Yerel mahkeme tarafından verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, başvurulan kararın niteliği, suç tarihi ve istinaf başvurusunda bulunan tarafın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçu nedeni ile TCK madde 191/1,4.c, 5,10 uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu 04/10/2019 tarihli karar ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın sanık yokluğunda verilmesi nedeni ile tebliğe çıkartıldığı, tebliğ mazbatasına göre hükmün 23/10/2019 tarihinde bizzat sanığın kendisine tebliğ edildiğine dair şerh verildiği, 7 günlük kanun yoluna başvuru süresi istinaf edilmeden geçirildiğinden hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği, bu defa sanığın 11/12/2019 havale tarihli dilekçesi ile tebliğ mazbatasındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiası üzerine mahkemece 17/12/2019 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilerek istinaf incelemesi için dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar 17/12/2019 tarihli ek karar ile dosya içerisindeki evraklar ile tebliğ evrakının karşılaştırılması sonucu aralarında ilk bakışta farkedilebilecek derecede farklılıklar bulunduğundan bahisle infazın durdurulmasına ve istinaf incelemesi için dosyanın dairemize gönderilmesine karar verilmiş ise de; sanığın imza incelemesine esas yeteri kadar imzaları alınmak suretiyle tebliğ evrakındaki imza ile karşılaştırılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediği, imzalar arasındaki farklılığa ilişkin değerlendirmenin subjektif nitelikte olduğu anlaşılmakla tebliğ mazbatasındaki imzanın sanığa ait olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alınmadan ve söz konusu eksiklik tamamlanmadan kanun yolu incelemesi için gönderilmesi nedeni ile dosyanın incelenmeksizin mahal mahkemesine TEVDİİNE,
Dair, kesin olmak üzere 03/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verild(¤¤)