Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; dairemizin yetkisi, başvuranın istinaf hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna yönelik yapılan incelemede;
Dairemizce UYAP sisteminden sanık hakkında kayıtlı olan dosyalarının listesi çıkartılıp eksiklik bu şekilde giderilerek ve sanığın adli sicil kaydı yeniden çıkartılarak, sanık hakkındaki aynı nevi suçtan açılmış kamu davaları UYAP’tan incelendiğinde;
Sanığın Hendek Asliye Ceza Mahkemesi'nin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 2016/24 esas sayılı dosyasının temyiz incelemesi için Yargıtay'da bulunduğu, bu dosyada suç tarihinin 31/07/2014 olduğu, iddianame tarihinin ise 04/01/2016 olduğu, bahse konu Hendek Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/24 esas, 2016/823 karar sayılı ilamı incelendiğinde; sanık bu tarihli suç yönünden hakkında 6545 sayılı yasanın 68.maddesi ile değişik TCK'nun 191/1 ve CMK'nun 171.maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile hakkında iddianame düzenlendiği ve yapılan yargılama sonunda da 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesi için Yargıtay'da bulunduğu ve henüz kesinleşmediği,
İncelemeye konu dosyamızdaki suç tarihinin 26/03/2018 olduğu, Yargıtay'da bulunan dosya yönünden, denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirmeme nedeniyle sanık hakkında iddianame düzenlendiği dikkate alındığında, denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile verilen mahkumiyet kararının bozulması halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesinden sonra işlenen ilk suç mahiyetinde olan 26/03/2018 tarihli suçun 5 yıllık deneme süresi içerisinde işlenen ve ihlal niteliğinde olan ilk suç kapsamında kalacağı ve sanığın TCK'nun 191/5 maddesi uyarınca ayrıca bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar vermek gerekeceği, Hendek Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/24 esas 2016/823 karar sayılı dosyasının Yargıtay'ca onanması halinde ise incelemeye konu suçun bağımsız suç sayılması gerekeceği, ancak bu değerlendirmenin yapılabilmesi için Yargıtay'da bulunan 2016/24 esas sayılı dosyanın neticelenmesinin beklenilmesi gerekirken eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla; Sanığın istinaf talebinin kabulü ile CMK’nun 280/1-d maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
KESİN olmak üzere 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)