Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK’nun 191/1 maddesi uyarınca duruşmaya iddianamenin kabulü kararının okunarak başlanması gerektiği, yerel Mahkemece 02/03/2017 tarihli ilk duruşmada iddianamenin kabulü kararının okunmadığı, ancak yapılan usul hatasının esasa etkili olmadığı ve bu aşamada hatanın telafisinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Müştekilerin talimat ile alınan ifadesinden sonra 02/03/2017 tarihli yapılan celsede sanık müdafi hazır olduğu halde talimat ile alınan ifadelerinde davaya katılma talebi olan müştekilerin beyanına karşı sanık müdafiinin görüşü alınmadan CMK m.238'e aykırı olarak istemin kabulüne karar verilmiş ise de istinaf dilekçesinde bu hususa ilişkin bir itirazın bulunmaması karşısında belirtilen hukuka aykırılık sonuca etkili görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın sevk ve idaresindeki 81 BU 162 plaka sayılı araç ile D-100 karayolunu takiben Sakarya istikametine doğru seyir halinde iken katılanların içinde bulunduğu araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı trafik kazasında;
1-Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin benzer olaylarla ilgili olarak 2015/17227 esas 2017/1968 karar ve yine 2014/21754 esas 2015/13765 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, herhangi bir tıbbi müdahale ve harici bulgu bulunmayan hallerde de kişinin vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan durumlarında yaralanma olarak kabul edilmesinde zorunluluk bulunması, müştekilerin aşamalarda alınan ifadeleri, kaza tespit tutanağı, tanık A...'in beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığa ait aracın katılanlara ait araca çarpması sonucu katılan S...'ın kullandığı aracın savrularak karşı şeride geçmesi, 30/07/2016 tarihli kolluk tutanağına göre kurtarma çalışmaları yapılması, İzmit Seka Devlet Hastanesi'nin 30/07/2016 tarihli ön raporuna göre katılanların muayenelerinin acil servisinde yapılması karşısında olay nedeniyle katılan Serkan'ın da yaralandığının kabulünde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında dosya kapsamı ile örtüşmeyen gerekçe ile TCK madde 89/4 yerine TCK madde 89/1 uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Katılan beyanları, kaza tespit tutanağı, alınan bilirkişi raporu, CD incelemesi yapan bilirkişi raporu ve dairemizce de incelenen olay anını gösterir CD birlikte değerlendirildiğinde, katılan S...'a ait aracın aniden ve sinyal vermeden sanığın önüne geçtiğine dair herhangi bir tespitin bulunmadığı, tanık A... F...'ın 30/07/2016 tarihinde kolluk ifadesinde yan aynadan kontrol ettiğinde katılan S... Ç...'ye ait aracın sol şeritten ve kendisinin arka kısmında seyir halinde olduğunu, sanığın kullandığı aracın ise kendi kamyonu ile katılan S...'ın kullandığı otomobilin arasındaki dar boşluktan hızlı bir şekilde geçmeye kalktığını beyan etmesi, 10/04/2017 tarihli dosya arasındaki görüntü içerikleriyle uyumlu bilirkişi raporuna göre de sanığın sol şerit üzerinde çok hızlı bir şekilde seyir halinde iken kazanın meydana gelmesi karşısında, olay nedeniyle sanığın asli kusurlu olduğu, bu nedenle alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde "katılanın kazadan kısa süre önce sol şeride geçtiği, bu nedenle asli kusurlu olduğu" ndan bahisle dosya kapsamıyla örtüşmeyen gerekçe ile sanığın alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-İddianamede sevk maddeleri arasında gösterilmediği halde sanığa TCK madde 22/3'ün uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan CMK madde 226'ya aykırı olarak hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Suç tarihinde tali karar niteliğindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışında adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında "sanığın kişiliği, suç işleme hususundaki gösterdiği eğilim" şeklinde yetersiz ve hukuki olmayan gerekçe ile verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlarına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanığın adli sicil kaydında gözüken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamların kasıtlı bir suça ilişkin olması, kesin hüküm niteliğinde bulunmamaları ve CMK madde 231/8 uyarınca yargılandığı taksirle yaralama suçundan bu yönde engel bulunmamasına rağmen CMK madde 231 ve TCK madde 51'deki diğer şartların irdelenmesi gerekirken hakkında daha önce hükmün açılanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan bahisle CMK madde 231/5-6'nın ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3-Sanık hakkında birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan TCK madde 89/4 uyarınca cezalandırılması talep edildiği halde, eylemin ve iddianamenin bölünerek katılan Serkan Çiftçi'ye karşı taksirle yaralama eyleminden beraatine, katılan D... Ç... ye karşı taksirle yaralama suçundan CMK madde 226 uyarınca ek savunma hakkı da tanınmadan TCK madde 89/1 uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş, sanık müdafi ve katılan S... Ç... vekilinin istinaf nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK'nın 289 ve 280/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
KESİN olmak üzere 24/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....(¤¤)