yaşamaktadır. Kendisi 1999 depreminde gelmişti. 1-2 saat kalıp tekrar dönmüştü. Uzun yıllar görmediğimiz için kendisini ziyaret edelim dedik. Ben kızkardeşim ......... ile birlikte ABD Pensilvanya'ya kardeşim ..........'i 2008 yılında görmeye gittik. Havaalanında .......... bizi karşıladı. ..........'in yanında 15-20 gün kadar kaldık. Daha sonra geri döndük. Kaldığımız yerin içerisinde mescit vardı. Başka yerde cuma namazı kılınmadığı için ben Cuma Namazı için mescide gittim. ......... de Cuma Namazına gelmişti. Kendisini orada gördüm. Ben herhangi bir şekilde .........'in kaldığı yere gidip kendisi ile görüşmedim. 2010 yılında Kanadada ikamet eden oğlum .........0'nın kızı olmuştu. Bu nedenle eşim Kanada'ya gitti. Ben de 15-20 gün sonra kardeşim ..........'i görmek için ABD'ye gittim. Tek başıma gittim. Havaalanında .......... beni karşılayıp Pensilvanyada kaldığı eve götürdü. Kardeşim ..........in evinde 10-15 gün kadar kaldım. Sonrasında oğlum .........0, eşim ile birlikte karayoluyla otomobil ile yanıma geldiler. 2-3 gün kadar kardeşim ..........in evinde kaldılar. Hep birlikte Kanada'ya döndük. Hep birlikteden kastım eşim ve oğlumdur. Her ne kadar 10-15 gün kadar kalmış isem de Cuma namazı için kaldığımız yer dışında başka bir semte gitmiştik. Kaldığımız yerin mescidine gitmemiştik. Dolayısıyla .........'i görmedim. Herhangi bir şekilde kaldığı konuta da gitmedim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ......... 22/08/2016 tarihli Sakarya Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda: "Ben C.Savcılığında suçlamalara ilişkin savunmamı yaptım, bu savunmama ekleyeceğim bir husus yoktur, Benim Almanyada ablam 30 -40 yıldır yaşamaktadır, Amerikada ise kardeşim .......... 19 yıldır yaşıyor, Kanada da ise oğlum 16-17 yıldır ikamet etmektedir, kardeşim .......... .........'in abisinin kızı ile 1990 yılında evlendi, düğün Türkiye de yapıldı, ben düğüne katıldım, benim kardeşim .......... İstanbul Barosuna kayıtlı serbest avukattı, 1999 yılında kardeşim Amerika'ya gitti, orada ne iş yaptığını bilmiyorum, .........'in yanında çalıştığını duydum, 1999 yılında Sakarya Depreminde kardeşim buraya geldi, kendisiyle görüştüm, 2008 yılında Amerika ya gittiğimde Pensilvanyadaki evine gittim ve orada görüştüm, .........'in yaşadığı evle kardeşimin yaşadığı evin arasında 1-1,5 km mesafe vardır, bir cuma namazını .........'in evinde cemaatle kıldık, ......... hastaydı, sohbetlerine katılamadım, ben kız kardeşim .........'la bahsettiğim tarihte Amerikaya gittik, 15 gün pensilvanya da 15 gün de Newyork şehrinde oğlumun arkadaşlarının yanında kaldık, 2010 yılında eşim Kanada ya oğlumun yanına gitti, ben de kısa bir süre sonra Amerika'ya gittim, bir hafta kadar pensilvanya da kaldım, kardeşimin evinde bulundum, .........'in sohbetlerine katılmadım, eşim ve oğlum benim yanıma geldi, beraber Kanada ya döndük, 15 gün Kanada da kaldık, eşimle tekrar Pensilvanya ya geçtik, bir hafta daha Pensilvanya da kalıp Türkiye ye döndük, bu süre içerisinde herhangi bir sohbetlere katılmadık, ben Sakarya da çifçilik yapmaktayım, kardeşim .......... 