Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında dava açılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nın 156. maddesi gereğince Mahkemenin istemi üzerine Baroca da bir müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun cezasının alt sınırı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18/04/2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen SD kart üzerinde Sulh Ceza Hakimliğinin kararları sonrasında KOM daire başkanlığınca hazırlanan Veri İnceleme Raporunda sanığın "EA" olarak kodlandığı, emniyet güçlerince aynı veri inceleme raporu esas alınarak tanzim olunan 158 sayfadan ibaret tespit raporu başlıklı belgenin 86. sayfasında sanığın bağlı olarak gösterildiği zümre başkanı ve öğretmen ile sanıkla aynı grupta ve aynı konumda gösterilen 4 kişi hakkında Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bu kişilere ilişkin soruşturma veya kovuşturma evrakının ayrıca ifadeleriyle birlikte getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenmeleri buna göre sanığın hukuksal durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi ile dosyanın yeniden incelenerek karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 280/1.d ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olarak 24/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)