(5237 S. K. m. 191) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
İstinaf incelemesine konu Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2019 tarih 2017/158 Esas - 2019/623 Karar sayılı ilamında 07/07/2013 tarihinde Hendek İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerinin ihbar üzerine olay yerine gittikleri, o esnada sanığın cep telefonu ile konuşurken kolluk görevlilerini gördüğü anda kaçmaya başladığı, sanığın montu ve montunun cebinde 4,35 gram gelen uyuşturucu maddelerden AM 2201 etken maddesini içeren uyuşturucu madde ile bir adet içinde hattın olmadığı telefon ele geçirildiği, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, beyanlarının kendisini suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından sanık hakkında 16/06/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararın sanığa 22/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği, Hendek Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1582 soruşturma sayılı dosyasına esas olmak üzere sanık E..T...'tan alınan örneklerin incelenmesinde Adli Tıp Kurumunun 14/11/2016 tarihli raporunda sanık E..T...'ın idrarında ve saçında uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden MDMA bulunduğunun tespit edildiği, sanığın eylemine uyan TCK 191 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı 07/07/2013 tarihli eylemle ilgili olarak sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup olmadığının teknik yöntemlerle tespit edilmediği, sanığın olay tarihinde olay yerinde bulunduğuna dair görgü tespiti bulunmadığı anlaşılmakla sanığın hakkında verilen 16/06/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki 07/07/2013 tarihli eyleminin sabit olmadığı, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde sanık hakkında Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/86 Esas - 2014/364 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak 6545 Sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191/9 delaletiyle CMK'nın 5560 ile 5728 Sayılı Kanun ile değişik 231/5, 6, 7, 9, 14 maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 18/06/2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın istinaf incelemesine konu dosyada üzerine atılı 14/11/2016 tarihli eyleminde usulüne uygun şekilde alınan örneklerinin incelenmesinde idrarda uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden MDMA, saçta MDMA 5F - ADB maddesinin bulunduğunun tespiti karşısında sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği sabit olduğu anlaşılmış,
Ancak;
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihadlarına göre;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerektiği, somut olayda sanığın sabit görülen 14/11/2016 tarihli eyleminin Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/86 Esas - 2014/364 Karar sayılı kararının ihlali niteliğinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, 14/11/2016 tarihli eylem yönünden açılan davanın kovuşturma şartının bulunmaması nedeniyle 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası, CMK'nın 223/8 fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus dosya içeriği ve delil durumuna göre; yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadığından 7035 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olmakla sanığın istinaf nedenleri yerinde görülmüş Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih 2017/158 Esas ve 2019/623 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE:
Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/09/2019 tarih 2017/158 Esas ve 2019/623 Karar sayılı hükmün CMK.nın 280/2 maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,
1-Sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından hakkında açılan kamu davasının TCK madde 191/5 ve CMK madde 223/8 uyarınca açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Yargılama ve inceleme konusu suç Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/86 Esas - 2014/364 Karar sayılı dosya kapsamında aynı suç nedeni ile 6545 Sayılı Kanun madde 85 ile 5320 Sayılı Kanuna eklenen geçici 7/2 maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğundan karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından dosyasına ihbarda bulunulmasına,
3-Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, CMK'nun 291/1-2 maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanık yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 24/01/2020 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)