(5237 S. K. m. 54, 61) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık savunması, uzmanlık raporları, tutanaklar, doktor raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 16/06/2016 tarihinde sanığın yerde yatar vaziyette bulunduğu, hastaneye sevk edilmek üzere ambulansa bindirildiğinde elinde defter yaprağına sarılı vaziyette 0,5 gram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, uzmanlık raporuna göre sentetik kannabinoidler grubunda yer alan CUMYL 4CN BİNACA etken maddesini içerdiği, sanığın kollukta vermiş olduğu savunmasında uyuşturucu madde satın aldığını ve kullandığını beyan ettiği, sanık hakkında Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca 27/04/2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararın 13/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 11/11/2017 tarihinde saat 14:00 sıralarında sanığın uyuşturucu madde etkisi altında olduğu görüldüğü, elinde bulunan buruşmuş mavi renkli kağıdı arka kısmında bulunan yeşil alana doğru attığı, bu yerin kolluk tarafından kontrol edildiğinde mavi renkli üzerinde PRESDENT ibaresi yazılı bulunan kağıt içerisinde yaklaşık 2-3 gram ağırlığında uzmanlık raporuna göre ADB FUBİNACA etken maddesi içeren uyuşturucu maddenin bulunduğu, sanığın savunmasında olay tarihinde ismini bilmediği bir şahıstan bonzai maddesini aldıklarını ve kullandıklarını beyan ettiği, 11/11/2017 tarihinde saat 18:50 sıralarında sanığın yerde yattığının tespit edildiği, ayağının yan tarafından yere doğru siyah bir poşetin düştüğü, bu poşet içerisinde yaklaşık 2 gram olan ADB FUBİNACA etken maddesi içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın kollukta vermiş olduğu ifadesinde İstanbul'dan almış olduğu bonzaiden bir parçasının serbest kalır kalmaz sakladığı yere geri giderek alıp içmeye başladığını beyan ettiği, sanığın 16/06/2016, 11/11/2017 tarihli eylemleri işlediğinin sabit olduğu, 29/11/2017 tarihinde şüphe üzerine durdurulan sanığın bulunduğu yerin yaklaşık 1 metre yakınında yerde A4 beyaz kağıdın rulo halinde sarılı vaziyette olduğunun kolluk tarafından görülmesi üzerine sanığın bu maddeyi kendisinin attığını beyan ettiği, sanığın kollukta vermiş olduğu ifadesinde ismini bilmediği roman vatandaşından 20 TL karşılığında uyuşturucu maddeyi aldığını, polisi görünce yere attığını beyan ettiği, alınan uzmanlık raporuna göre, ele geçen maddenin herhangi bir uyuşturucu ve uyarıcı madde ihtiva etmediğinin tespit edildiği, sanıktan bu olayla ilgili uyuşturucu madde kullanıcısı olup olmadığına dair numune alınmadığı, bulunan maddenin de uyuşturucu içermediği tespit edildiğinden sanığın 29/11/2017 tarihli eyleminin sabit olmadığı, sanığın 27/04/2017 tarihinden sonra 11/11/2017 tarihli saat 14:00'de tespit edilen eyleminin ihlal niteliğinde olduğu, aynı gün saat 18:50'de tespit edilen ve sabit görülen eyleminin 16/06/2016 tarihli ilk suç ile aynı suçu işleme kararı icrası kapsamında işlendiği kabul edilerek teselsülen işlendiği ve hakkında teselsül hükümleri uygulanması gerekse de sanık aleyhine istinaf bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış, sanığın uyuşturucu madde kullanma hususundaki eğilimi, suç konusunun önem ve değeri, TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezanın alt sınırından bir miktar uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından istinaf incelemesine konu ilamda alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak sanık hakkında ceza tayini ile adli emanetin 2018/707 sırasında kayıtlı eşyanın TCK'nın 54/4 maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK'nın 54/1 maddesi gereğince müsadresine karar verilerek CMK'nın 232. maddesine muhalefet edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, dosya içeriği ve delil durumuna göre; yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve olayın daha fazla araştırılmasına ihtiyaç duyulmadığından 7035 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olmakla Zonguldak 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/03/2019 tarih ve 2018/86 Esas ve 2019/117 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE:
5271 sayılı CMK' nın 280/2.maddesi uyarınca Zonguldak 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/03/2019 tarih ve 2018/86 Esas ve 2019/117 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
1-Sanık .....'ın Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sübut bulan eylemine uyan 5237 TCK'nın 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın amaç ve saiki, ayrıca uyuşturucu kullanma hususundaki eğilimi teşdit sebebi kabul edilerek takdiren 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-5237 Sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, dikkate alınarak cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Koşulları ve nedeni bulunmadığından sanığın cezasından başkaca kanuni ve takdiri artırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
4-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının, aynı maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak UYGULANMASINA,
5-Adli emanetin 2018/707 sırasında kayıtlı uyuşturucu madde ile dosya içerisinde bulunan Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 27/11/2017, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 14/07/2016 tarihli uzmanlık raporu ekinde belirtilen şahit numunelerin TCK'nın 54/4 maddesi gereğince müsaderesine,
6-Sanığın Zonguldak Kapatılan 5. Asliye Ceza mahkemesinin 2015/214 esas ve 2016/155 karar sayılı ilamıyla cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 11/03/2016 tarihinde kesinleştiği ancak sanığın 5271 Sayılı CMK’nun 231/10-11. maddeleri gereğince denetim süresi içerisinde yargılamaya konu suçu işlediği anlaşıldığından karar kesinleştiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle karar örneğinin ihbar müzekkereleri ile mahkemesine gönderilmesi için yerel mahkemece müzekkere yazılmasına,
7-İlk derece mahkemesi tarafından hüküm tarihine kadar yapılan 1 çağrı kağıdı gideri olmak üzere toplam 14 TL yargılama giderinin, 5271 Sayılı CMK’nun 324/4. maddesi gereğince Devlete ait yargılama giderlerinin 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken 20 TL tutarlardan az olması nedeniyle, bu dava için yapılan yargılama giderinin Devlet hazinesine yüklenmesine,
CMK m.286/2 uyarınca KESİN olmak üzere 30/01/2020 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)