(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 191)
Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında suç tarihi olan 25.01.2016'da uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine hakkında Gölcük Cumhuriyet Savcılığı 26.02.2016 tarih, 2016/17 karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, denetim süresi içerisinde 10.07.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığından bahisle hakkında verilen erteleme kararının kaldırılarak TCK m.191/4-b uyarınca 25.01.2016 tarihli eyleminden dolayı kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde ise; 23.02.2016 tarihinde uyuşturucu madde ticareti suçu işlediğinden bahisle 17.03.2016 tarihli iddianame ile hakkında açılan kamu davasında, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi 21.04.2016 tarih, 2016/145 Esas-2016/201 Karar sayılı ilamı ile sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin kesin delil elde edilememesi, ele geçen uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırını aşmaması, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğundan bahisle 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK m.191/8-a yollamasıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın da itiraz edilmeden kesinleştiği tespit edilmiştir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/6318 Esas, 2017/6699 Karar; 2016/1583 Esas, 2016/3200 Karar; Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/2965 Esas, 2017/3222 Karar sayılı ilamlarda belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlal; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, eylemin temadi etme özelliği karşısında, sanığın 10.07.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu kullanma eylemi, hem 25.01.2016 tarihli suça istinaden hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali, hem de Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/145 Esas-2016/201 Karar sayılı ilamına konu 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK m.191/8'e istinaden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindedir. Gerek Gölcük Cumhuriyet Savcılığı gerekse Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliği ile ağır ceza mahkemesine konu eylem nedeniyle düzenlenen iddianamenin aynı güne rastlaması, bu nedenle kesinleşip UYAP kayıtlarına geç işlenmesi nedeniyle birbirinden habersiz olarak karar verdiği tespit edilmiştir.
Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/145 Esas-2016/201 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin devam etmesi ve söz konusu dosyaya aynı tür suç nedeniyle başka bir ihbar geldiğinde, temadi eden suç nedeniyle sanık hakkında mükerrir yargılama yapılıp hüküm verme tehlikesi karşısında, mahkemece yapılacak öncelikli iş; sanığın 10.07.2017 tarihindeki eylemi nedeniyle ağır ceza mahkemesine ihbarda bulunarak dosyanın yeniden canlanmasını sağlamak, her iki dosyanın birleştirilmesi konusunda ağır ceza mahkemesinin muvafakatini almak, kabul edildiği takdirde delillerin ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi amacıyla dosyayı üst dereceli ağır ceza mahkemesine göndermek, kabul edilmediği takdirde ise ihbar üzerine yeniden görülecek olan ağır ceza mahkemesindeki dava sonucunu bekleyerek verilecek karara istinaden sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirmektir.
Açıklanan nedenlerle sanığın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK m.289 ve 280/1-d uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, CMK m.283 uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 02/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)