Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Her ne kadar M... Ö... isimli şahsın bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifade ve teşhis tutanağı hükümden sonra 14.03.2019 tarihinde dosyaya gönderilmiş ise de;aynı şahsın şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmakla,sonradan gelen ifade ve teşhis tutanağının duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulmaması esasa etkili olmadığından davanın yeniden görülme nedeni sayılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih ve 2017/16.MD-956 esas, 2017/370 karar sayılı kararı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararlarında kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, nihai amacı Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan, kendine özgü (sui generis) özellikleri olan silahlı bir terör örgütüdür. Yine aynı kararlarda ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; Bylock uygulaması global bir uygulama görüntüsü altında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edilmiştir.
Bu bağlamda sanığın hukuki durumu incelendiğinde; Sanığın adına kayıtlı olup fiilen kullandığı 0..... numaralı hat ile ByLock uygulamasına ait IP adreslerine bağlandığına dair CGNAT kayıtları, 21.12.2018 tarihli veri inceleme raporu, sanığın, Bylock programının kullanımı ile diğer hususlara ilişkin etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları, Malatya il emniyet müdürlüğü görevlilerince tanzim edilen 26.11.2018 tarihli Bylock içerik analiz ve değerlendirme tutanağı ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde,sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair Mahkemenin kabulü yerinde olup;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık ve müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiine tebliğine,
Sakarya BAM Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafi yönünden ise kararın sanık müdafine tebliğ tarihinden itibaren Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle onbeş gün içerisinde CMK'nın 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 07/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)