Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
A) Sanık hakkında Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik katılanlar Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı adına hazine vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından katılan kurum vekillerinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
B)Sanık hakkında Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin istinaf istemlerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih ve 2017/16.MD-956 esas, 2017/370 karar sayılı kararı ile Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararlarında kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; FETÖ/PDY, nihai amacı Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan, kendine özgü (sui generis) özellikleri olan silahlı bir terör örgütüdür. Yine aynı kararlarda ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; Bylock uygulaması global bir uygulama görüntüsü altında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edilmiştir.
Bu bağlamda sanığın hukuki durumu incelendiğinde;
Sanığın, fiilen kullandığı 0 530 ... .. .. numaralı hat ile ByLock uygulamasına ait IP adreslerine bağlandığına dair CGNAT kayıtları, Bylock tespit ve değerlendirme tutanakları, Bylock yazışma içerikleri, yazışma gruplarında yer alan kişilerin konumları, tanık ve gizli tanık beyanları, haklarında yürütülen soruşturmalar kapsamında müdafiileri huzurunda etkin pişmanlık kapsamında alınan bir kısım şüphelilere ait beyanlar, Bank Asya hesap hareketleri, SGK kayıtları, yurt dışına giriş çıkış kayıtları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın silahlı terör örgütü yöneticisi olduğuna dair Mahkemenin kabulü yerinde olup;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığa yüklenen silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu gösteren dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri, atılı suçun CMK'nin 100/3-a-11 maddesinde öngörülen suçlardan oluşu, verilen ceza miktarı karşısında kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıdığı, tutukluluk halinin devamının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5 ve 6. maddesindeki koşullara uygun olduğu anlaşılmakla, CMK'nin 100/3-a-11 ve 108. maddeleri gereğince silahlı terör örgütü üyeliği suçundan TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanığa bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ve katılanlar vekiline tebliğine,
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafi ile katılanlar yönünden ise kararın sanık müdafine ve katılanlar vekiline tebliğ tarihinden itibaren Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle,
Tutukluluğun devamına ilişkin karara karşı yedi gün içerisinde CMK'nin 267 ve devamı maddeleri uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
İstinaf başvurusunun esastan reddine ve istinaf başvurusunun düzelterek esastan reddine ilişkin kararlara karşı ise onbeş gün içerisinde CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)