(5271 S. K. m. 191, 231) (5237 S. K. m. 51, 52, 179)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
CMK’nun 191/1 maddesi uyarınca duruşmaya iddianamenin kabulü kararının okunarak başlanması gerektiği, yerel Mahkemece 02/10/2019 tarihli ilk duruşmada iddianamenin kabulü kararının okunmadığı, ancak yapılan usul hatasının esasa etkili olmadığı ve bu aşamada hatanın telafisinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yukarıda yapılan eleştiri dışında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/02/2012 tarih 2011/8-273 esas 2012/19 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın sabıkalı olması, mutlak olarak TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.03.2017 tarih, 2015/7-673, 2017/186 Karar; 11.04.2017 tarih, 2015/7-713, 2017228 Karar; 15.04.2014 tarih 2012/5-1373, 2014/187 sayılı ilamlarında belirtildiği üzere; sanığın tekerrüre esas olsun ya da olmasın sabıka kaydı bulunmasına dayanılarak tekrar suç işlemeyeceği yönünden kanaat oluşmadığından bahisle hakkında TCK m.51'in uygulanmamasının yeter ve yasal bir gerekçe olmadığı, TCK m.51 uyarınca erteleme konusunda karar verilirken sanığın geçmişinin değil, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığın gözönüne alınması gerektiği ayrıca CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen ve Ceza Genel Kurulunun bir çok kararında açıkça belirtildiği üzere; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının tali karar niteliğinde olması ve kesin nitelikte mahkumiyet hükmü kapsamında sayılmaması nedeni ile adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışında başkaca sabıka kaydı bulunmayana sanık hakkında yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile TKC madde 62, 50 ve 51'in uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş olup bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE:
5271 sayılı CMK' nın 280/2.maddesi uyarınca Ferizli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/10/2019 tarih ve 2019/369 Esas ve 2019/287 Karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
1)Sanığın üzerine atılı suç sabit kabul edilmekle suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, sanığın almış olduğu alkol miktarı ve trafik kazasının yaşanmış olması sebebiyle eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2 maddesi uyarınca sanığın takdiren ve teşdiden 14 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2)Sanığın dosyaya yansıyan olumsuz bir tavrı bulunmaması nedeni ile verilen cezadan TCK unun 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 11 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
3)Sanığın kişilik, ekonomik ve sosyal özellikleri dikkate alınarak, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince 350 gün adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00 TL olarak hesabıyla 7.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4)TCK’ nun 52/4 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi hali, para cezasının miktarı, aylık kazanç durumu, malvarlığı, göz önünde bulundurarak, para cezasının 15 aya bölünerek 15 eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının muaccel hale geleceğinin ihtarına,
5)Sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiğinden TCK madde 53'ün uygulanmasına yer olmadığına,
6)Sanığın adli sicil kaydında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan hakkında CMK 231/5-6'nın uygulanmasına yer olmadığına,
7)Sanık hakkında Ferizli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/03/2018 Tarih, 2017/262 Esas, 2018/101 Karar sayılı ilamı ile verilen ve 24/04/2018 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesi tarafından kararının kesinleşmesinden sonra ilgili mahkemeye İHBARDA BULUNULMASINA,
8) Sanığın yargılaması nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından hüküm tarihine kadar yapılan 1 adet tebligat gideri 16,20 TL yargılama giderinin terkin sınırı altında kalması nedeni ile CMK madde 324/4 uyarınca şu aşamada kamu üzerinde bırakılmasına, karar kesinleşineye kadar yapılacak yargılama gideri terkin sınırını aştığı takdirde 1 adet tebligat gideri 16,20 TL ile birlikte sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
9)Karar kesinleştiğinde karardan onaylı bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 16.maddesi uyarınca soruşturmada görevli kolluk birimine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 06/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)