Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nun 279. Maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyaya gönderilen N... S...'un ifade ve teşhislerinde sanıkla ilgili olarak "Ü... K...'in altında olan BTM (bölge talebe mesulü) olduğunu", T... O....'un ifade ve teşhislerinde sanıkla ilgili olarak "2013-2014 yıllarında 3. sınıfta iken BBTM olan S... K... ve T... S... tarafından kendisinin BTM olarak görevlendirdiğini" beyan ettikleri anlaşılmakla; dosyaya sonradan gelen bu beyanların ve evrakların CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına, dosyanın yeniden incelenerek karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 280/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olarak 10/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)