Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih ve 2017/16.MD-956 Esas, 2017/370 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararlarında kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, nihai amacı Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan, kendine özgü (sui generis) özellikleri olan silahlı bir terör örgütüdür. Yine aynı kararlarda ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; Bylock uygulaması global bir uygulama görüntüsü altında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edilmiştir.
Bu bağlamda sanığın hukuki durumu incelendiğinde;
Sanığın, çalıştığı şirket adına kayıtlı olup fiilen kullandığı 0... numaralı hat ile ByLock uygulamasına ait IP adreslerine bağlandığına dair CGNAT kayıtları, Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı (ADSL hattı üzerinden), 13.07.2018 tarihli bylock kullanıcısının tespitine yönelik tutanak, 04.12.2018 tarhli dijital materyal export raporu, Bankasya hesap hareketleri tutanağı, 18.09.2017 tarihli MASAK raporu, sanığın kod adı kullandığına ve örgütsel faaliyetlerine ilişkin tanıklar N... A..., K...G... ve H... Y...’in beyanları, diğer tanıklar S... K... ve Y...K...’un müdafii huzurunda şüpheli sıfatıyla verdikleri ifadeler ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde,
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmaların inandırıcı gerekçelerle red edilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer istinaf nedenlerinin reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK'nin 53. maddesinin uygulanması sırasında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi kanuna aykırı ise de; CMK'nin 280/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan, sanık hakkında TCK'nin 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, "24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin hak yoksunluğuna ilişkin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı gözetilerek TCK'nin 53/1-2-3 maddesinin uygulanması" cümlesinin eklenmesi suretiyle, CMK'nin 280/1-c maddesi gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine tebliğine,
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafi yönünden ise kararın sanık müdafine tebliğ tarihinden itibaren Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle onbeş gün içerisinde CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 07/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..(¤¤)