2015 yılında Newjersy eyalet konsolosluğundan alınmış vekaletlanemleri gönderdi, İstanbul da bulunan evinin doğalgaz elektrik işlerini takip etmek ve ikimiz adına traktörün satışını yapmak üzere vekaletname göndermişti, ben bu vekaletnamelerle herhangi bir işlem yapmadım, 15 Temmuz 2016 tarihinden önce kardeşim ..........'in Türkiye ye giriş çıkışının yasak olup olmadığını bilmiyorum, 15 Temmuz akşamı ben, eşim ve yanımızda yaşayan oğlum, gelinim ve torunlarım ile beraberdir, selalar okununca vakitsiz olduğunu anlayıp televizyona baktık ve bu şekilde darbe girişiminden haberdar olduk, darbe girişiminden önceden hiçbir haberimiz yoktu, en son kardeşimle ramazan bayramında telefonla görüştüm, mesajlaşma, mektuplaşma gibi haberleşmelerimiz de olmadı, benim ......... örgütüyle hiçbir ilgim yoktur, herhangi bir toplantılarına, seminerlerine katılmadım, ben ......... yapılanmasının Türkiye de terör örgütü ilan edilmesinden sonra kardeşimle bu konuyu hiç görüşmedim, kendisini uyarma gereği de duymadım, çünkü kardeşim kendi istediğiyle .........'in yanına katılmıştır. Benim kardeşim 9 Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okudu. O dönemde 4 arkadaş bir evde kaldılar. Cemaat yurtlarında ve evlerinde kaldığını duymadım. .........le nasıl ve ne şekilde tanıştığını bilmiyorum. Ben kardeşime hiçbir zaman .........le tanıştığını, nasıl bu harekete karıştığını sormadım. Benim Amerikaya gittiğim yıllarda zaten terör örgütü olarak ilan edilmemişti. Zaten örgüt olduğunu bilseydim ben Amerikaya Pelsinvanyayı ziyarete gitmezdim " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ......... 06/02/2018 tarihli ilk derece mahkemesinde duruşmada alınan savunmasında:
"Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben Serdivan'a bağlı Aralık köyünde çiftçilik yaparım. Sanıklardan ......... eşim, ......... da oğlum olur. İddianamede adı geçen .......... benim tek erkek kardeşimdir. Yaklaşık 20 senedir Amerika'da yaşar. Kendisi avukattır ancak uzun süredir Amerika' da .........'in yanında bulunmaktadır. Bize sormadı ve bizi dinlemedi. Daha öncesinde soruşturma aşamasında verdiğim ifademi tekrar ederim. Babam traktörü ben ve kardeşim ..........' e 1/2 olarak vermişti. 2005 yılında bu traktörü bir galericiye sattık. O da başka bir şahısa sattı. Kardeşim .......... traktörün devrini vermek için 2007 yılında vekaletname gönderdi. Ancak traktörü alan kişi bir türlü notere gidip devri almadı. Böylece vekaletname evde kaldı. Kullanmadık. Daha önce Almanya Düsseldorf'ta oturan ablam .........2'ı ziyaret etmek için 2004 yılında Almanya'ya gittim. Daha sonra birkaç kez daha gittim. Ancak Amerika'ya 2 kez gittim. Birisi 2008 diğeri ise 2010 yılıdır. İkisinde de ..........'nu gördükten sonra Kanada'da oturan oğlumuz .........0'nu ziyarete gittik. Daha doğrusu kendisi gelerek ABD' den bizi aldı. Ben Amerika seyahatlerimde .........'i görmedim. Kendisi ile bir temasım olmadı. Son olarak 2010 yılında gitmiştim. Bank .........'daki hesabımı şeker fabrikasından dolayı açmıştım. Çünkü bu fabrika şeker pancarı ücretlerini Bank ......... üzerinden ödüyordu. Orada hesap açtırınca sonradan o bankanın kredi kartını kullandım. Hesap hareketlerim kredi kartı ödemeleri ile ilgilidir. Eşim ise kendisine miras olarak kalan arsanın parasını o bankaya yatırmış, ailece bir talimattan yada Bank .........'ya destek gibi bir olaydan haberimiz yoktur. Anladığım kadarıyla eve yem fişi vs. belgeler Bank .........' dan geldiğinden eşimin aklında o banka kalmış ve oraya yatırmıştır. Sormuş olduğunuz 2015 tarihli vekaletname yine ..........'in gönderdiği İstanbul'daki evin doğalgaz ve elektrik abonelikleri için olan vekaletnamedir. O vekaletname ile de bir işlem yapmadım. 18 aydır tutukluyum. Fetö örgütü ile bir alakam yoktur. Tahliyemi ve beraatimi istiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNDE DİNLENEN TANIK BEYANLARI:
Gizli tanık ......... beyanında özetle; "............. Uzun .......... isimli kişinin abisidir. Serdivan Aralık köyünde çiftçilik yapmaktadır. Aktif bir görevi olduğunu duymadım.....şeklinde beyanda bulunmuştur..
