Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Düzce 3.Asliye Ceza Mahkemesinin tarih 2014/354 Esas 2014/693 Karar sayılı mahkumiyete konu suçun TCK'nın 155/2. maddesinde yazılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olduğu ve mezkur suçun, 7188 Sayılı Kanun madde 26 ile değişik CMK'nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş olup, sanığın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK m.289 ve 280. uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 05/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)