(5237 S. K. m. 53, 63, 188) (5271 S. K. m. 291)
Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık müdafi ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/12/2018 tarihli iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK'nun 188/3-4.b, 53, 63.maddeleri uygulanarak cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın hakkında TCK'nun 188/3 ve 62.maddeleri uygulanarak neticeten 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, iddianamede suçun işlendiği yerin Devlet Hastanesine yakınlığı nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 188/4-b.maddesinin uygulanmasının talep edildiği, mahkemenin sanığın tanık ..... Kaymaz'a .....'in üzerinde ele geçen 20 adet hapı sattığı yolunda her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı, bu halde TCK'nun 188/4-b.maddesinde sayılan yerlerde satış yapıldığının kabul edilemeyeceği, sanığın üzerinde ele geçen 85 adet kullanma sınırının üzerinde kabul edilen hapın TCK'nun 188/4-b.maddesinde sayılan yerlere 200 metre mesafeden daha kısa bir yerde yakalanmasının ise "kolluk güçlerinin müdahale yerini seçme serbestiyetinin" bulunması nedeniyle bu maddenin sanık aleyhine uygulanamayacağının kabul edildiği,
Dosya üzerinde yapılan incelemede tanık .....'in tüm aşamalarda istikrarlı olarak üzerinde ele geçen 20 adet MDMA etken maddesi içeren uyuşturucu hapları 300 TL karşılığında sanıktan satın aldığını beyan ettiği, sanığın hazırlık aşamasında, Sakarya Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde 18/12/2018 tarihli ifadesinde; üzerinde ele geçen 85 adet hapı tanık .....'den satın aldığını, tanığın kendisine getirdiği poşet içerisindeki haplardan 20 tanesini sayıp tanığa verdiğini beyan ettiği, Sakarya 3.Sulh Ceza Hakimliği'ndeki 18/12/2018 tarihli sorgusunda ve aynı tarihli Cumhuriyet Savcılığı sorgusunda, duruşmada poşet içerisindeki haplarından 20 tanesini tanık .....'in poşeti kendisine vermeden evvel aldığını beyan ettiği, tanık .....'de ele geçen 20 adet hapın kendisi tarafından sayılıp .....'e verildiği yada .....'in bu hapları poşet içerisinden alıp kalanını kendisine verdiği yolundaki çelişkili beyanına itibar edilemeyeceği ve yargılama sırasında bu yöndeki çelişkinin de giderilmediği, sanığın atılı suç yönünden üzerinde ele geçen hapları tanık .....'den aldığı yolundaki çelişkili beyanına itibar edilemeyeceği, diğer yandan tanık .....'in tüm aşamalarda değişmeyen ve tutarlı şekilde üzerinde ele geçen 20 adet hapı 300 TL karşılığında sanıktan aldığını beyan ettiği, bu halde tanığın üzerinde ele geçen hapların sanık tarafından tanığa satıldığı yolunda herhangi bir kuşku bulunmadığı,
Ancak sanık tarafından tanığa yapılan bu satışın tam olarak nerede yapıldığının tereddütsüz şekilde tespit edilemediği, dosya içerisinde bulunan 17/12/2018 tarihli olay, yakalama tutanağı içeriğine göre sanığın tanığa Ormanpark civarında uyuşturucu hap maddesi vereceği yolunda istihbari bilgileri edinilmesi üzerine kolluğun 19.40 sıralarında Ormanpark'ın karşısına gittiğinde tanıkla sanığın zaten olay yerinde yaya olarak beklediklerinin görüldüğü ve etraflarına tedirgin şekilde baktıklarının görülmesi üzerine sanık ve tanığa müdahalede bulunulduğu ve yakalama işleminin yapıldığı yani kolluk olay yerine geldiğinde sanık ile tanığın zaten orada bulundukları, buluşma anının ve birlikte geçirilen zamanın kolluk tarafından tespit edilemediği, bu halde satışın nerede yapıldığının tereddütsüz şekilde tespit edilemeyeceği ve sanık hakkında TCK'nun 188/4-b.maddesinin aleyhe uygulanmaması yönündeki uygulamanın farklı gerekçe ile isabetli bulunduğu anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla,
CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair CMK'nun 291/1-2 maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanıklar ve sanıklar müdafiileri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 08/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)