İDDİA MAKAMININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
" Sanığın isnad edilen suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında usul ve esas açısından herhangi bir hukuka aykırılık, hükümde isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi talep ve mütalaa olunur" şeklindedir.
DELİLLER:
Sanık savunması
Gizli tanık .........'in beyanı
11/08/2016 tarihli arama el koyma ve yakalama tutanağı
11/08/2016 tarihli Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Büro Amirliği'nin Rapor başlıklı yazısı
13/08/2016 tarihli Döküman İnceleme ve Değerlendirme Tutanağı
23/08/2016tarihli Dijital Materyal İnceleme Raporu
Yurtdışı giriş çıkış kayıtları
23/11/2017 tarihli sanığın 0537 787 5537 numaralı GSM hattı ile yapılan sorgulamada ......... abonelik kaydına rastlanılmadığını bildirir tarihli ......... Ekran Sorgu Çıktısı
Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/428 esas sayılı dosya içeriği
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, OLUŞ, KABUL VE GEREKÇE:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında, kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, nihai amacı Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan, kendine özgü özellikleri bulunan silahlı bir terör örgütüdür.
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Bu açıklamalar ışığında, sanık .........'nun FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yöneticilerinden olduğu belirtilen ..........'nun kardeşi olduğu, sanığın, ..........'nu ziyaret etmek için onun yaşadığı Amerika Birleşik Devletlerine gittiğinde örgütsel bir faaliyette bulunduğuna, yine evinde ele geçirilen .......... tarafından verilmiş vekaletname ve diğer belgelerin de örgütsel bir faaliyet için kullanıldığına dair dosyaya yansıyan delilin bulunmadığı, HTS kayıtlarına göre FETÖ/PDY anaçatı soruşturması kapsamında 72 şüpheli içerisinde yer alan .......... ile 03/11/2007 - 11/09/2013 tarihleri arasında 9 kez, ......... ile 11/03/2011 - 01/07/2015 tarihleri arasında 13 kez, ......... ile 30/01/2013 tarihinde 3 kez, ......... ile 18/03/2015 tarihinde 1 kez telefon irtibatının bulunduğu tespit edilmiş ise de, sanığın, bu kişiler ile irtibat sebebini Dairemizce açılan duruşmada açıkladığı ve görüşmelerin örgütsel faaliyet için yapıldığına dair savunmasının aksine delilin elde edilemediği, Bank......... hesap hareketlerinin incelenmesinde, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankaya para yatırışının olmadığı, bankanın kredi kartını kullanmasının rutin bankacılık faaliyet kapsamında kaldığı, sanıktan elde edilen dijital materyallerin yapılan incelemesinde herhangi bir suç unsuru ve deliline rastlanılmadığı, Gizli Tanık .........'in ifadesinde sanığın örgüt içinde aktif görevi olmadığını beyan ettiği, dolayısıyla sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna ya da silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiğine dair savunmalarının aksine mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Sanık ......... hakkında "silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan ilk derece mahkemesi olan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2018 tarih ve 2017/428 esas, 2018/357 sayılı kararı ile verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından Cumhuriyet Savcısının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü tüm itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşmalı incelemesi yapılan hükme yönelik İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf incelemesi nedeniyle yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
3-İlk derece mahkemesince beraat kararı verilen sanık kendisini istinaf aşamasında müdafii ile temsil ettirdiği ve duruşmaya katıldığı anlaşılmakla yürürlükte bulunana A.A.Ü.T tarifesi uyarınca takdire edilen 1.362 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak kendisini vekille temsil ettiren sanığa verilmesine,
4-Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,
Dair, sanığın yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı ......... (……….)'nın katılımıyla, mütalaaya uygun CMK'nin 280/2 ve 286 maddeleri uyarınca verilen karara yönelik olarak, duruşmada hazır bulunanlar yönünden tefhim tarihinden, yokluğunda karar verilenler yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza evinde bulunması halinde, ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nun 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 06/03/2019 tarihinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2019 (¤¤)