Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; dairemizin yetkisi, başvuranın istinaf hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Anayasa 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 esas ve 2014/502 sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerektiği,
Buna göre sanık hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı açılan davada yapılan yargılama sonucu beraat hükmü kurulmuş ise de, hükmün ''yapılan yargılama ve toplanan deliller sonucunda'' bölümünde; dosyadaki kanıtların tartışılmadığı, olayın irdelenmediği, hangi gerekçe ile sanığın beraatine karar vermek gerektiği yolunda kanaat bildirilmediği, sadece iddianamenin bir bütün olarak kopyalanıp yapıştırıldığı, bu şekilde yazılan kararın Yerleşik Yargıtay kararlarıyla da gerekçeli bir karar olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla hükmün ulaşılan kanaat ve sonuç yönünden gerekçesiz bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
İstinaf nedenlerinin bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK m.289 ve 280. uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)