(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 230) (5237 S. K. m. 53, 61, 62, 179)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-CMK m.230 "(1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:
a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.
b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.
c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62 nci maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.
d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.
(2) Beraat hükmünün gerekçesinde, 223 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(3) Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde, 223 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmesi gerekir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlerin dışında başka bir karar veya hükmün verilmesi hâlinde bunun nedenleri gerekçede gösterilir." hükmüne amir olup sanık hakkında 0,53 promil alkollü olarak kaza yaptığından bahisle TCK m.179/3.uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada "Sanığın 0,53 PROMİL alkollü şekilde trafikte araç kullanmak ve tek taraflı - maddi hasarlı trafik kazası yapmak suretiyle atılı suçu işlediği sabit olmakla.." şeklindeki açıklama gerekçe olmayıp maddi olaya ilişkin tespit ve iddia niteliğinde olduğundan CMK m.230'a aykırı olarak gerekçesi belirtilmeden sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/02/2012 tarih 2011/8-273 esas 2012/19 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın sabıkalı olması mutlak olarak TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gibi, TCK.nun 62.maddesi uyarınca takdiri indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önüne alınması gerekirken sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerekçesi olarak kanuni tanımda yer almayan "suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri" ifadelerine yer verilmesi,
3- Anayasa m.141/3, CMK m.34 ve 230'a aykırı olarak sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının TCK m.50 uyarınca seçenek yaptırımlara neden çevrilmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
4-Yargılama giderlerinin hükmün tamamlayıcı parçası olması sebebi ile 02/05/1966 tarih 4-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve CMK 324 maddesine aykırı olarak yargılama giderlerine ilişkin kalemlerin neden ibaret olduğu hüküm fıkrasında gösterilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuş, sanığın istinaf nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK'nın 289 ve 280/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)