(5271 S. K. m. 279, 280) (5235 S. K. m. 47)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
5235 sayılı Kanunun 47/3. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemelerinin sadece mahkemede görev yapan Mahkeme başkanı, daire başkanları ve üyeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi C. Başsavcısı ile C. Savcılarının şahsi suçlarından dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapma görevinin bulunması ve kişilerin, Devletimizin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasa ile yasalardan kaynaklanan maddi olayın incelendiği "iki dereceli yargılanma" haklarının bulunması hususu değerlendirildiğinde;
Sanık ....... adına kayıtlı ....... ve ....... nolu telefon hatları üzerinden …… programının kullanıldığının tespit edildiği, sanık .......’in bahse konu hatları fiilen kullanmadığını savunduğu, yargılama sırasında alınan 29.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda, sanık .......’ın hatlarına tanımlı ....... hesaplarını sanığın eşi ....... isimli şahsın kullanmış olabileceği şüphesi oluşmasına rağmen bu hususun net bir şekilde tespit edilemediğinin belirtildiği, savunma ve bilirkişi raporu esas alınarak ….. tespiti yapılan hatları sanığın kullandığının kesin olarak belirlenemediği gerekçesiyle sanık .......’in ....... programını kullandığı hususundaki delilin hükme esas alınmadığı,
Sanık ....... adına kayıtlı ....... nolu telefon hattı üzerinden ....... programının kullanıldığının tespit edildiği, sanık .......’ın böyle bir hat çıkarmadığını ve kullanmadığını savunduğu, Bolu Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilmiş 06.02.2018 tarihli araştırma tutanağında, sanığın adına kayıtlı telefon hattının ....... isimli şahıs tarafından kullanılma ihtimalinin bulunduğunun belirtildiği, aynı tutanak içeriğinde … isimli şahıs adına kayıtlı telefon hattının da keza ....... tarafından kullanılma ihtimalinden bahsedildiği, savunma, tutanak içeriği, bilirkişi raporu esas alınarak hattı sanığın kullandığının kesin olarak belirlenemediği gerekçesiyle sanık .......’ın ....... programını kullandığı hususundaki delilin hükme esas alınmadığı, ancak, sanığın bu hattı kullanması için bilerek .......’e verdiği kabul edilerek sanık hakkında “terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan mahkumiyet kararı verildiği,
Çelişkili ve farklı kararların çıkmasının önlenmesi için sanık .......’a adına kayıtlı telefon hatlarını kullandığı iddia edilen eşi ....... ile sanık ....... adına kayıtlı telefon hattını kullandığı ve sanığın bu hattı bilerek verdiği iddia edilen ....... isimli şahısların dosyalarının akıbeti araştırılıp, bu şahıslar hakkında dava açılıp açılmadığı belirlenerek dava açılmamış ise anılan soruşturma dosyalarının getirtilip denetime olanak verecek şekilde incelenmesi, dava açılmış olması halinde ise mezkur dosyaların iş bu dosya ile birleştirilmesi, birleştirilmeleri mümkün değilse ....... ve .......’in mahkemece tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanıların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik soruşturma neticesinde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanıklar ve müdafiilerinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nin 280/1-d maddesi uyarınca, diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanılar ve müdafiilerine tebliği ile dosyanın yeniden incelenerek karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 5171 Sayılı CMK'nın 284/1 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olarak 09.07.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)