Mahalli mahkemece verilen hüküm Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında gözüken Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesi'ne ait 2018/187 Esas 2018/434 Karar sayılı ilamın 25/10/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla tekerrüre esas olduğu halde sanık hakkında TCK madde 58 hükmünün uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Ancak;
1-Sanık hakkında TCK madde 191/1 uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında, olaydan yaklaşık 3 gün kadar önce arkadaşları Ö..Y... ve B..C... ile birlikte Kredi Yurtlar Kurumu odasında uyuşturucu madde kullandıklarını beyan etmesi, soruşturma aşamasında dinlenen Ömer ve B..C... bu hususu doğrulamaları, ayrıca söz konusu yerde pet şişe düzeneği ele geçirilmesi karşısında sanık hakkında TCK madde 191/10'da düzenlenen yer itibari ile ağırlaştırıcı nedenin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
2- Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2017/6318 Esas, 2017/6699 Karar; 2016/1583 Esas, 2016/3200 Karar; Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/2965 Esas, 2017/3222 Karar sayılı ilamlarda belirtildiği üzere kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlal; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise TCK m.43 uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmesi karşısında; sanığın UYAP bilişim sistemine kayıtlı dosyaların incelenmesinde 04/01/2019 tarihinde işlediği iddia edilen suç nedeni ile Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/187 sayılı dosya üzerinden soruşturmanın devam ettiği, incelemesi yapılan iş bu dosyadaki suç tarihinin 24/11/2018, iddianame tarihinin ise 11/02/2019 olduğu hususu da gözönüne alınarak; suç tarihlerinin iddianamenin düzenlenmesinden önce olması sebebiyle, atılı eylemin diğer dosyadaki suç ile birlikte TCK madde 43 uyarınca bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak zincirleme suç koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi açısından soruşturma sonucunun beklenmesi, dava açıldığı takdirde derdest davaların birleştirilerek hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi, birleştirme önerisi kabul edilmediği takdirde dosya sonuçlarının beklenmesi, dosyalardan birinin karara çıkıp kesinleşmesi halinde birleştirme mümkün olmazsa, eylemlerin zincirleme suç oluşturduğunun saptanması halinde Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 21.12.2016 tarih, 2914/6021 sayılı ilamında belirtildiği üzere suçlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilen cezanın TCK m.43 gereğince arttırılması, böylece bulunacak sonuç cezanın karara çıkan ve kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla olması halinde, aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması, arada fark yok ise, bu kez ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması,
3-İddianamede talep edilmediği ve CMK madde 226 uyarınca ek savunma hakkı verilmediği halde adli emanetin 2019/131 sırasında kayıtlı eşyanın müsaderesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş olup açıklanan nedenlerle CMK m.289 ve 280. uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)