(5271 S. K. m. 231, 303) (5237 S. K. m. 44, 53, 89, 179)
Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık müdafii tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/11/2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nun 89/4 ve 179/3-2, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına rağmen, TCK'nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, anılan maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise birden fazla kişinin yaralanmış olması nedeniyle zarar suçunun oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verildiğinden, "trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği halde trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçu yönünden hüküm kurulmadığı, ancak dava zamanaşımı süresi içinde bu suç yönünden her zaman hüküm kurulabileceği anlaşılmakla bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı ancak,
İncelemeye konu kararın hüküm fıkrasının 6. bendinde sanık hakkında daha önceden verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu ve gereğinin ifası için Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/298 Esas - 2015/624 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, CMK 231/11 maddesi uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde ''kasıtlı'' bir suç işlemesi halinde hükmün açıklanabileceği, incelemeye konu kararla açıklanması için bildirimde bulunulmasına karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ilamının deneme süresi içerisinde işlenen ve incelemeye konu suçun ''taksirle' 'işlenen bir suç olduğu ve sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilamın açıklanmasına dayanak yapılamayacağı halde ihbarda bulunulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 7035 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olmakla;
Hükmün 6. bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına,
Bu şekilde sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeniyle düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, bir örneğinin de İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan sanıklara tebliğine,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, kesin olmak üzere 03.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)