(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 43)
Mahalli mahkemece verilen hüküm sanıklar ve sanık ......... müdafi tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanıklar ve sanık ......... müdafinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
A) SANIKLARDAN .........'IN İSTİNAF TALEBİNE YÖNELİK YAPILAN İNCELEMEDE;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Sakarya 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/10/2015 tarih 2015/273 esas 2015/741 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alındığı belirtilmiş olup, söz konusu ilam sebebiyle sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin tatbiki gerekir iken bu hususun yerine getirilmemiş olması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda belirtilen eleştiri dışında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, Sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) SANIKLARDAN .........'İN İSTİNAF TALEBİNE YÖNELİK YAPILAN İNCELEMEDE;
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/6318 Esas, 2017/6699 Karar; 2016/1583 Esas, 2016/3200 Karar; Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/2965 Esas, 2017/3222 Karar sayılı ilamlarda belirtildiği üzere kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlal; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yine TCK m.191/5 uyarınca erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması yada uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP bilişim sistemine kayıtlı dosyaların incelenmesinde 11/09/2015 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2015/22547 soruşturma ve 2015/363 sayılı karar ile 20/11/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, sanığın tedbir sırasında denetime uymadığından bahisle hakkında açılan kamu davasında Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/148 esas 2017/119 karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesi'nin 2017/757 esas 2017/1182 karar sayılı ilamı ile denetimde ısrar şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verildiği, infaz işlemleri için karar ve eklerinin durma kararından sonra ilk derece mahkemesi tarafından Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği, bu defa da sanığın devam eden denetim süresi içerisinde 05/12/2017 tarihli aynı neviden suçu işlediğinden bahisle hakkında yeniden kamu davası açıldığı, Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/120 esas 2018/521 karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın da istinaf incelemesi için yeniden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesi'ne gönderildiği ve incelemenin devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas 11.09.2015 tarihinden sonra işlediği ilk suç incelemesi yapılan işbu dosyadaki 16/03/2016 tarihli suç olduğundan TCK m.191/5 uyarınca bu suç nedeniyle ayrı bir kovuşturma yapılamayacağından dava şartı bulunmaması nedeniyle düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
Sanık ......... hakkında Sakarya 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/10/2018 tarih 2017/286 esas 2018/478 karar sayılı hükmün CMK m.280/2 uyarınca ORTADAN KALDIRILARAK,
1-Sanık hakkında işlediği 16/03/2016 tarihli uyuşturucu madde kullanmak - bulundurmak suçundan açılan kamu davasının CMK m.223/8 uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Bu sanık yönünden yapılan yargılama giderlerinin KAMU ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3-Kararın bir örneğinin bilgi amaçlı olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmesine,
C) SANIKLARDAN ......... MÜDAFİNİN İSTİNAF TALEBİNE YÖNELİK YAPILAN İNCELEMEDE;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında sübuta ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafinin diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İddianame düzenlenmeden yani hukuki kesinti meydana gelmeden sanığın aynı suçtan başka dosyasının bulunduğunun tespiti halinde her iki davaya konu suçların TCK m.43 uyarınca bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi, bunun saptanması halinde dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi, dosyalardan birinin karara çıkıp kesinleşmesi halinde birleştirme mümkün olmazsa, eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunun saptanması halinde Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 21.12.2016 tarih, 2914/6021 sayılı ilamında belirtildiği üzere suçlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilen cezanın TCK m.43 gereğince arttırılması, böylece bulunacak sonuç cezanın karara çıkan ve kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla olması halinde, aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması, arada fark yok ise, bu kez ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerleşik Yargıtay uygulamaları ile sabittir.
Yukarıda açıklamalar ışığında sanığın inceleme konusu atılı suçları zincirleme şekilde 16/03/2016 ve 14/10/2016 tarihinde işlediği, iddianamelerin 03/07/2017 ve 26/04/2017 tarihlerinde düzenlendiği, UYAP kayıtları ve adli sicil kaydında yapılan incelemede sanığın aynı nitelikte kesinleşen Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/796 Esas-2017/36 Karar sayılı dosya kapsamındaki suç tarihinin 20/03/2016 olup, sanık hakkında 12/01/2017 tarihli kararla mahkumiyet verildiği anlaşılmakla sanığın eylemlerini hakkında ilk iddianame tarihi olan 16/03/2016 tarihinden önce işlediği ve eylemlerinde teselsül bulunduğunun kabulü gerekmiş sanığa verilen cezadan kesinleşen mahkeme kararındaki ceza kadar sanığa verilen cezadan mahsup yapılmasına karar vermek gerekmiştir.
CMK m.280/1-a ve 303/1-a maddesi hükümlerine göre ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ihlalin ve hukuka aykırılığın duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan CMK'nın 280/2.maddesi uyarınca Sakarya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/286 esas 2018/748 Karar sayılı kararının sanık ......... yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
1-Sanık .........'in üzerine atılı" Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak" suçunu işlediği anlaşılmakla eylemine dolayı TCK nun 191/1 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değeri nazara alınarak, takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2- Her ne kadar iddianamede sanık hakkında TCK’nun 191/10 maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de; yasal şartları oluşmadığından UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,
3-Sanığa verilen cezanın, sanığın atılı suçu değişik zamanlarda birden fazla kez işlemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 43/1 maddesi uyarınca suçun işlenme sayısı ve işleniş biçimi gözetilerek takdiren 1/4 oranında arttırılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığa verilen cezanın, sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri düşünülerek, yasadaki özel indirim nedenleri dışında verilen cezanın daha da indirilmesi gerektiği mahkememizce kabul edildiğinden 5237 Sayılı TCK’nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında daha önce verilip kesinleşen Sakarya 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/796 esas 2017/36 karar sayılı dosya kapsamında verilmiş 2 yıl hapis cezasının mahsubu ile sanığın NETİCETEN 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Sanığın cezasından başkaca yasal ve takdiri artırım yada indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
7-Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının UYGULANMASINA,
8-Sanık hakkında;
Sakarya Çocuk Mahkemesi 2013/450 Esas, 2014/288 Karar
Sakarya çocuk Mahkemesi 2013/917 esas, 2015/764 karar
Sakarya çocuk Mahkemesi 2012/638 esas, 2013/822 karar
Sakarya 2 Ağır Ceza Mahkemesi 2012/133 esas, 2013/368 karar
İstanbul Anadolu 4 Çocuk mahkemesi 2014/197 esas, 2014/565 karar sayılı ilamları ile verilen cezanın CMK’nun 231/5 maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içersinde yeni bir kasıtlı suç işlediği anlaşıldığından, kararın kesinleştiğinde CMK’nun 231/11. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere mahkemesine ihbarda bulunulmasına,
9-Sanık hakkında mahsuben karar verildiğinden TCK m.50-51 ve CMK'nun 231/5-6.maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
10-İlk derece mahkemesi tarafından hüküm tarihine kadar karar yerinde gösterilen yargılama gideri dökümüne göre (sanık ......... yönünden yargılama giderleri kamu üstünde bırakıldığından) bakiye 40 TL giderin sanıklar ......... ve .........'tan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Kararın kesinleştiğinde bir suretinin, 5320 sayılı yasanın 16. maddesi gereği ilk derece mahkemesi tarafından ilgili kolluk birimine gönderilmesine,
Dair sanıklardan ......... ve ......... yönünden KESİN,sanık ......... yönünden verilen düşme kararına karşı; tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak yoluyla veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle ve Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yasa yolu açık olacak biçimde 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)