Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
23/04/2018 tarihinde Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan yol kontrolü sırasında sanık M... Ç...'in kendi adına kayıtlı 06 GC 3483 plakalı araçta usulüne uygun yapılan aramada yakıt deposu içerisinde 11 adet 1,5 litrelik pet şişeler içerisinde toplam net ağırlığı 8 kilo 24 gram gelen esrar maddesinin ele geçirildiği, yapılan soruşturma neticesindeM...Ç... ile birlikte diğer sanık Ö...G... hakkında uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesi sanık Ö...G...'nun beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, sanıkM...Ç...'in ise TCK'nun 188/3.maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, sanıkM...Ç... ve müdafinin istinafı üzerine yapılan incelemede sanığın savunmalarında kendisine uyuşturucu maddeyi Diyarbakır'dan İstanbul'a götürmesini, ismini İhsan olarak bildiği Diyarbakır'da büfe işleten şahsın teklif ettiğini ve araca uyuşturucu maddeyi İhsan'ın yüklediğini beyan ettiği, ilk olarak büfenin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü karşısında olduğunu daha sonraki beyanlarında polis okulunun karşısında olduğunu bildirdiği, uyuşturucu maddenin söz konusu şahıs tarafından yüklendiğinin beraat eden sanık Ö...'in dolaylı anlatımlarından da anlaşıldığı, Ö...'in beyanlarında şahsı Hacı ismiyle bildiğini beyan ettiği, bunun üzerine TCK'nun 192/3.maddesinin uygulanabilmesi açısından Bolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunulduğu, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/04/2019 tarihli kovuşturmazlık kararı ile ".... değerlendirme sonucu Ö...G... ile ilgili soruşturmanın tamamlanıp yargılama aşamasına geçildiği ve halen derdest yargılama olması sebebiyle mükerrer soruşturmaya sebep olmama amacıyla ilgili talep hakkında araştırma yapılamayacağı, ayrıca Beyoğlu Tekel isimli işyeri hakkında Diyarbakır ilinde geniş çaplı araştırma talebinin kişilerin lekelenmeme hakkının ihlale sebep olabileceğinin değerlendirildiği,
İhsan isimli şahıs hakkında yürütülen soruşturma neticesinde şüphelinin açık kimlik bilgi ve adreslerinin tespit edilemediği, tanıkM...Ç...'in tarif ettiği yer ve eşgal bilgileri üzerine yapılan araştırma sonucu böyle bir şahsın tespit edilememesi, ayrıca ihbar evrakları içerisindeki duruşma tutanaklarında sanık Ö...G...'nun İhsan isimli bir şahsı tanımadığı şeklindeki beyanları nazara alındığında açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen İhsan isimli şahıs hakkında yeni ve yeterli delil elde edilememesi sebebiyle daha önceden verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasını gerektirir yeterli delil ve emare bulunmadığı..." ndan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu soruşturma kapsamındaM...Ç...'in 09/04/2019 tarihli beyanında olay neticesinde akrabalarının tarif ettiği yere giderek araştırma yaptıklarını, B.... Tekel isimli işyerine ulaştıklarını beyan ettiği anlaşılmış olup,
Gerek dosya içerisindeki evraklar, gerekse tüm beyanlar dikkate alındığında kovuşturmazlık kararında iddia edildiği gibi Ömer'in İhsan'ı tanımadığının doğru olmadığı, Ömer'in bu şahsı Hacı ismiyle bildiği, Ömer'den söz konusu işyerinin ismi ve tam olarak adresi ile ilgili bilgi alınmadığı, Mustafa'nın söz konusu büfenin akrabaları tarafından tespit edildiği yönündeki beyanlara karşın bu akrabalarının kimler olduğu sorularak beyanlarının tespit edilmediği, yine Mustafa'nın akrabaları tarafından yapılan araştırma sonucu İhsan ile ilgili Beyoğlu Tekel isimli büfeye ulaşıldığını Mustafa'nın beyan etmesine rağmen "lekelenmeme hakkı" kavramına yanlış anlam yüklenerek Beyoğlu Tekel isimli işyerinin ilgili kurumlardan araştırılarak İhsan isimli şahsın tespitine çalışılmadığı,
Kovuşturmazlık kararında şüpheli olarak "İhsan isimli şahıs" ibaresinin bulunduğu, dolayısıyla kovuşturmazlık kararı verilen kişinin "faili meçhul" nitelikte olduğu, esasen bu durumda evrakın daimi aramaya kaydedilmesi gerekirken kovuşturmazlık kararı verildiği, şu halde sanıkların bahsettiği araca uyuşturucu yüklemesi yapan şahıs hakkında verilmiş bir kovuşturmazlık kararından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla,
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın etkin soruşturma yapmamasının sanığın lehine olan TCK'nun 192/3.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına mani olmasının düşünülemeyeceği değerlendirilerek, gerek beraat eden sanık Ö...., gerek tahliye olduğu anlaşılan sanık Mustafa tekrar dinlenerek gerekse M....'nın beyanında bahsettiği akrabaları dinlenerek ve ilgili kurumlardan Beyoğlu Tekel isimli Diyarbakır'da bulunan işyerinin tespiti yapılarak İhsan isimli olduğu iddia edilen şahsın tespitinin sağlanarak yapılacak soruşturmanın neticesine göre karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olması hukuka aykırı bulunmuş, sanık müdafinin istinaf nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK'nın 289 ve 280/1 maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
KESİN olmak üzere 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)