Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay 20.Ceza Dairesi’nin 2018/3891 esas 2019/285 karar ve yine benzer şekilde aynı dairenin 2015/10718 esas 2019/215 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, suç tarihleri 05/01/2019 - 20/02/2019 yazılması gerekirken ayrım gözetilmeksizin 20/02/2019 yazılması mahallinde düzeltilebilir hata olarak kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtilen eleştiri dışında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu halde hükmün 1. paragrafında ''alt sınırdan ceza tayini ile'' yazılmak suretiyle hükümde karışıklığa yol açılması hukuka aykırı görülmüş olup, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1. paragrafındaki ''alt sınırdan ceza tayini ile'' ibaresinin hükümden çıkartılmak suretiyle CMK m.280/1-a uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
KESİN olmak üzere 28/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)