Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
09/10/2015 tarihinde kolluk tarafından uyuşturucu ticareti yapan ve kullananlara yönelik yapılan çalışmalarda durumundan şüphelenerek durdurulan motosikletli sanık hakkında arama kararının alınabileceği aşamada, kolluk görevlilerinin üzerinde suç unsuru olup olmadığını sormaları üzerine kendi rızası ile montunun cebinden daralı ağırlığı 1.38 gram gelen uyuşturucu maddeyi görevlilere teslim etmesi şeklindeki eyleminin, kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım niteliğinde sayılamayacağı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nun 192/3.maddesi uygulanarak eksik ceza tayin edilmiş ise de sanık aleyhine istinaf bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmıştır.
Yukarıda yapılan eleştiri dışında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla,
CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
KESİN olmak üzere 05/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)