Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında Terör Örgütü Propagandası yapmak suçundan iddianame tanzim olunması üzerine Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 gün ve 2018/452 esas 2019/92 karar sayılı kararı ile sanık Y... M...'ın, "Silahlı Terör Örgütü Propagandası Yapmak" suçundan beraatine ilişkin karara karşı o yer Cumhuriyet Savcısının başvurusu üzerine istinaf incelemesi için Dairemizin 2019/607 esas sırasında kayda alındığı, incelenen dosyada suç tarihinin 29.08.2017 tarihi ve öncesi, iddianame tanzim tarihinin ise 05.11.2018 tarihi olduğu, iddianame anlatımında 2016, 2017 ve 2015 yıllarına ait sosyal medya paylaşımlarının delil olarak gösterildiği;
UYAP üzerinden yapılan kontrolde, sanık hakkında aynı suçtan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/26071 soruşturma sayılı dosyası ile şüpheli sıfatıyla soruşturma yürütüldüğü, suç tarihinin 10.01.2016 olarak belirtildiği ve soruşturmanın halen derdest olduğu, yine sanık hakkında aynı suçtan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/9363 soruşturma sayılı dosyası ile şüpheli sıfatıyla soruşturma yürütüldüğü, suç tarihinin 07.10.2014 olarak belirtildiği ve soruşturmanın halen derdest olduğu anlaşılmakla;
5235 sayılı Kanunun 47/3. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin sadece mahkemede görev yapan mahkeme başkanı, daire başkanları ve üyeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi C.Başsavcısı ile C.Savcılarının şahsi suçlarından dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma görevinin bulunması ve kişilerin, Devletimizin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasa ile yasalardan kaynaklanan maddi olayın incelendiği "iki dereceli yargılanma" haklarının bulunması hususu değerlendirildiğinde;
Dosya kapsamına göre sanığın farklı tarihlerde aynı suçun işlenmesinin icrası kapsamında çok sayıda eyleminin bulunması nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma ihtimalinin bulunduğu, bazı eylem tarihlerinin belirtilen derdest soruşturmalarda yer alan eylem tarihleri ile çakıştığı, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinin sağlanması ve mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenmesi bakımından, iddiaların birlikte görülmesi gerektiği nazara alındığında, söz konusu dosyaların akıbeti araştırılıp, sanık hakkında dava açılıp açılmadığı belirlenerek, dava açılması halinde mezkur dosyaların iş bu dosya ile birleştirilmesi suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı, istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, dosyanın yeniden incelenerek karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olarak 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)