Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
1-İstinaf incelemesinin konusu, ilk derece mahkemeleri tarafından verilmiş hüküm olup Ceza Muhakemesi Kanununa göre hüküm ancak usulüne uygun olarak toplanmış delillerin tartışılmasından sonra verilir. CMK madde 217/1'e göre "hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaati ile serbestçe takdir edilir." hükmüne amir olup CMK madde 209'a göre de muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adli sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler duruşmada anlatılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28/06/2011 tarih 2011/1-130 Esas – 2011/149 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere duruşmada okunmamış ve tartışılmamış belge ve deliller hükme esas alınamayacağı gibi CMK madde 215 uyarınca herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı sanığa sorulmadan hüküm kurulması açıkça yasaya aykırıdır.
Buna göre; hükme esas alınan dosyadaki yakalama tutanakları, ATK raporları, diğer bilgi ve belgeler okunup sanığa diyeceği sorulmadan hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2-Yargıtay 20.Ceza Dairesi’nin 2018/3891 esas 2019/285 karar ve yine benzer şekilde aynı dairenin 2015/10718 esas 2019/215 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, suç tarihleri 26/07/2018 ve 27/08/2018 olarak yazılması gerekirken ayrım gözetilmeksizin 26/07/2018 yazılması,
3-Yargılama giderleri bakımından kazanılmış haktan söz edilemeyeceğinden sanığın iç beden muayenesi nedeniyle yapılan Adli Tıp Kurumu giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/6318 Esas, 2017/6699 Karar; 2016/1583 Esas, 2016/3200 Karar; Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/2965 Esas, 2017/3222 Karar sayılı ilamlarda belirtildiği üzere kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlal; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sanık hakkında TCK madde 191/6 uyarınca hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip dava açıldığından bahisle doğrudan dava açılması karşısında, UYAP ve adli sicil kaydında yapılan araştırma sonucu 14/05/2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin dava kaydına rastlanılmadığından ilgili dosya araştırılarak yukarıda yapılan açıklama çerçevesinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüş olup, açıklanan nedenlerle sanığın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK m.289 ve 280. uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 28/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)